Bizi Takip Edin
 
mrvmnslck@hotmail.com
Merve SELÇUK

Editör

Okul üniformaları sabahları hayat kurtarıcıdır çünkü…

Milli Eğitim Bakanlığı okul kıyafetlerini yeniden düzenlemek için harekete geçti.  Bir süredir bu konuda çalışmalar yürüten Bakanlığın kendi sitesinde bu konuda bir de anket var.

Aklıma Mina anaokulndayken yaşadığımız Cuma krizleri geldi.  Serbest kıyafet giyilen Cuma günlerinden nefret ederdim.  4 yaşındaki kız çocuğu, bütün dolabı döker, her kıyafete burun kıvırır, her Cuma sabahı kriz çıkarır ve o okula biz de işe geç kalırdık.
 
Bilimsel açıdan baktığımızda, bir çok eğitimci ve sosyolog okul üniformasının öğrencilerin okulda daha uyumlu davranarak şiddetten kaçındığını, okul kurallarına daha fazla uyduğunu öne sürüyor.

Komplo teorilerine meyilli zihnim ise, öncelikle annesel nedenlerden dolayı üniforma fikrine karşı.  Çünkü….

Okul üniformaları anneler için sabahları  hayat kurtarıcıdır, dolabın önünde hayat boyu yaşanacak “Ne giysem” sorunsalının ertelenmesidir.

Okul üniformaları tasarruf sağlar.  “Ama ben bunu daha geçen hafta giydim,” cümlesini duymazsınız.

Okul üniformaları giysisi güzel olanın değil; eşitleyici olduğundan herkese eşit fırsat vererek bir kişiyi vurgulamaz.  Hem böylece okulda popüler olmanın göstergesi kıyafetle ölçülmeye indirgenemez.

Giyim tarzı okulda çocukların birbirleri için alay konusu olmasına da neden olabilir.

Okul üniformasının ifade özgürlüğünü engellediği, yaratıcılığı törpülediği olsa olsa palavradır.  Bizler okulda üniforma giymedik mi?  Tam tersi, öğrencinin kendini giysisi ile değil, farklı özellikleri ile ifade etmesi ve öne çıkması gerektiğini vurgular.

Okullardaki bir örnek kıyafet çocuklar arasındaki sosyo-ekonomik farkı kapatır. 

Demode olma riski yok, olsa olsa küçülür, o zaman da arkadaşınızın çocuğunun forması olur.

Ayrıca öğrencinin küpesinden, saçının cm cinsinden uzunluğuna; tokasından çorabının rengi gibi gereksiz ayrıntılarla uğraşan yönetmeliğin, bu kadar radikal değişikliğe gitmesi anlaşılır gibi değildir. 

Eğitim sistemindeki hangi bozukluğu saysak ki, kadrolaşmadan sınav sistemine; ezberci sorgulayamayan öğrenci modeli yetiştirmeden, araç gereçlerin yetersizliğine; öğretmen ve bina eksikliğinden, öğretim yönetim ve rehberlikten yoksun oluşuna kadar daha bir sürü sorun içinde boğulan ve kendisi bir problem haline gelmiş olan sistem, çözümü serbest kıyafette bulmuş.
Hadi hayırlısı…

 Sevgiyle

Tarih: Salı, Haziran 8th, 2010
Yazı Kategorisi: Editör, Köşeyazıları

Yazar Hakkında

Bir Yorum Ekleyin