<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelerle &#187; Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.annelerle.com/kategori/saglikli-yasam-ve-beslenme/beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annelerle.com</link>
	<description>Anne ve Çocuk</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Apr 2011 19:17:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>4-5 yaş çocuk beslenmesi</title>
		<link>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2011 12:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[4-5 yaş çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk doygunluk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk iştah abur cubur]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk iştahsız]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk iştahsız çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk iştahsızlık neden]]></category>
		<category><![CDATA[iştah çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=4133</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilintili olduğu bilinen bir süreçtir. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyükleri önemli birer örnek teşkil etmektedir. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilintili olduğu bilinen bir süreçtir. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba ve aile büyükleri önemli birer örnek teşkil etmektedir.</p>
<p>Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır.bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır. Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez &#8211; bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.</p>
<p>Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat ,protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği ,bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir. Büyüme ve gelişme sırasında vücutta meydana gelen bir çok mekanizmada proteinlere önemli görevler düşer.Eğer vücudumuz protein alamazsa vücut hücreleri yenilenemez.Bu durumda büyüme yetersiz kalır.Vücut için temel protein kaynakların yiyeceklerimizden sağlanır.</p>
<p>Proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklar olmak üzere iki kaynaktan elde edilir.Hayvansal kaynaklar yumurta,et,tavuk,balık,deniz ürünleri,süt,yoğurt gibi kaynaklardır.Proteinlerin bitkisel kaynakları ise kurufasuyle,nohut,mercimek gibi kurubaklagiller ve tahıl ürünleridir.Tabii bunların dışında hayatın başlangıcında aldığımız en değerli protein kaynağı anne sütüdür.</p>
<p>Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyoyararlılığı yüksektir.Yani vücudumuz bu proteinlerden daha çok yararlanır.Bitkisel kaynaklı proteinlerin vücut tarafından kullanımı ise daha düşüktür.Hayvansal besinlerin içinde proteinin vucüt tarafından en iyi kullanıldığı gıdalar anne sütü ve yumurtadır.Her ikisinde de bulunan proteinlerin neredeyse tamamı vücudumuz tarafından kullanılır.Bu yüzden yumurta ve anne sütündeki proteinler “örnek protein ” olarak adlandırılırlar. Çocuklarda büyümenin devam etmesi sebebiyle protein gereksinimi fazladır.Her yaş grubu için protein gereksinimi farklıdır.Alınan protein kaynaklarının vücudun kolay kullanabileceği kaynaklardan olması gerekir.Bu nedenle bitkisel kaynaklı proteinlerle beraber hayvansal kaynaklı proteinler de beslenmede kullanılmalıdır.</p>
<p>Proteinin eksik alınması çocuklarda büyümeyi ve zihinsel gelişimi etkileyebilir.Büyüme-gelişme sorunları oluşabilir.Ayrıca proteinin vücutta bir çok önemli reaksiyonda yer aldığını düşünürsek bu reaksiyonlarda da aksamalar gerçekleşebilir.</p>
<p>Çocuklar genellikle renkli yiyecekleri severler.Bu nedenle özellikle et yedirmekte zorlanıyorsanız köftesini sebzelerle karışık pişirebilirsiniz veya tabağını renkli biberlerle,havuçla süsleyebilirisiniz.Ancak çocuklar çoğu zaman ailenin beslenme alışkanlıklarını örnek alırlar.Örneğin akşam yemeği için çocuğunuza etli bezelye gibi yemekler yapıyor ama siz bu yemeği sevmediğinizi söylüyorsanız O da yemeyecektir.Bu yüzden özellikle yemek seçen çocuğunuzla beraber sofraya oturmaya ve aynı yemekten yemeye özen göstermelisiniz.</p>
<p>Proteinli gıdaların yapısı yüksek ısıda bozulur.Bu nedenle yüksek ateşe maruz kalmaması ve kavrulmaması gerekir.Orta veya kısık ateşte pişirilmesi daha doğru pişirme teknikleridir.Ayrıca et,tavuk gibi gıdaların yağda kızartılması durumunda zararlı bazı kimyasal maddeler oluşur.Bu maddeler özellikle kanserin öncü maddelerini oluşturabilir.Bu nedenle et,tavuk gibi gıdaları kızartmak yerine haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilebilir.Balıklar buğulama yapılabilir veya fırında pişirilebilir.Yumurta haşlanırken de rafadan değil tam olarak haşlanmalıdır.Böyle pişirilirse proteinin vücut tarafından kullanımı daha fazla olur.</p>
<p>Bu yaş grubunda anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının iştahsız olup yemek yememeleridir. Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler, doğru sandıkları bir çok yanlış yaparak yemek yemeği, ya çocukları için işkence haline getirirler yada kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluştururlar.</p>
<p>Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur-cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği reddecektir. Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir. Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanısıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar yada meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatıcak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır. Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır.</p>
<p>Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız ,sofra hazırlanırken yardım istemeniz hatta onunda yemek hazırlanmasında katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır. Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.</p>
<p>Çocuğunuzun yemeği reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Tüm bunlara rağmen çocuğuz da kilo kaybı gözlemliyorsanız, yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır. Sağlıksız beslenen çocuklarda görülebilecek en büyük sağlık sorunu çağımızın hastalığı obezite ve ardından gelebilecek obezitenin yol açtığı genç yaşta oluşabilecek kalp damar hastalığı ,diyabet, tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozukluk ,mide rahatsızlıkları,demir eksikliği ve bu eksikliğin neden olabileceği bir çok hastalık görülebilir. Bunun yanısıra yetersiz beslenme sonucu gelişim bozuklukları ve konsantrasyon problemleriylede sıklıkla karşılaşılmaktadır.</p>
<p>Amerikan Hastanesi<br />
Beslenme ve Diyet Bölümü<br />
Dyt. Ayça Ilıca Murat</p>
<p><a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/4-5-yaş-çocuk-beslenmesi.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-4134" title="4 5 yaş çocuk beslenmesi" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/4-5-yaş-çocuk-beslenmesi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kahvaltı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvalti/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvalti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 18:12:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Çantasında Neler Olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğun beslenme çantası]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Kahvaltı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=3379</guid>
		<description><![CDATA[Kahvaltıda süt, tahıl, yumurta ya da peynir ve meyve tüketilmesi gerekiyor. Bu besinler çocuklara farklı şekillerde sunularak yemeleri kolaylaştırılabilir. Peynirli tost, domates ve süt, tahıl &#8211; kuru meyve &#8211; süt karışımı (corn flakes), meyveli yoğurt, pekmez ya da bal ya da reçelli ekmek ile süt, yumurta – peynir sürülmüş ekmek ve meyve suyu kahvaltıda tercih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahvaltıda süt, tahıl, yumurta ya da peynir ve meyve tüketilmesi gerekiyor. Bu besinler çocuklara farklı şekillerde sunularak yemeleri kolaylaştırılabilir. Peynirli tost, domates ve süt, tahıl &#8211; kuru meyve &#8211; süt karışımı (corn flakes), meyveli yoğurt, pekmez ya da bal ya da reçelli ekmek ile süt, yumurta – peynir sürülmüş ekmek ve meyve suyu kahvaltıda tercih edilebilir.</p>
<p>Kahvaltıda çeşitlilik birinci önem verilecek kural olmalıdır. Değişik renkte sebzeler (havuç dilimi, domates, maydanoz, salatalık, taze nane vb&#8230;) ve taze-kuru meyveler (elma, muz, armut dilimleri veya kuru kayısı, kuru incir vb&#8230;), süt ve süt ürünleri (az yağlı peynir çeşitleri veya az yağlı süt), yumurta, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği veya kepekli ekmek, yada vitamin-mineralden zengin şekersiz kahvaltılık gevrekleri iyi bir başlangıç olacaktır.</p>
<p>Evde yapılmış sıvıyağ, kepekli un ve az yağlı peynirle hazırlanmış poğaça</p>
<p>Günlük sütün yanında evde hazırlanmış sıvıyağ, kepekli un ve cevizli, az şekerli kek veya kurabiye</p>
<p>1 kase az yağlı süt veya az yağlı yoğurt veya taze sıkılmış meyve suyuna vitamin-mineralden zenginleştirilmiş tahıl gevrekleri, Az miktarda kuru üzüm</p>
<p>Yumurta, peynir, zeytin, kepekli-çavdar veya tam buğday ekmeği, taze domates, salatalıkla hazırlanan geleneksel kahvaltılar</p>
<p>Evde hazırlanmış kepekli-çavdar veya tam buğday ekmeğinden hazırlanmış az yağlı peynir, domates, marul ve salatalık eklenmiş sandviç sağlıklı doyurucu kahvaltılara en güzel örneklerdir.</p>
<p>Beslenme Çantasında Neler Olmalı<br />
Çocuğun beslenme çantasında mutlaka süt/ süt ürünü, et- yumurta, tahıl, ve meyve- sebze bulunmalı. Süt grubundan kutu süt, ayran, yoğurt seçilebilir. Et grubu besinler oda ısısında saklanması güç olan besinlerdir. Haşlanmış- ızgara tavuk, kıymalı börek, ton balıklı ya da yumurtalı sandviç tercih edilebilir. Sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalar tüketilmemeli. Tahıl ürünü olarak ekmek, kek, börek seçilebilir. Meyve, taze meyve suyu ya da süt ürünü ara öğün olarak da tüketilebilir. Yeterli su içmesini sağlamak için beslenme çantasında termos içinde su da bulundurulması önem taşıyor.</p>
<p> <a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m95.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3380" title="m" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m95.jpg" alt="" width="97" height="78" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvalti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Pirinç Tüketimi</title>
		<link>http://www.annelerle.com/hamilelikte-pirinc-tuketimi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/hamilelikte-pirinc-tuketimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 18:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[folik asit alımı]]></category>
		<category><![CDATA[folik asit nelerde var]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Pirinç Tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri düzeyi]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu dengeleme pirinç]]></category>
		<category><![CDATA[USA Rice Federation]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=3018</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte artan kalsiyum, demir ve vitamin ihtiyacının karşılanması için tahıllar ve kuru baklagiller tüketilmesi gereken besin grubunda yer alıyor. Bu dönemde hem annenin hem de bebeğin ihtiyaç duyacağı vitaminlerin kaynağı olarak görülen pirincin tüketilmesi de, anne ve bebek sağlığı için oldukça önemli. USA Rice Federation’un açıklamasına göre, ABD’de yapılan pek çok araştırma; pirinçte yer alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelikte artan kalsiyum, demir ve vitamin ihtiyacının karşılanması için tahıllar ve kuru baklagiller tüketilmesi gereken besin grubunda yer alıyor. Bu dönemde hem annenin hem de bebeğin ihtiyaç duyacağı vitaminlerin kaynağı olarak görülen pirincin tüketilmesi de, anne ve bebek sağlığı için oldukça önemli.</p>
<p>USA Rice Federation’un açıklamasına göre, ABD’de yapılan pek çok araştırma; pirinçte yer alan farklı vitamin ve minerallerin hamilelik döneminde anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Doğal bir vitamin ve mineral kaynağı olan pirincin içeriğinde; protein, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, çinko, A, B1, B2 vitaminleri ve demir bulunur. Hamilelik döneminde kadınlar, demire normal şartlardan iki kat daha fazla gereksinim duyarlar. Hamileliğin son aylarında bebek, doğumdan sonra ilk yaşamsal fonksiyonlarında kullanmak üzere demir depolamalıdır. Bu nedenle hamileliğin son aylarında tüketilen pirincin hem anne hem de bebek sağlığında olumlu etkileri olacaktır.</p>
<p>Pirinç, kan şekeri düzeyini sabit tutması, hazmının kolay olması ve içerisinde bulunan zengin mineraller ile hamilelik döneminizin rahat geçmesine yardımcı bir besin türüdür. Ayrıca tansiyonu dengeleme etkisi ile özellikle hamilelik öncesi oluşabilecek yüksek tansiyonun önlenmesinde etkilidir.</p>
<p>Pirincin içerisinde yer alan A vitamini; deri, saç ve diş eti sağlığı için gerekli bir vitaminken B1 vitamini; bebeğin gelişim döneminde hücre oluşumu, dolaşım sistemi ve sinir sistemi için vazgeçilmez bir vitamindir. B2 Vitamini; Hamilelik döneminde artan enerji ihtiyacına cevap verebilmek için, besinlerdeki enerjiyi açığa çıkarması nedeniyle önemli bir vitamin türüdür. Pirinçte yer alan minerallerden Kalsiyum ise, bebeğin sağlıklı vücut ve kemik yapısının oluşması ve aynı zamanda anne adayında meydana gelebilecek diş çürümesi, el ve ayak tırnaklarındaki güçsüzlükler ve kalsiyum eksikliğinde ortaya çıkabilecek bedensel ağrılar için birebirdir. Pirinç ayrıca hamileler için çok önemli olan folik asit alımı bakımından da zengin bir kaynaktır.</p>
<p> <a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m22.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-3024" title="m" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m22-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m20.jpg"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/hamilelikte-pirinc-tuketimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşa göre beslenme nasıl olmalı?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/yasa-gore-beslenme-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/yasa-gore-beslenme-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 18:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Barsak sisteminin düzenli çalışabilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklik beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme nasıl olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[Bir çocuğun beslenme çantasında neler olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların kahvaltısı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukların kahvaltısı nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsız çocuğa yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[İştahsız çocuğa yaklaşım nasıl olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsız çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Okul çağı çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul çağı çocuklarında beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Okul çağı çocuklarında beslenme nasıl olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıksız beslenen bir çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıksız beslenen bir çocukta ne tür sorunlar görülebilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşa göre beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşa göre beslenme nasıl olmalı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2995</guid>
		<description><![CDATA[ Bebeklik: İlk altı ay önerilen tek şey annesütüdür.Annesütü kadar kaliteli,ekonomik ve pratik başka bir besin daha yoktur. 6. aydan itibaren bebeklerin gerek enerji gereksinimlerinin artmış olması gerekse fizyolojik değişikliklerinin karşılanması amacıyla ek besinlere geçilmelidir. Bu sayede değişik tatlarla tanışan bebekler sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazanacaklardır. Elbette bu besinler bebeklerin ayına uygun şekilde sıralandırılarak verilmelidir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Bebeklik: İlk altı ay önerilen tek şey annesütüdür.Annesütü kadar kaliteli,ekonomik ve pratik başka bir besin daha yoktur. 6. aydan itibaren bebeklerin gerek enerji gereksinimlerinin artmış olması gerekse fizyolojik değişikliklerinin karşılanması amacıyla ek besinlere geçilmelidir. Bu sayede değişik tatlarla tanışan bebekler sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazanacaklardır. Elbette bu besinler bebeklerin ayına uygun şekilde sıralandırılarak verilmelidir . Besleyici değeri yüksek ama allerji yapma niteliği az olan besinle ön planda tutulmalıdır. Elma ,şeftali gibi asitsiz taze meyve suları veya bu meyvelerin püresi, patates, havuç gibi gaz yapmayacağı bilinen sebzelerle başlamak üzere hazırlanan sebze çorbaları veya sebze püresi, pirinçli çorbalar, yoğurt, peynir, pekmez, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde kullanılan ek gıdalardır. Bu besinler bebeğin ayına göre sırasıyla beslenmesine eklenmelidir.</p>
<p>Annelerin bebekleri için hazırladıkları yemeklerde kullandıkları malzemelerin mevsiminde olmasına dikkat edilmeli ayrıca hazırlama aşamasında gerekli olan hijyen kurallarına uygulması da çok önemlidr.</p>
<p>Bu sırada gıdaların teker teker denenmesi hem oluşabilecek allerjik reaksiyonun fark edilmesinde hem de lezzetinden hoşlanılmayan gıdanın tespidinde fayda sağlayacaktır.<br />
Bal allerji yapma olasılığı nedeniyle 2 yaşından önce tercih edilmez</p>
<p>Çocuk beslenmesi? Çocukluk dönemi denildiğinde çok geçiş bir aralığı içine almaktadır. İlk olarak 1 yaşını tamamlamış olan ve herhangi bir sağlık sorunu olmayan bir çocuğun artık bütün besin gruplarını tüketebilecek hale gelmiş olması gereklidir. Bu arada halen anne sütü alımı varsa 2 yaşa kadar buna da devam edilmesi tavsiye edilmektedir.</p>
<p>1-5 yaş arası olan ve okul öncei dönem olarak da adlandırılan bu dönemde evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları, okul dönemindeki alışkanlıkları ve yetişkin olduklarındaki oluşabilecek sağlık sorunları arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Bu dönemde doğru beslenme alışkanlıkları kazanma konusunda anne, baba, aile büyüklerinin örnek teşkil etmeleri önemlidir. Bu yaş grubunda günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalı , günlük beslenme düzenlere ona göre ayarlanmalıdır. Tabi ki yapılacak fiziksel aktivite varsa bu da almaları gereken besin miktarlarına etkilemektedir. Besin grubu olarak; süt ve ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllar yer almaktadır.</p>
<p>Okul çağı döneminde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta mutlaka kahvaltı yaptırılıp okula gidilmesidir. Ayrıca okul kantinlerinde ve yemekhanelerinde verilen yemek çeşitliliği de önemlidir. Bu yaş grubuna özel olarak hazırlanmış menülerin uygulanması önemlidir. Bu dönemde yalnış kazanılan beslenme alışkanlıkları ileri ki yaşlarda birçok hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır.</p>
<p>Çocuğun sağlıklı beslendiğinin göstergesi ne?<br />
Çocuklarda büyüme eğrisi takibi yapılır. Bu eğride yaşına göre kilo ve boy takibi yapılmaktadır.</p>
<p>Çocukların kahvaltısı nasıl olmalı?<br />
1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez &#8211; bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.</p>
<p>Okul çağı çocuklarında beslenme nasıl olmalı?<br />
Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyrettiği düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir.. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat ,protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği ,bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir.</p>
<p>Bir çocuğun beslenme çantasında neler olmalı?<br />
Çocukların her öğününde karbonhidrat – protein- yağ dengesinin olması istiyoruz .bu nedenle eğer çocuk kahvaltısını evde yapıp çıkıyorsa öğle yemeğine kadar arada yiyebileceği bir meyve, öğle yemeğinde ekmeğinin arasına konulacak peynir veya et / tavuk yanında 1 kutu ayran ,1 kutu süt yanında kuru meyveli 1-2 dilim kek veya evde yapılmış börek beslenme çantasına konulabilecek alternatifler olabilir.</p>
<p>Özellikle ülkemizde sınava girmeyen çocuk yok gibi. Sınavlara çalışanların özel bir beslenme şekli olmalı, zihin açıcı beslenme tarzı var mı? <br />
Demir, beyne oksijen taşınmasında dolayısıyla beynin çalışmasında çok önemli role sahiptir. Bu sebeple beslenmenizde demirden zengin olan kırmızı et, yumuırta, kuru baklagilller, pekmez, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler yeterince olmalıdır.</p>
<p>B Demir, beyne oksijen taşınmasında dolayısıyla beynin çalışmasında çok önemli role sahiptir. Bu sebeple beslenmenizde demirden zengin olan kırmızı et, yumuırta, kuru baklagilller, pekmez, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler yeterince olmalıdır.<br />
Tüm gün boyunca zihinsel potansiyeli aynı seviyede koruyabilmek için az yağlı yiyecekleri ve günde 4-5 ögünlük beslenmeyi tercih etmek gerekir. Böylece gün içinde yorgunluk, uyuklama ve zihinsel potansiyelin düşmesi engellenmiş olur.</p>
<p>İştahsız çocuğa yaklaşım nasıl olmalı?<br />
Anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının yemek yememesidir. Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler, doğru sandıkları bir çok yanlış yaparak yemek yemeği, ya çocukları için işkence haline getirirler yada kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluştururlar.</p>
<p>Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur-cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği rededicektir.</p>
<p>Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir. Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanısıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar yada meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatıcak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır.</p>
<p>Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır.</p>
<p>Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız ,sofra hazırlanırken yardım istemeniz hatta onunda yemek hazırlanmasında katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır.</p>
<p>Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.</p>
<p>Eğer çocuğunuz yemek yemeği red ediyorsa bunu bir çok nedeni olabilir. Bunlardan bir tanesi genellikle çocuğun dikkatleri üzerine çekerek herkesin kendisiyle ilgilenmesini sağlama çabasıdır. Böyle bir durum içerisindeyseniz yemek yemeği reddeden çocuğunuza, tabağındakileri bitirmesi konusunda ısrarlı ve tepkili davranmak yerine, ‘peki’ diyerek, onunla ilgilenmemeli, bu konudan ne kadar endişe duyduğunuzu ona hissettirmemelisiniz. Aksi taktirde çocuğunuz bunu bir koz olarak görücek ve yapılmasını istediği bir şeyi yaptırmak için sizin endişe duyduğunuzu fark ettiği yemeği reddetme yoluna gidecektir.</p>
<p>Çocuğunuzun yemek yemeği istemediğinde tabağındakilerin hepsini bitirmek zorunda olmadığını, açlık hissetmiyorsa daha sonra da yiyebileceğini söyleyip, tabağını yarım saatten fazla önünde tutmamalısınız. Ancak bu tavrınızda tutarlı olmalısınız. Tabaktakileri bitirmesi için ödüller koymak yada baskıcı,ters tavırlar içerisine girmek, zorlamak, kandırmak çocuk üzerinde yemek ve yemek zamanı ile ilgili kötü çağrışımlara yol açabilir hatta ilerleyen zamanlarda daha da büyük sorunlara neden olabilir.</p>
<p>Çocuğunuzun yemeği reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz. Tüm bunlara rağmen çocuğuz da kilo kaybı gözlemliyorsanız,yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.</p>
<p>Sağlıksız beslenen bir çocukta ne tür sorunlar görülebilir?<br />
Sağlıksız beslenen çocuklarda görülebilecek en büyük sağlık sorunu çağımızın hastalığı obezite ve ardından gelebilecek obezitenin yol açtığı genç yaşta oluşabilecek kalp damar hastalığı, diyabet, tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozukluk, mide rahatsızlıkları,demir eksikliği ve bu eksikliğin neden olabileceği bir çok hastalık görülebilir. Bunun yanısıra yetersiz beslenme sonucu gelişim bozuklukları ve konsantrasyon problemleriylede sıklıkla karşılaşılmaktadır.</p>
<p>Kışın özellikle (okula gidilmesi nedeniyle) sıkça enfeksiyon hastalıklarına yakalanılabiliyor. Çocukları bunlardan korumak için nasıl bir beslenme tarzına ağırlık verilmeli?<br />
Öncelikle yeterli ve dengeli beslenme herzamanki gibi bir koruyucu yöntem ,bunun yanısıra antioksidanlardan zengin mevsim meyve ve sebzelerinin yeterli miktarlarda tüketilmesi enfeksiyonlara karşı savunma sistemine destek olucaktır.</p>
<p>Ergenlik<br />
Bu çağda, hızlı büyüme ve gelişme nedeniyle çocukların enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimleri yetişkinlere oranla daha fazladır. Bu nedenle, bu geçiş döneminde gencin yaşam şekli, bilgisizlik nedeniyle kazanılan yanlış beslenme alışkanlıkları gerek kısa sürede gerekse daha ileriki yıllarda ortaya çıkabilecek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme büyümeyi yavaşlatır, bazı beslenme bozukluğu hastalıklarına neden olur, bulaşıcı hastalıklara karşı direnci düşürür. Genel olarak ülkemizde çocuk ve gençlerde yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak görülen sağlık sorunları; zayıflık, şişmanlık, bu iki durumun oluşturduğu komplikasyonlar, yetersiz veya fazla besin öğesi alımları, guatr, anemi ve diş çürükleridir.</p>
<p>30-40&#8242;lı yaşlar<br />
Yetişkin bir bireyin günlük besin alımını birçok faktör etkilemektedir. Bu faktörler arasında; cinsiyet, yaş, fiziksel aktivitesi, sağlık sorunu olup olmaması sayılabilir. Günlük enerji alımı yaş ile birlikte her 10 yılda yaklaşık %2 azalır. Bunu göz önünde bulundurarauk günlük besin alımınızı kontrıol altında tutmak gerekmektrdir.</p>
<p>Örneğin,<br />
Besin çeşitliği yapınız<br />
Ağırlığını dikkat ediniz ve fiziksel aktivite yapmaya çalışınız<br />
Günlük beslenmesinde şeker ve tuz alımınızı azaltınız.<br />
Alkol alımınız varsa azaltınız<br />
Günlük beslenmeniz içerisinde sebze ve meyveyi eklemeyi unutmayınız<br />
Süt- yoğurt- peynir gibi ürünlerin az yağlı olanlarını tercih ediniz.</p>
<p>Yaşlılık<br />
Yaşlılıkla beraber kişilerde diş kaybına bağlı çiğneme sorunları ,yutma güçlükleri, hareketlerinin azalması bağlı mide barsak sorunları dolayısıyla kabızlık ayrıca iştahta azalma gibi beslenmeyi etkilecek bir takımlar sıkıntılar görülmektedir. Beslenmenin oldukça önem kazandığı yaşlılık döneminde kişilerin günlük gereksinimini karşılayacak, kolay sindirebilecekleri, kas ve kemik kitlesini koruyacak ,bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde beslenmelei gerekir.</p>
<p>Besin çeşitliliğinin oldukça önem kazandığı bu dönemde özellikle ana öğünlerde her besin grubunun yer alması besinlerin yeterli miktarlarda tüketilmesi sağlanmalıdır. Bu besinler;</p>
<p>Et grubu: Etler, kurubaklagiller ve yumurta<br />
Süt grubu: Süt, yoğurt ve peynir<br />
Tahıl grubu: Ekmek, pilav ve makarna gibi unlu, nişastalı besinler<br />
Sebze ve meyve grubu: Tüm sebze ve meyveler’dir.</p>
<p>Öğün sayısı artırılarak her öğündeki yiyecek miktarı azaltılmalıdır. Böylece olası sindirim problemleri önlenebilir. 3 Ana 3 ara olmak üzere günde 6 öğün beslenme sağlanmalı, başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, sindirimi kolaylaştırmak adına akşam yemeği mümkün olduğunca erken saatlerde bitirilmelidir.</p>
<p>Yaş ilerledikçe fiziksel aktivitenin azalabileceği göz önünde bulundurularak diyetteki toplam yağ miktarı azaltılmalıdır. Özellikle katı yağlar en alt düzeye indirilmeli bunun yerine uygun miktarlarda bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.</p>
<p>Pişirme yöntemlerinede dikkat edilmeli, yiyecekleri kızartma kavurma, bol yağda sote yapma yerine haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanmalıdır. Çiğneme güçlüğü yaşayan kişilere mümkün oldukça küçük parça ve yumuşak gıdalar hazırlanmalıdır.</p>
<p>Bu sırada yeterli miktarda su ve sıvı alımına özen gösterilmeli, aşırı çay, kahve, gazlı içecekler gibi uyarıcılardan, çok baharatlı gıdalardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır. Diyette tuz miktarına dikkat edilmeli, turşulardan ve salamura yapılmış gıdalardan mümkün oldukça kaçınılmalıdır.</p>
<p>Barsak sisteminin düzenli çalışabilmesi için günlük posa (lif) alımı artırılmalı, posadan zengin olan kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru börülce, barbunya, soya), tam tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç / makarna / erişte / un), taze sebze ve meyveler (kabuklu yenilebilenleri soymadan) her gün belli porsiyonlarda tüketilmelidir.</p>
<p>Oluşabilecek sağlık problemlerini önlemek adına zayıflıktan ve şişmanlıktan kaçınmalıdır.<br />
<a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m15.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2996" title="m" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m15.jpg" alt="" width="135" height="90" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/yasa-gore-beslenme-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minikler Ne Yesin</title>
		<link>http://www.annelerle.com/minikler-ne-yesin/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/minikler-ne-yesin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 20:08:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[2 yaş beslenm]]></category>
		<category><![CDATA[2-5 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[2-5 yaş beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[5 taş beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar ne yesin?]]></category>
		<category><![CDATA[Minikler Ne Yesin]]></category>
		<category><![CDATA[Minikleri kilodan koruma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Öğle ve akşam yemekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2941</guid>
		<description><![CDATA[2-5 yaş grubu çocukların günlük enerjisinin yetişkinlerde olduğu gibi yüzde 50-55&#8242;inin karbonhidrattan, yüzde 10-15&#8242;inin proteinden, yüzde 30-35&#8242;inin yağlardan gelmesi gerekir. Bu yaştaki çocuklara A, C ve D vitaminlerinden zengin besinler verilmeli. Bisküvi, çikolata, gofret ve şekerlemeler, gazoz, kola gibi boş kalori kaynağı besinlerden uzak tutulmalı. 6-12 yaş arasındaki çocuklar için de besinlerde çeşitliliğin sağlanması, ideal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2-5 yaş grubu çocukların günlük enerjisinin yetişkinlerde olduğu gibi yüzde 50-55&#8242;inin karbonhidrattan, yüzde 10-15&#8242;inin proteinden, yüzde 30-35&#8242;inin yağlardan gelmesi gerekir. Bu yaştaki çocuklara A, C ve D vitaminlerinden zengin besinler verilmeli. Bisküvi, çikolata, gofret ve şekerlemeler, gazoz, kola gibi boş kalori kaynağı besinlerden uzak tutulmalı. 6-12 yaş arasındaki çocuklar için de besinlerde çeşitliliğin sağlanması, ideal kilonun korunması, tam tahıldan zengin besinlerin sık tüketilmesi, yağ ve şekerin sınırlandırılması, vitamin ve minerallerin yeterli düzeylerde alınması sağlanmalı.</p>
<p><strong>Minikleri kilodan koruma yolları</strong><br />
Düzenli öğün yemeğe alıştırın.<br />
Kahvaltıyı atlama, zihinsel fonksiyonları olumsuz yönde etkiler. Çocuğunuzun derslerinde başarılı olması için mutlaka kahvaltı yapmasını sağlayın.<br />
Küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarını öğretin.<br />
6-10 yaş grubu çocukların günde 1800-2000 kalori, 11-14 yaş grubunun 2500 kalori, 15-18 yaş grubunun 2800 kaloriye ihtiyaçları vardır.<br />
Cips, hamburger, kola, yağlı, şekerli ve unlu mamuller yerine meyve suları, ayran, süt, tost tercih edin.<br />
<a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/beslenme.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2942" title="beslenme" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/beslenme.jpg" alt="" width="123" height="106" /></a><br />
Sütlü tatlılar, kuru meyveler, zenginleştirilmiş tahıl gevrekleri, pekmez, meyveler, yağı az kek ve kurabiyeler de ara öğünlerde tercih edilmesi gereken doğru seçimler.<br />
A ve C vitamini, kalsiyum ve posa alımı yetersiz olduğu için çocukları fast food&#8217;dan uzak tutun.</p>
<p><strong>Çocuklar ne yesin?<br />
</strong><em>Kahvaltı<br />
</em>Bir bardak süt, bir yumurta, beş adet zeytin, ekmek, domates veya meyve<br />
Bir bardak meyve suyu, peynirli omlet, ekmek<br />
Bir bardak meyve suyu, peynirli tost<br />
Bir bardak süt, peynir, ballı ekmek, meyve<br />
Bir bardak süt, tahin pekmez veya tahin helva, ekmek, meyve</p>
<p><em>Öğle ve akşam yemekleri<br />
</em>Nohut, bulgur pilavı, mevsim salata, ayran (veya kıymalı sebze yemeği, makarna, yoğurt)<br />
Kıymalı börek, salata, ayran (veya mercimek çorbası, etli dolma, meyveli yoğurt)<br />
Izgara tavuk, pirinç pilavı, salata (veya köfte, zeytinyağlı fasulye, sütlaç)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/minikler-ne-yesin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4-5 yaş çocuk beslenmesi nasıl olmalı?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi-nasil-olmali/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi-nasil-olmali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 17:09:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[4 yaş beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[5 yaş beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz da kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğunuzun yemeği reddetmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kilo kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk obezite]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yemek yemeği reddediyor]]></category>
		<category><![CDATA[Dyt. Ayça Ilıca Murat]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi dönem]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi dönem beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıksız beslenen çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yemesi konusunda ısrarcı]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2814</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilinti olduğu bilinen bir süreçtir. Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır. Bu besin grupları süt ve süt ürünleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda okul öncesi dönem olarak da adlandırılan 4-5 yaş, evde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yerleştiği, bu alışkanlıkların okul dönemindeki yeme davranışlarınıda etkilediği hatta yetişkin birer birey haline gelindiğinde oluşabilecek sağlık sorunlarıyla bile ilinti olduğu bilinen bir süreçtir.</p>
<p>Bu yaş grubundaki çocukların günlük olarak her besin grubundan tüketmesi sağlanmalıdır. Bu besin grupları süt ve süt ürünleri, et grubu, sebze –meyve grubu, yağ grubu ve tahıllardan oluşmaktadır. Yapılan fiziksel aktivite göz önünde bulundurularak çocukların günlük beslenme düzeni ayarlanmalıdır.</p>
<p>Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta kahvaltı yapma alışkanlığının oluşturulmasıdır. 1-2 dilim peynir çeşitleri, tam tahıllı ekmek, zeytin, pekmez-bal, süt, haftada 2-3 kere yumurta veya omlet, taze meyve, evde yapılmış kuru meyveli kek veya börek çocukların kahvaltılarında olabilecek gıdalardır.</p>
<p>Bu yaş grubu çocukların oldukça aktif oldukları ve gelişimlerinin en yüksek düzeyde seyretti düşünülerek gereksinimleri karşılayacak hem besleyici değeri yüksek hem de çocukların severek tüketebileceği gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Her zaman olduğu gibi her öğün kendi içerisinde yeterli miktarlarda karbonhidrat, protein ve yağ içermelidir. Mutlaka kahvaltı arkasına ara öğün, öğle yemeği, bunu takip eden 1 veya 2 küçük ara öğün ve akşam yemeği okul çocuğunun gereksinimlerini karşılayacak yemek sistemidir. Özellikle çocukların ana öğünlerde temel besin grubumuz olan ekmek ve ekmek türevi olan çorba – pilav – makarna gibi gıdalar, et/ tavuk haftada en az 1 gün balık ve mevsiminde olan herhangi bir sebze yemeği, bunun yanında oldukça önemli kalsiyum kaynakları olan süt ve yoğurt hem ana öğünlerde hem de ara öğünlerde tükettirilmelidir.</p>
<p>Büyüme ve gelişme sırasında vücutta meydana gelen bir çok mekanizmada proteinlere önemli görevler düşer. Eğer vücudumuz protein alamazsa vücut hücreleri yenilenemez. Bu durumda büyüme yetersiz kalır. Vücut için temel protein kaynakların yiyeceklerimizden sağlanır.</p>
<p>Proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklar olmak üzere iki kaynaktan elde edilir. Hayvansal kaynaklar yumurta, et, tavuk, balık, deniz ürünleri, süt,y oğurt gibi kaynaklardır. Proteinlerin bitkisel kaynakları ise kurufasuyle, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller ve tahıl ürünleridir. Tabii bunların dışında hayatın başlangıcında aldığımız en değerli protein kaynağı anne sütüdür.</p>
<p>Hayvansal kaynaklı proteinlerin biyoyararlılığı yüksektir. Yani vücudumuz bu proteinlerden daha çok yararlanır. Bitkisel kaynaklı proteinlerin vücut tarafından kullanımı ise daha düşüktür. Hayvansal besinlerin içinde proteinin vucüt tarafından en iyi kullanıldığı gıdalar anne sütü ve yumurtadır. Her ikisinde de bulunan proteinlerin neredeyse tamamı vücudumuz tarafından kullanılır. Bu yüzden yumurta ve anne sütündeki proteinler “örnek protein ” olarak adlandırılırlar.</p>
<p>Çocuklarda büyümenin devam etmesi sebebiyle protein gereksinimi fazladır. Her yaş grubu için protein gereksinimi farklıdır.Alınan protein kaynaklarının vücudun kolay kullanabileceği kaynaklardan olması gerekir.Bu nedenle bitkisel kaynaklı proteinlerle beraber hayvansal kaynaklı proteinler de beslenmede kullanılmalıdır.</p>
<p>Proteinin eksik alınması çocuklarda büyümeyi ve zihinsel gelişimi etkileyebilir.Büyüme-gelişme sorunları oluşabilir. Ayrıca proteinin vücutta bir çok önemli reaksiyonda yer aldığını düşünürsek bu reaksiyonlarda da aksamalar gerçekleşebilir.</p>
<p>Çocuklar genellikle renkli yiyecekleri severler.Bu nedenle özellikle et yedirmekte zorlanıyorsanız köftesini sebzelerle karışık pişirebilirsiniz veya tabağını renkli biberlerle,havuçla süsleyebilirisiniz. Ancak çocuklar çoğu zaman ailenin beslenme alışkanlıklarını örnek alırlar. Örneğin akşam yemeği için çocuğunuza etli bezelye gibi yemekler yapıyor ama siz bu yemeği sevmediğinizi söylüyorsanız O da yemeyecektir. Bu yüzden özellikle yemek seçen çocuğunuzla beraber sofraya oturmaya ve aynı yemekten yemeye özen göstermelisiniz.</p>
<p>Proteinli gıdaların yapısı yüksek ısıda bozulur. Bu nedenle yüksek ateşe maruz kalmaması ve kavrulmaması gerekir. Orta veya kısık ateşte pişirilmesi daha doğru pişirme teknikleridir. Ayrıca et, tavuk gibi gıdaların yağda kızartılması durumunda zararlı bazı kimyasal maddeler oluşur. Bu maddeler özellikle kanserin öncü maddelerini oluşturabilir. Bu nedenle et, tavuk gibi gıdaları kızartmak yerine haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilebilir. Balıklar buğulama yapılabilir veya fırında pişirilebilir. Yumurta haşlanırken de rafadan değil tam olarak haşlanmalıdır.Böyle pişirilirse proteinin vücut tarafından kullanımı daha fazla olur.</p>
<p>Bu yaş grubunda anneleri en çok üzen ve telaşlandıran konulardan bir tanesi çocuklarının iştahsız olup yemek yememeleridir. Çocuğumu doyuramıyorum, aç kalıyor düşüncesiyle ne yapacaklarını şaşıran anneler, doğru sandıkları bir çok yanlış yaparak yemek yemeği, ya çocukları için işkence haline getirirler yada kendileri için büyük bir tehdit unsuru oluştururlar.</p>
<p>Çocuklarda iştahı etkileyen en büyük etkenlerden birisi öğün aralarında abur-cuburla karnını doyurmalarıdır. Buna bağlı olarak doygunluk hissi hisseden çocuk ana öğünlerde yemek yemeği rededicektir. Oyalamak için ana yemek öncesi çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz bir gofret veya bir dilim kek onu tıkayacak ve sofrada yiyecekleri reddetmesine neden olacaktır. Bu tip durumlarda çocuğun sofra düzenine alışık olması çok önemlidir.</p>
<p>Çocuğunuz bir yaşına geldiğinde artık aile sofranıza oturur hale gelmeli ve yemek zamanının aile ile bir araya gelinen, herkesin yemek yediği eğlenceli bir vakit olduğunu öğrenmelidir. Bunun yanısıra çocuğunuz gereksinimlerini karşılayacak küçük ara kahvaltılar yada meyveler, kahvaltı ile öğle yemeği arasında, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında verilebilir ancak bu ara öğünler iştahı kapatıcak miktarda ve ana öğün saatine çok yakın olmamalıdır. Ayrıca yemek tabaklarının çocuğunuzun ilgisini çekecek tarzda renkli ve eğlenceli olması, tabağına yiyebileceği kadar yemek konması çocuğunuzun çok daha istekli yemek yemesini sağlayacaktır. Bunların dışında çocuğunuzla beraber alışveriş yapmanız, sofra hazırlanırken yardım istemeniz hatta onunda yemek hazırlanmasında katkıda bunmasına fırsat tanımanız çocuğunuzun yemek yeme isteğini artırıcı yönde olumlu etkiler oluşturacaktır.</p>
<p>Yemek öncesi çocuğunuzun hem temizlik hem de kendisini daha zinde hissetmesi için elini yüzünü yıkaması faydalı olacaktır. Çocuğunuz çok yorgun ve uykusuzsa yemek yemesi konusunda ısrarcı olmayın.</p>
<p>Çocuğunuzun yemeği reddetmesindeki diğer en önemli etmen ise aynı biz yetişkinlerde olduğu gibi iştahsız olmasıdır. Özellikle hasta ve ateşi yükselmişse, diş çıkartıyorsa, yorgun yada uykusuzsa, alışmış olduğu düzen değişmişse çocuğun iştahında azalma gözlenebilir. Bu dönemde de telaşlanmadan hacmi küçük ama içeriği çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak, normalde de yemekten hoşlandığı yiyecekleri görsel açıdan da ona hitap edecek eğlenceli tabak süslemesiyle yine ısrarcı olmadan yemesini sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Tüm bunlara rağmen çocuğunuzda kilo kaybı gözlemliyorsanız,yemek yemeği şiddetle reddediyor ve yediklerini çıkartıyorsa mutlaka vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.</p>
<p>Sağlıksız beslenen çocuklarda görülebilecek en büyük sağlık sorunu çağımızın hastalığı obezite ve ardından gelebilecek obezitenin yol açtığı genç yaşta oluşabilecek kalp damar hastalığı, diyabet, tansiyon, böbrek fonksiyonlarında bozukluk, mide rahatsızlıkları, demir eksikliği ve bu eksikliğin neden olabileceği bir çok hastalık görülebilir. Bunun yanısıra yetersiz beslenme sonucu gelişim bozuklukları ve konsantrasyon problemleriylede sıklıkla karşılaşılmaktadır .</p>
<p>Amerikan Hastanesi<br />
Beslenme ve Diyet Bölümü<br />
Dyt. Ayça Ilıca Murat<br />
<a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son1101.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2815" title="son1" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son1101.jpg" alt="" width="134" height="89" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/4-5-yas-cocuk-beslenmesi-nasil-olmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Kahvaltının Önemi</title>
		<link>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvaltinin-onemi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvaltinin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 19:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk okul]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklarda Kahvaltının Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda kansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[kemik zayıflığı]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2532</guid>
		<description><![CDATA[Harvard Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalarda okula kahvaltı yapmadan ve geç gelen öğrencilerin, kahvaltı yapan ve erken gelen öğrencilere göre daha başarısız olduklarını kanıtlamıştır. Kahvaltı etmeden derse giren bir öğrencilerde algılama düşüklüğü, konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlar yaşanıyor. Kahvaltı, uyku ertesi 8 veya 12 saatlik açlıktan sonra vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan en önemli öğündür. Böylece kan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalarda okula kahvaltı yapmadan ve geç gelen öğrencilerin, kahvaltı yapan ve erken gelen öğrencilere göre daha başarısız olduklarını kanıtlamıştır. Kahvaltı etmeden derse giren bir öğrencilerde algılama düşüklüğü, konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlar yaşanıyor.</p>
<p>Kahvaltı, uyku ertesi 8 veya 12 saatlik açlıktan sonra vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan en önemli öğündür. Böylece kan şekeri olarak bilinen glikozun birincil kaynağını oluşturmaktadır. Glikoz, beyin için en önemli enerji kaynağıdır, çünkü beyinde enerji deposu bulunmamaktadır. Eğer enerji kaynağı alırsanız beyinde o enerjiyi kullanır. Çocukların kahvaltı etmeden okula gönderilmemesi, sağlıklı beslenme açısından büyük önem taşıyor. Kahvaltı özellikle okula gitmek için sabah erkenden yola çıkan çocuklar için günün en önemli öğünlerinden biri. Ancak ebeveynlerin işe yetişme telaşı, çocukların erken kalkamaması gibi sorunlar öğrencilerin kahvaltı yapmadan okula gitmesine neden olabiliyor.</p>
<p>Kahvaltı yapmadan okula giden çocuklarda uyuklama, algılama ve öğrenme zorluğu, konsantrasyon bozukluğu, gerginlik gibi kan şekeri düşüklüğünün yol açtığı belirtiler gözlenebiliyor. Bunlar çocuğun dersi anlama, izleme ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanı sıra gergin olan çocuk arkadaşlık ilişkilerinde de sıkıntı yaşıyor. Günün ilk öğününü atlayan çocuğun ayrıca ders aralarında kantine koşma ve kalorisi yüksek ancak besin değeri düşük gıdaları fazla tüketmesi şişmanlık, diş çürükleri gibi hastalıklara da zemin hazırlıyor.</p>
<p>Beslenmede en önemli kural öğün düzenidir.  Okula giden çocuklar gün içinde sabah, öğlen, akşam olmak üzere üç ana;  kuşluk, ikindi, akşam yemeği sonrası olmak üzere üç ara öğün almalı. Öğün atlamak, eksik yemek sağlığı tehdit edici olabilmektedir.Öğünlerde süt/ süt ürünü, et- yumurta, tahıl, ve meyve -sebze grubundan besinler dengeli olarak çocuğa verilmeli . Bir gün içinde meyve- sebze grubundan da en az beş porsiyon, ekmek- tahıl grubundan altı porsiyon, süt ve süt ürünlerinden iki porsiyon, et- yumurta grubundan iki porsiyon, tüketilmelidir. Düzenli kahvaltı yapmak öğrenme, dikkat, verimlilik, yaratıcılık gücünde artış ve fiziksel dayanıklılık açısından son derece olumlu etkilemektedir.</p>
<p>Çocuklar okul kantininden poğaça, açma, çikolata, gofret gibi hazır gıdalar almamamalıdır.  Hatalı beslenme alışkanlıkları edinen çocuklarda kansızlık, kemik zayıflığı, yetersiz beslenme, şişmanlık, diş çürükleri gibi hastalıklar gelişebilir. Bunu önlemek için çocukla besinlerin yararları konusunda konuşulmalı, sağlıklı yiyecekleri nasıl seçeceği konusunda bilgi vermeli. Okul kantininden ara sıra peynirli tost, simit, ayran, taze meyve suyu, meyve alabileceği ancak diğer gıdaları neden tüketmemesi gerektiği açıklanmalı. Evde çocuk için uygun ana ve ara öğünler çocuğun istekleri de dikkate alınarak hazırlanıp okula gönderilebilir. Sokaktan satın alınan gıdaların hazırlanma, saklanma ve sunulma kaliteleri standart değil. Bu besinlerin mikrop ya da toksin içerme olasılıkları da yüksek. Bu tip gıdalar tüketen çocuklarda besin zehirlenmeleri görülebilir.</p>
<p> <a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son145.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2533" title="son1" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son145.jpg" alt="" width="150" height="102" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/cocuklarda-kahvaltinin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük Alınması Gerekli Besinler Nelerdir</title>
		<link>http://www.annelerle.com/gunluk-alinmasi-gerekli-besinler-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/gunluk-alinmasi-gerekli-besinler-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 21:33:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[anne beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[emzikli kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[gebe ve emzikli kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebe ve emzikli kadınlar beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2289</guid>
		<description><![CDATA[Besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grupta toplanır. Bu aynı zamanda şu demektir:  aynı grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Peki çok sık duyduğumuz yeterli/dengeli beslenme ne demektir?  Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz. Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grupta toplanır. Bu aynı zamanda şu demektir:  aynı grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Peki çok sık duyduğumuz yeterli/dengeli beslenme ne demektir?  Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz.</p>
<p>Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı besinler proteinden, bazıları karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, Grup 1: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu grup kalsiyum için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçından günde 2 porsiyon yenilmelidir. En az bir büyük su bardağı süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu büyüklükte peynir, bir küçük kase muhallebi veya sütlaç bir porsiyon kabul edilir. Bu gruptaki yiyecekler özellikle büyümekte olan çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar ile yaşlılar için önemlidir. Yetişkin ve normal durumda olan kişilere günde iki porsiyon, çocuklar, gebe-emzikli kadınlar ve yaşlılar 3-4 porsiyon almalıdır.</p>
<p>Grup 2: Et, tavuk, balık, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek, ve bu besinlerden yapılan ürünler: Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demirden zengindir. Enerji de verirler. Herhangi birinden ya da bir kaçından her gün 2 porsiyon yenilmelidir. Bu grup besinler, öğle ve akşam birinci yemeği oluşturur. Öğünlerden birinde kurubaklagil, birinde etli sebze yemeği yeterlidir. Etin yerine balık veya tavuk da yenilebilir.  Gençler, gebe-emzikli kadınlar bu gruptan 3 porsiyon almalıdır.</p>
<p>Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin ve mineral gereksinmemizi bu gruptan karşılarız.   arnabahar, kereviz, patlıcan, enginar, pancar, kabak, domates, salatalık, biber, yeşil yapraklı sebze ve otlar, havuç, her türlü meyveler bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçının karışımından her gün 5-7 porsiyon yenilmelidir</p>
<p>Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler: Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler, un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır. Ekmek, her öğün yediğimiz yiyecektir.Yetişkin bir kişi için öğünlerde bile 1-2 orta dilim ekmek yeterlidir. Hareketi fazla olan kişiler bunun iki üç katını yiyeceği gibi, daha çok oturarak iş yapan kişilerin bir porsiyondan fazla yemelerine gerek yoktur. Hareketli kişiler yaptıkları işin derecesine göre 2-3 porsiyon yiyebilirler. Bu gruptan günde 4-6 porsiyon yenilmelidir.</p>
<p>Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şeker, salça ve baharat vardır. Şeker ve şekerli tatlılar vücuda sadece enerji sağladığından bunların fazla tüketilmesi şişmanlığa neden olur. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.Günlük yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin bileşiminden gelir. Özellikle etle pişirilen yemeklere ilaveten yağ koymaya gerek yoktur. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın 1/3 ü bitkisel sıvı yağlar, 1/3ü zeytin yağı, 1/3 ü katı yağ olmalıdır.</p>
<p> <a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son12.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2290" title="son1" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son12.jpg" alt="" width="116" height="116" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/gunluk-alinmasi-gerekli-besinler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde İnmemiş Testis</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebeklerde-inmemis-testis/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebeklerde-inmemis-testis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 20:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1072</guid>
		<description><![CDATA[Testistin normalde olması gereken yerde yani vücut boşluğunda olmaması olarak tanımlanan inmemiş testis, yenidoğan yüz çocuktan 5-8’inde görülüyor. NNormalde anne karnındaki bebeğin testisinin 4-5. aylardan itibaren böbreğin yanından yumurtalığa inmesi gerekir. Bunun için de zaman gerekiyor. O nedenle panik yapmaya gerek yok. Çünkü bu başlayan ve devam eden bir süreç. Bebek doğduğunda testisin hala yerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Testistin normalde olması gereken yerde yani vücut boşluğunda olmaması olarak tanımlanan inmemiş testis, yenidoğan yüz çocuktan 5-8’inde görülüyor. NNormalde anne karnındaki bebeğin testisinin 4-5. aylardan itibaren böbreğin yanından yumurtalığa inmesi gerekir. Bunun için de zaman gerekiyor. O nedenle panik yapmaya gerek yok. Çünkü bu başlayan ve devam eden bir süreç.</p>
<p>Bebek doğduğunda testisin hala yerine inmemiş olabilir.  Bazı bebeklerde bu gelişim daha yavaş olabilir. Doğuşta inmemiş testis oranı yüzde 5-8’dir ama 1 yaşında inmemiş testis oranı yüzde 2’dir. Çünkü başlayan göç genellikle tamamlanmadan bebek doğmuş olabilir ya da bebek prematüre doğmuş olabilir. Prematüre bebeklerde bu oran yüzde 30’lara kadar çıkabiliyor.”</p>
<p>İnmemiş testis genetic, hormonal ve anatomic gibi birçok nedene bağlı olabilir</p>
<p>İnmemiş testis’in nedenleri arasında annenin annenin kilolu, şeker hastası olması, hamilelik sırasında sigara içmesi, uygun olmayan ilaçlar alması gibi faktörlerin her biri ya da birden fazlası olabilir.</p>
<p>İnmemiş testisin tek çözümü cerahi operasyondur.  İnmemiş testis ameliyatı kolay bir operasyondur. Hasta aynı gün evine gönderilir.İnmemiş testis sorunu hala erkeklerde kısırlığı etkileyen kriterler arasında birinci sırada. O nedenle zamanında ameliyat kararı verilmesi önemli. Bir testis bozulmaya başladığı zaman vücut bunu yabancı cisim olarak kabul ediyor ve diğer testisi de atmaya başlıyor. İnmemiş testis varsa; tek taraflı bile olsa diğer testisi de olumsuz etkiler. İnmemiş testis için ameliyat kararının çocuk 1 yaşına geldiğinde verilmesi lazım. Çünkü o zamana kadar bebek gelişimini tamamlayabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebeklerde-inmemis-testis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirme Dönemi ve Kilo Vermek</title>
		<link>http://www.annelerle.com/emzirme-donemi-ve-kilo-vermek/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/emzirme-donemi-ve-kilo-vermek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1065</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizin sağlığı için kuşkusuz anne sütü en iyi besindir. Süt veriminizin iyi olması emzirme dönemindeki yeterli ve dengeli beslenmenize bağlıdır. Emzirme sırasında enerji ve besin öğeleri ihtiyacı, gebelikte olduğundan biraz daha fazladır. Bu dönemde annenin protein, kalsiyum, demir ve sıvı ihtiyacı artmaktadır. Gebelikte yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamışsanız süt üretimi için gerekecek enerji depolarınızdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğinizin sağlığı için kuşkusuz anne sütü en iyi besindir. Süt veriminizin iyi olması emzirme dönemindeki yeterli ve dengeli beslenmenize bağlıdır. Emzirme sırasında enerji ve besin öğeleri ihtiyacı, gebelikte olduğundan biraz daha fazladır. Bu dönemde annenin protein, kalsiyum, demir ve sıvı ihtiyacı artmaktadır.</p>
<p>Gebelikte yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamışsanız süt üretimi için gerekecek enerji depolarınızdan kullanılır. Böylece süt vererek, gebelikte biriken yağ depolarınız kullanılmış olur ve bu da kilo vermenizi sağlar.</p>
<p>Emzirirken salgılanan sütün karşılığı olan enerji, protein, mineral ve vitaminleri yeterli olarak almanız gerekir, bu kendi vücudunuzdaki besin depolarınızı dengede tutmak için de gereklidir. Bu nedenle bu dönemde doğru beslenmeniz son derece önemlidir.</p>
<p>Doğumdan sonra kilo verme endişesini azaltabilmek için hamilelik döneminde “nasıl olsa daha sonra kilo veririm” şeklinde ki düşünce tarzında kaçınılmalıdır. Hamilelik döneminde hedeflenen kilo alımı ayda 1–1,5 kg olacak şekilde olmalıdır. Böylece doğum sonrasında kilo kaybı daha kolay olacaktır. Bu dönemde ilk hedefimiz; bebeğimize en azından ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemek olmalıdır. Anne sütünün yeterli miktarda olması hem annenin beslenmesi hem de emzirme sıklığı ile birlikte annenin stresten uzak durmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle özellikle ilk 6 ay kilo kaybına yönelik çok sıkı diyetler yapmamak gerekir. Doğumla birlikte yaklaşık 6–7 kg bebekle birlikte gitmektedir. Daha sonra hedeflenen kilo kaybı ilk 6 ay sonrasına bırakılmalıdır.</p>
<p>Çünkü yapılan sıkı ve kontrolsüz diyetler hem sütün miktarını hem de sütün kalitesini etkilemektedir. Tabii ki süt kalitesini ve miktarını arttırdığı düşünülen şekerli tatlılar, komposto tarzı besinler sadece anneye fazla kilo olarak geri dönmektedir. İlk 6 aylık dönemde kilo kontrolü için şu önerilere dikkat edilmeli:</p>
<p>• Günde 2,5–3 litre sıvı ihtiyacınızı sadece su olarak tüketiniz.<br />
• Canınız çok tatlı istediğinizde sütlü ya da meyveli tatlıları tercih ediniz.<br />
• Aşırı yağlı besinlerden uzak durunuz.<br />
• Az miktarlarla ve sık besleneceğiniz bir yeme düzeni oluşturunuz.</p>
<p>Fakat 6 aydan sonra bebek ek gıdalara başladığı zaman ayda 1–2 kg gibi yavaş kilo kaybı olacak şekilde beslenme programı uygulanabilir ancak bu program kesinlikle bir diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır.</p>
<p>Özellikle bu dönemde yapılan yanlış diyetler, hamilelik döneminde depoları azalan annenin besin öğeleri açısından iyice yetersiz kalmasına yol açabilir. Emzirme döneminde kalsiyum ihtiyacınız %80 oranında artar ve ihtiyacınız 1000 – 1200’dür. Bu da günde 3–4 su bardağı kadar süt-yoğurta ve peynir ilavesine denktir. Bundan dolayı yeteri kadar kalsiyum almalısınız, bebeğin sütündeki kalsiyum oranının korunması için gereken kalsiyum sizin kemiklerinizden alınır ve bu durum ileriki yıllarda kemiklerinizin sağlığını olumsuz etkiler. Yetersiz kalsiyum alımı nedeniyle aynı zamanda diş çürüklerine de neden olabilir.</p>
<p>Bu nedenle hamilelik sonrası zaten azalmış olan depoları yeniden doldurmak yerine sıkı ve tek yönlü bir diyet uygularsanız bu ileriki yaşlar için sağlık sorunlarına yol açacaktır. Ayrıca sütünüzün kalitesi ve miktarı da azalacaktır. Beslenme programları bu nedenle bir diyetisyen kontrolünde takip edilmelidir.</p>
<p>Kaynak Amerikan Hastanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/emzirme-donemi-ve-kilo-vermek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Besin Allerjisi</title>
		<link>http://www.annelerle.com/besin-allerjisi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/besin-allerjisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:47:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Besin Allerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Besin allerjisinin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[En çok hangi besinlere karşı allerji görülür]]></category>
		<category><![CDATA[yeditepe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[Besin allerjisi ne demektir? Besinlere bağlı olarak, immünolojik mekanizmalarla (vücudun bağışıklık sisteminin tepkisi sonucu) oluşan aşırı duyarlılık reaksiyonlarını “besin allerjisi” olarak tanımlıyoruz. Besin allerjilerinin tanısı, solunum yolu alerjilerine oranla daha zor konulmaktadır. Çünkü besin allerjilerinde, solunum yolu allerjilerinde olduğu kadar güvenilir testler bulunmamaktadır.  Toplumda görülme sıklığı nasıldır? “Gerçek” besin allerjisi prevalansı, batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Besin allerjisi ne demektir?</p>
<p>Besinlere bağlı olarak, immünolojik mekanizmalarla (vücudun bağışıklık sisteminin tepkisi sonucu) oluşan aşırı duyarlılık reaksiyonlarını “besin allerjisi” olarak tanımlıyoruz. Besin allerjilerinin tanısı, solunum yolu alerjilerine oranla daha zor konulmaktadır. Çünkü besin allerjilerinde, solunum yolu allerjilerinde olduğu kadar güvenilir testler bulunmamaktadır.</p>
<p> Toplumda görülme sıklığı nasıldır?</p>
<p>“Gerçek” besin allerjisi prevalansı, batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda % 2–4 oranında bulunmuştur. Çocukluk döneminde 2–3 kat daha sık olduğu bilinmektedir. Ülkemizde bu oranların biraz daha düşük olduğu söylenebilir. Besin allerjisi, çocuklukta çok sık görülen bir allerji türüdür. Yetişkinlikte ise oldukça azalır. Oysa neredeyse her 5 kişiden biri, kendisinde besin ya da besinlere bağlı allerji olduğunu düşünür. Sürekli besin tükettiğimiz için, vücutta ortaya çıkan pek çok değişimin, çoğu kez yanlış olarak, besin ya da besinlere bağlanması bir ölçüde doğal kabul edilmelidir.</p>
<p> En çok hangi besinlere karşı allerji görülür?</p>
<p>Genel olarak çocuklarda süt, yumurta ve yer fıstığı; erişkinlerde ise yer fıstığı, balık ve kabuklu deniz hayvanları, besin allerjisinin en sık nedenini oluşturmaktadır. Ülkemizde yer fıstğı allerjisine çok daha az rastlanıyor. Yalnızca besinlerin yenmesi değil; deriyle teması ya da buharlarının solunması da duyarlı bireylerde allerjik reaksiyon geliştirebilmektedir. Erişkinlerde, bazı solunum yolu allerjenleriyle, besinler arasında çapraz reaksiyonlar da oluyor; en tipik örnek huş ağacı polenleriyle elma arasındaki ilişki. Hastanın huş ağacı polenine karşı allerjik nezle ya da astımı varken, elma yediğinde de dudağında, ağzında ve dilinde kaşıntı ve şişme olabiliyor. Buna “oral allerji sendromu” diyoruz. Çoğu kez bu tip klinik tablolar gözden kaçabiliyor.</p>
<p> Besin allerjisinin belirtileri nelerdir?</p>
<p>Ürtikeryal döküntülerden (deride kabarma ve kızarma), astım nöbetlerine; gastroenteritten, şoka dek giden klinik tablolar ortaya çıkabilir.</p>
<p> Besin allerjisini anlamak için hangi tanı testlerini kullanıyorsunuz?</p>
<p>Çeşitli deri testleri ve kanda kuşkulanılan besinlere karşı antikor gelişip gelişmediğini belirlemeye yönelik özel testler (spesifik IgE) yapıyoruz. Çözülemeyen bazı durumlarda, kuşkulanılan besin ya da besinler, hastaya verilerek tanıya gidilebilir. Ancak, bu tip “provokasyon” testleri çok tehlikeli olabildiğinden, acil girişim için gerekli koşulların varolduğu, hastane ortamında, sıkı bir gözlemle yapılmalıdır.</p>
<p>Tedavisi nasıldır?</p>
<p>Besin allerjisinin tanısı da, tedavisi de özen gerektirir. Temel yaklaşım, neden olan besinin saptanıp ondan uzak durulmasıdır. Tedavide hastalığın durumuna göre bazı ilaçlar öneriyoruz, yine bazı ağır olgularda, gelişebilecek anafilaktik şok olasılığına karşı hastaların otoenjektörlü adrenalin taşımalarını istiyoruz. Besin allerjisinde son yıllarda aşı tedavileri yapıldığına ve bazı başarılı sonuçlar alındığına ilişkin veriler var, ancak bunlar hala deneysel düzeyde. Şu anda besin allerjilerinin tedavisinde, duyarlılığı ortadan kaldırmaya ya da azaltmaya yönelik, aşı uygulamıyoruz.</p>
<p> </p>
<p><em>Kaynak Yeditepe Üniversitesi Hastanesi</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/besin-allerjisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Besleme</title>
		<link>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-besleme/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-besleme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:44:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1061</guid>
		<description><![CDATA[Aslında hamilelik döneminde uyguladığınız beslenme programıyla doğum sonrası beslenme planınız arasında pek fark yok. Süt kalitesinin iyi olması emzirme dönemindeki yeterli ve dengeli beslenme ile bağlantılıdır. Bu dönemde dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var: • Öncelikle emzirmenin yoğun olduğu ilk 6 ayda kilo vermek için hiçbir zayıflama diyeti uygulamayın. • Özellikle yağlı yemekler yapmaktan kaçının. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında hamilelik döneminde uyguladığınız beslenme programıyla doğum sonrası beslenme planınız arasında pek fark yok. Süt kalitesinin iyi olması emzirme dönemindeki yeterli ve dengeli beslenme ile bağlantılıdır. Bu dönemde dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var:</p>
<p>• Öncelikle emzirmenin yoğun olduğu ilk 6 ayda kilo vermek için hiçbir zayıflama diyeti uygulamayın.<br />
• Özellikle yağlı yemekler yapmaktan kaçının. Daha çok ızgara veya buharda pişirme yöntemlerini kullanın.<br />
• Emzirme döneminde zayıflama diyeti uygulamayınız. Ancak aşırı yağlı, unlu ve şekerli gıdaları çok fazla tüketmemeye çalışınız.<br />
• “Sütüm olacak” diye kilolarca tatlı yemenize gerek yok. Çünkü şeker ve şekerli besinler sütünüzü artırmaz.<br />
• Aspirin bile olsa, doktorunuza başvurmadan ilaç almamalısınız. Bunlar sütünüze geçebilir veya sütünüzün azalmasına neden olabilir.<br />
• Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösteriniz. Hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meye sularını tercih ediniz.<br />
• Hamilelikle birlikte aldığınız fazla kilolardan kurtulmak için ayda 1-2 kilodan fazla vermemelisiniz.<br />
• Canınız tatlı yemek istediği zaman sütlü tatlıları tercih ediniz. Böylece hem kilo kontrolü açısından hem de kalsiyum alımı açısından iyi bir tercih yapmış olursunuz.<br />
• Şekerli gıdalarda şeker yerine pekmezi tercih ederek kansızlığa karşı önlem almış olacaksınız.<br />
• Bazı besinlerdeki gaz yapıcı öğeler sütünüze geçebilir bu da bebeğinizin rahatsız olmasına neden olabilir. Bu besinleri tüketirken dikkati olunuz. Bu besinler arasında; süt, yoğurt, karnıbahar, brokoli, lahana yer almaktadır. Yalnız unutulmamalıdır ki gaz yapacak besinler kişiden kişiye değişklik gösterebilmektedir.<br />
• Kansızlığa neden olabileceği için yemekler ile birlikte çay tüketmemeye dikkat ediniz. Yemek yedikten 1-2 saat sonra açık ve limonlu olarak tüketebilirisiniz.<br />
• Kaynaklarda tatlandırıcı kullanmanın bir sakıncası olmadığı söylense bile anne sütü verdiğiniz süre içerisinde tatlandırıcı ve tatlandırıcı ile yapılmış ürünlerden uzak durmaya özen gösteriniz.<br />
• Anne sütüne geçtiği için bebeği etkileyeceğinden emzirme döneminde alkol kullanımı sakıncalıdır.</p>
<p>Hamileliğiniz sırasında “biz artık iki kişiyiz” mantığıyla aldığınız kilolar doğum sonrasında sizi iyice rahatsız etmeye başlar. Çünkü amacınıza ulaşmış; bebeğinizi dünyaya getirmişsinizdir. Geriye kalan fazla kilolarınızdan nasıl kurtulacağınızdır. Ancak doğum sonrasında (eğer emzirmenize bir mani yoksa) en az altı ay bebeğinizi emzireceğinizden beslenmenizdeki ayarlamaları bu koşula göre yapmalısınız. Ayrıca şunu da ilk madde olarak belirtmekte fayda var ki bebeğinizi emzirmek kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntemdir.</p>
<p>Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazladır. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş oluyorsunuz. İlk maddesi emzirmek olan bu 11 maddelik listemiz ise beslenmenizdeki yeni düzenlemeler için size yol gösterici olabilir:</p>
<p>1-Kalorilere dikkat!Şu anda her lokmanız bir zamanlar içinizde gelişmekte olan bebeğinizle paylaştığınız kadar önemli olmasa da, besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşımaktadır. Özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsanız hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.</p>
<p>2-Proteinler; beslenmenin yapı taşları<br />
Hamileliğiniz boyunca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmek için gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi. Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere ihtiyacınız bulunmaktadır. Enerjinin %15’i proteinlerden gelmelidir. Et, tavuk, balık, yumurta ve kurubaklagiller proteinler zengin olan besinlerdir. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengindir.</p>
<p>3-Kalsiyum; gelecek için önemli<br />
Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılamak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biridir. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacaktır. Kilo kontrolü açısından az yağlı olanları tercih edebilirsiniz.</p>
<p>4-Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler<br />
Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebzeve meyve tüketmeye çalışınız. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkilidir. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde çiğden olacak şekilde pişirilmelidir.</p>
<p>5-Demir açığınızı mutlaka telafi edin<br />
Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor.</p>
<p>Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmelidir.Yiyeceklerle beraber alınan demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini arttırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacaktır. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.</p>
<p>6-Folik asiti ihmal etmeyin<br />
Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.</p>
<p>7-Yağlarlardan uzak durun<br />
Enerjinin %30’u bu gruptan sağlanmalıdır. Özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmelidir. n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soyayağı, kanola yağı, yumurta sarısı ve anne sütünde bulunmaktadır. n-6 yağ asiti; soyayağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asiti ise fındık ve zeytinyağında bulunmaktadır.</p>
<p>8-İyotlu tuz dostunuz<br />
Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacaktır. Tuzu kapalı ve ışık almayan yer saklayınız.</p>
<p>9-Bol bol sıvı tüketin<br />
Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösteriniz.Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamlayabilirsiniz veya hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını tercih ediniz.</p>
<p>10-Vitamin takviyesi gerekebilir<br />
Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için ;meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketlimeli, salata yaparken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>11- Enerji için karbonhidrat tüketiniz<br />
Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin %55-60’ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekmektedir Burada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Kilo kontrolü sağlamak açısından iyi olacaktır.</p>
<p>Kaynak<br />
Amerikan Hastanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-besleme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Beslenme Tüyoları</title>
		<link>http://www.annelerle.com/saglikli-beslenme-tuyolari/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/saglikli-beslenme-tuyolari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1059</guid>
		<description><![CDATA[• Dengeli bir öğün; yüzde 20-30 oranında yağ, yüzde 10- 20 oranında protein, yüzde 50-60 oranında CHO (karbonhidrat) içermelidir. Dengeli beslenmede amaç; vücudun gereksinim duyduğu besin gruplarını almaktır. • Günde 2- 2.5 litre su içilmelidir. • Şeker ve şekerli besinler, kolalı ve gazlı içecekler, hazır meyve suları, hamur işleri, kızartmalar ve sakatatlardan uzak durulmalıdır. • Gün boyu çay, kahve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>• Dengeli bir öğün; yüzde 20-30 oranında yağ, yüzde 10- 20 oranında protein, yüzde 50-60 oranında CHO (karbonhidrat) içermelidir. Dengeli beslenmede amaç; vücudun gereksinim duyduğu besin gruplarını almaktır.<br />
• Günde 2- 2.5 litre su içilmelidir.<br />
• Şeker ve şekerli besinler, kolalı ve gazlı içecekler, hazır meyve suları, hamur işleri, kızartmalar ve sakatatlardan uzak durulmalıdır.<br />
• Gün boyu çay, kahve ve bitkisel çay içebilirsiniz. Ayran, evde kendi hazırlayacağınız buzlu çay, greyfurt suyu ve limonata gibi içecekleri tüketmeye çalışın.<br />
• Süt, yoğurt, ayran gibi besinlerden bir gün boyunca iki su bardağı kadar tüketilmelidir.<br />
• Peynir de, sütten elde edilen bir ürün olduğu için o da süt ve yoğurt grubu gibi düşünülebilir. Normal ve diyet peynir arasındaki fark, içerdiği yağ oranıdır. İstenilen peynir grubundan bir gün boyunca, 1 ya da 2 kibrit kutusu büyüklüğünde yenebilir.<br />
• Yumurta; anne sütünün dışında insanın ihtiyaci olan tüm besin öğelerini içinde bulunduran tek gıdadır. Bu yüzden haftada mutlaka 2-3 kez yumurta yenmelidir.<br />
• Et, tavuk ve balık gibi besinler en önemli protein kaynaklarıdır. Bir günde 200 gram kadar bu besinlerden tüketilmelidir. Haftada 2-3 kez balık yiyebilirsiniz. Geri kalan günlerde de kırmızı et (en fazla 2 kez), tavuk veya hindi eti tercih edilebilir.<br />
• Bu nedenle haftada 1 gün, 1 tabak (8 yemek kaşığı) önemli bitkisel protein kaynağı olan kurubaklagil yemek gerekir.<br />
• Günde 2-3 porsiyon meyve tüketin.<br />
• Glisemik indeksi yüksek olan sebze ve meyveler, beslenmede çok fazla tercih edilmemelidir. Tüm sebzeler; az yağlı olmak koşuluyla tüketilebilir. Sebzenin yenilemediği ortamlarda salata, sebze grubu yerine geçer.<br />
• Ekmek, pilav, makarna ve çorba gibi besinlerin yer aldığı tahıllar grubu, beslenmemiz açısından oldukça önemlidir. Karbonhidratlar açısından zengin olan bu besinlerin tüketim miktarına dikkat edilmeli, kepekli olanları ve tam tahıl ürünleri tercih edilmelidir.<br />
• Günde en fazla 4 yemek kaşığı yağ alınmalıdır. Et, süt, yoğurt gibi gıdaların içinde zaten yağ bulunuyor. Tüketeceğimiz yağ; salatalarda zeytinyağı, tüm diğer yemeklerde ayçiçek, mısırözü, fındık yağı ve soya yağı ile hazırlanmış karışım bir yağ olmalıdır.<br />
• Günlük egzersiz yapmak çok önemli ve sağlıklıdır. Asansör yerine merdiven, kısa mesafelere araba yerine yaya gitmeyi tercih edin.<br />
• Abur cubur yemek istenildiğinde salatalık, domates, marul veya yağsız patlamış mısır tüketilebilir.<br />
• Fast food, hamur işi ve kızartma tüketilmemelidir.  Eğer bir öğün fast food tarzı besin aldıysanız, bir sonraki öğünü azaltın.  Mesela salata veya yoğurt ağırlıklı bir öğün hazırlayın.<br />
• İçki eşittir kalori.  Şarap (beyaz veya kırmızı) veya light bira tercih edilmelidir. İçkinin alkol seviyesi yükseldikçe kalorisi de artar.<br />
• Tatlı olarak öncelikle meyve tatlıları, sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Hamur tatlısı (3 parça maksimum) yenilirse; 1 yemek kaşığı yoğurt yenmeli veya 1 çay bardağı süt içilmelidir. (3 top dondurma=1 porsiyon)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/saglikli-beslenme-tuyolari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Ertesi Forma Girmek</title>
		<link>http://www.annelerle.com/dogum-ertesi-forma-girmek/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/dogum-ertesi-forma-girmek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:39:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1057</guid>
		<description><![CDATA[        Emzirmek kalori yakılmasını hızlandırdığı için, doğumun ardından kilo vermeye başlayabilirsiniz. Emzirme süresince daha çok süt verebilmek için bilinçsizce şekerli besinlere yönelmeyin bu size sadece daha fazla kilo aldırır.  Ayrıca uzmanlar hamilelik sürecinde 9-12 kilo alanların, doğumun ardından altı ay içinde tüm fazla kilolarını verebileceklerini belirtiyor. Doğumun ilk yılında fazla kilolar verilemezse, ilerleyen yıllarda verilmesinin daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Emzirmek kalori yakılmasını hızlandırdığı için, doğumun ardından kilo vermeye başlayabilirsiniz. Emzirme süresince daha çok süt verebilmek için bilinçsizce şekerli besinlere yönelmeyin bu size sadece daha fazla kilo aldırır.  Ayrıca uzmanlar hamilelik sürecinde 9-12 kilo alanların, doğumun ardından altı ay içinde tüm fazla kilolarını verebileceklerini belirtiyor. Doğumun ilk yılında fazla kilolar verilemezse, ilerleyen yıllarda verilmesinin daha zorlaştığı da doktorların belirttiği bir diğer nokta.  İdeali ilk dört ay içerisinde aylık yarım veya bir kilo zayıflamak. Ayda 2 kilo ve üzeri zayıflamak emziren anneler için sakıncalıdır.<br />
         Peki neler yapabilirsiniz?  Doğum sonrası kilo vermek için en etkili yol emzirmek.  Emzirme döneminde anne her gün yaklaşık altı-yedi çay bardağı yani 700 ml. süt salgılar. Bunun için de günde 500-700 kalori harcanır. Bu, bir saat orta seviyede egzersize eşdeğerdir. Yani, emzirirken bir anlamda kilolarınızdan kurtulmak için egzersiz de yapıyorsunuz.  Emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kilo kazanımı ile tamamladı ise, altı ay sonunda fazla kilolardan kurtulmuş oluyor.          <br />
          Dikkat etmeniz, daha doğrusu uzak durmanız gereken ise hızlı kilo kaybettiren diyetler.  Çok düşük kalorili diyetler sonrasında kas kaybı, su kaybı, emzirme kalitesinin düşmesi ve en önemlisi metabolizmalarının yavaşlaması gibi sorunlarla karşılaşılır. Özellikle günlük 1000 kcal enerjiden düşük diyetlerden kaçınmalısınız. Hızlı kilo kaybı, hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı açısından sakıncalar doğurur.  Doğumdan iki ya da üç ay sonra egzersiz yapmaya başlayabilirsiniz.<br />
Sütün veriminin artması için aşırı yağlı ve şekerli yiyen anneler ne yazık ki bu yanlış beslenme sonucu doğum sonrası kilolarının üzerine çıkabiliyor.  Halbuki paniğe kapılmadan dengeli beslenme sonucu, doğa dengesini sağlayacak, anne yavaş yavaş eski kilosuna geri dönecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/dogum-ertesi-forma-girmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sütünüzü Artırmak İçin Neler Yapabilirsiniz?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/sutunuzu-artirmak-icin-neler-yapabilirsiniz/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/sutunuzu-artirmak-icin-neler-yapabilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:38:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1055</guid>
		<description><![CDATA[• Sütün miktarını ve kalitesini, en çok bebeğin emme sıklığı, süresi ve kuvveti değiştiriyor. Az sütü olanlar, az ve sık beslenmeli. Yani üç saat arayla küçük öğünler tüketilerek süt verimini artırılabilir. • Her emzirme sonrası ortalama 250 ml sıvı alımı olmalıdır. • Düşük kalorili diyetlerden uzak durun. Sütünüzü olumsuz etkiler. • Karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme, annenin sütünü azaltır. Vejeteryan türü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>• Sütün miktarını ve kalitesini, en çok bebeğin emme sıklığı, süresi ve kuvveti değiştiriyor. Az sütü olanlar, az ve sık beslenmeli. Yani üç saat arayla küçük öğünler tüketilerek süt verimini artırılabilir.<br />
• Her emzirme sonrası ortalama 250 ml sıvı alımı olmalıdır.<br />
• Düşük kalorili diyetlerden uzak durun. Sütünüzü olumsuz etkiler.<br />
• Karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme, annenin sütünü azaltır. Vejeteryan türü beslenenlerin süt veriminin daha kötü olduğu bilinmektedir.<br />
• Protein ve kalsiyum açısından zengin süt-yoğurt- peynir-yumurta anne için çok önemlidir.<br />
• Her gün mutlaka et, tavuk veya balıktan birisi tüketilmelidir.<br />
• 3 litreden fazla su tüketiminin sütü artırıcı bir etkisi yoktur.<br />
• Şekerli sıvı tüketimi süt üretimini artırmaz.<br />
• Karbonhidrat ihtiyacını tam tahıl ürünlerinden seçiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/sutunuzu-artirmak-icin-neler-yapabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirirken Bunları Yemeyin!</title>
		<link>http://www.annelerle.com/emzirirken-bunlari-yemeyin/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/emzirirken-bunlari-yemeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:36:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[• Hacmi küçük kalorisi yüksek yiyecekler • Kızartmalar, şeker ve şekerli ürünler (pasta, kek, limonata, komposto, hamurlu tatlılar, çikolata gibi) • Kuruyemis, sarküteri ürünleri, kola, cips. • Salam, sosis, sucuk, hazır çorbalar gibi gıda katkı maddesi içeren gıdalar ile diğer hazır besinler • Çay, kahve yerine ıhlamur gibi bitki çayları tüketilmelidir. Fazla tüketilen çay, kahve, kola demir emilimini azaltır. • Annenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>• Hacmi küçük kalorisi yüksek yiyecekler<br />
• Kızartmalar, şeker ve şekerli ürünler (pasta, kek, limonata, komposto, hamurlu tatlılar, çikolata gibi)<br />
• Kuruyemis, sarküteri ürünleri, kola, cips.<br />
• Salam, sosis, sucuk, hazır çorbalar gibi gıda katkı maddesi içeren gıdalar ile diğer hazır besinler<br />
• Çay, kahve yerine ıhlamur gibi bitki çayları tüketilmelidir. Fazla tüketilen çay, kahve, kola demir emilimini azaltır.<br />
• Annenin tükettiği süt, yoğurt, çikolata, portakal, kuruyemiş, dondurma, çilek, fasulye, nohut, bamya, kavun ve karpuzun, anne sütü alan bebeğe gaz yaptığı şeklinde varsayımlar vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/emzirirken-bunlari-yemeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emziren Annelerde Beslenme</title>
		<link>http://www.annelerle.com/emziren-annelerde-beslenme/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/emziren-annelerde-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:34:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1051</guid>
		<description><![CDATA[Emziren annelerin gebelik sürecinde de olduğu gibi dengeli ve yeterli beslenmesi gerekir. Emziren annelerde özellikle sıvı ihtiyacı çok artacağından günde ortalama 3 litre sıvı almaya dikkat edin. Emzirmeye başlamadan bir bardak ılık meyve suyu için. Bol su içmeye özen gösterin. Suyun dışında süt, komposta, limonata gibi doğal içecekler ve bitki çayları tüketin. Mümkün olduğunca şeker [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emziren annelerin gebelik sürecinde de olduğu gibi dengeli ve yeterli beslenmesi gerekir. Emziren annelerde özellikle sıvı ihtiyacı çok artacağından günde ortalama 3 litre sıvı almaya dikkat edin. Emzirmeye başlamadan bir bardak ılık meyve suyu için. Bol su içmeye özen gösterin. Suyun dışında süt, komposta, limonata gibi doğal içecekler ve bitki çayları tüketin. Mümkün olduğunca şeker kullanmayın.<br />
 <br />
Gebelikte olduğu gibi emzirirken de kalsiyum alımı çok önemlidir. Nasıl gebelikte bebeğinizin gelişimi için yeterli kalsiyum almadığınızda vücut depolarını kullanıyorsa, emzirirken de sütünüzdeki kalsiyum miktarını sabitlemek için yine aynı şeyi yapacaktır. Dolayısıyla kalsiyum yönünden zengin olan süt ve peynir, yoğurt gibi süt ürünlerini tüketmeye özen gösterin. Sütlü hafif tatlılar da yiyebilirsiniz. <br />
 <br />
Özellikle iyotlu tuz tüketin. Çünkü iyot doğal yollardan alınamaz.</p>
<p>Vitamin yönünden zengin taze meyve ve sebzeleri düzenli olarak tüketin.<br />
 <br />
Protein ve Omega3 yönünden zengin olan balık ve su ürünlerinin tüketimini artırın.<br />
 <br />
Kuru baklagiller ve etli sebze yemekleri mutlaka bir öğün sofranızda bulunsun. Nohut, mercimek, kuru fasülye, bulgur gibi yiyecekleri C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketin. Örneğin; domates, biber, maydanoz, taze soğan, kıvırcık, limon, portakal, greyfurt vb. gibi. Ayrıca C vitamini açısından zengin besinler demir emilimini kolaylaştırır. Demir yönünden zengin besin kaynakları et, yumurta, balık, tavuk, kuru baklagiller , pekmez, ceviz, badem vb. kuru yemişler ve kayıs erik, üzüm gibi kurutulmuş meyvelerle yeşil yapraklı sebzelerdir.<br />
 <br />
Et, yumurta gibi protein kaynaklarının tüketimine özen gösterin. Yaklaşık haftada 5 öğün tüketmeye özen gösterin.</p>
<p>Vejetaryen anneler de gebelik ve emzirme dönemlerinde demir, çinko, D vitamini ve B12 vitamini açısından zengin besinleri daha fazla miktarda tüketmeli veya bu eksikliği ilave preparatlardan sağlamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/emziren-annelerde-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emziren Annelerin Beslenmesinde Dikkat Etmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.annelerle.com/emziren-annelerin-beslenmesinde-dikkat-etmesi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/emziren-annelerin-beslenmesinde-dikkat-etmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:32:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte bıraktığınız sigara ve alkol kullanımına emzirirken de dikkat etmelisiniz. Her ne kadar Amerikan Pediatri Akademisi tarafından yapılan bir çalışmada anne sütünün sigaranın zararlarını yendiği tesbit edilmişse de sigaranın sütü azaltıcı ve bebekler üzerinde huzursuzluk yapıcı etkileri vardır. Hiçbir zaman ne size ne de bebeğinize faydası olmayacak bu alışkanlıktan tamamen kurtulmak için artık güzel bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte bıraktığınız sigara ve alkol kullanımına emzirirken de dikkat etmelisiniz. Her ne kadar Amerikan Pediatri Akademisi tarafından yapılan bir çalışmada anne sütünün sigaranın zararlarını yendiği tesbit edilmişse de sigaranın sütü azaltıcı ve bebekler üzerinde huzursuzluk yapıcı etkileri vardır. Hiçbir zaman ne size ne de bebeğinize faydası olmayacak bu alışkanlıktan tamamen kurtulmak için artık güzel bir sebebiniz var.</p>
<p>Bir kadeh şarap gibi hafif alkollü içkilerin de emzirilen bebekler için zararlı olduğu düşünülmemektedir ; fakat çok fazla alkol almak bebeğinizi uykulu ve huzursuz yapar. Sürekli alkol almaya devam ettiğinizde ise bebeğinizin gelişimi bozulur.</p>
<p>Özellikle gaz yapan yiyeceklerden ( soğan, sarımsak, karnıbakar, brokoli, kuru baklagiller vb.) ve aşırı asitli içeceklerden bebekte de gaz yapma ihtimali yüksek olduğundan ilk iki aylık dönemde uzak durun. Daha sonra alıştırarak yemeye başlayın.</p>
<p>Gebelikte de tüketmekten sakındığınız salam, sucuk, sosis gibi katkı maddesi içeren yiyeceklerden uzak durun.</p>
<p>Yemeklerde kullandığınız yağ miktarına dikkat edin ve özellikle zeytinyağı, mısıryağı gibi bitkisel yağları kullanın.</p>
<p>Besinleri pişirme yöntemi olarak haşlama, ızgara veya fırında pişirmeyi tercih edin. Kızartma ve kavurmadan uzak durun.</p>
<p>Çay ve kahve tüketimine dikkat edin. Günde 1-2 bardağı geçmeyecek şekilde ve açık olarak tüketin. Yemek sırasında veya hemen yemekten sonra içmemeye dikkat edin. Çünkü demir emilimini engeller. Öğün aralarında yemekten 1,5 – 2 saat önce tüketin. Özellikle akşam saatlerinde içilen çay ve kahve geceleri bebeklerde uykusuzluğa neden olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/emziren-annelerin-beslenmesinde-dikkat-etmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik, Bitkisel Çaylar ve Diğer İçecekler</title>
		<link>http://www.annelerle.com/hamilelik-bitkisel-caylar-ve-diger-icecekler/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/hamilelik-bitkisel-caylar-ve-diger-icecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:31:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1047</guid>
		<description><![CDATA[Bitkisel çaylar her zamankinden daha fazla günlük hayatımıza girmiş durumdadır. Eskiden sadece aktarlardan alınabilen ve genellikle zahmetli işlemler sonrası hazırlanabilen bitkisel çaylar artik market raflarında poşetlerde kolay kullanıma hazır bir şekilde bizleri bekliyor. Bitkisel çay dendiğinde aklımıza bunların aşırı kullanımında sağlığımızı korumak bir yana ciddi sorunlara yol açabileceği hiç gelmiyor, zira bitkileri her zaman ilaçlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bitkisel çaylar her zamankinden daha fazla günlük hayatımıza girmiş durumdadır. Eskiden sadece aktarlardan alınabilen ve genellikle zahmetli işlemler sonrası hazırlanabilen bitkisel çaylar artik market raflarında poşetlerde kolay kullanıma hazır bir şekilde bizleri bekliyor.</p>
<p>Bitkisel çay dendiğinde aklımıza bunların aşırı kullanımında sağlığımızı korumak bir yana ciddi sorunlara yol açabileceği hiç gelmiyor, zira bitkileri her zaman ilaçlardan daha masum görüyoruz. Gerçekte ise tam tersi geçerli; belli başlı bazı bitkisel çayların içinde bulunan etken maddeler özellikle çocuklarda ve hamile kadınlarda sorunlara neden olabilir. Eczaneden alınan ilaçların içerdikleri etken maddelerin her biri ve miktarları net olarak bilindiği halde bitkisel çaylar birden fazla etken madde içerebiliyor ve etken madde miktarının net olarak bilinmesi imkansız.</p>
<p>Hamilelik döneminde kadınların çoğu zencefil, ıhlamur, papatya, rezene, kuşburnu, normal çay, yeşil çay ve meyve çaylarını bulantı gidermek için (zencefil), sıvı ihtiyaçlarını gidermek için, sakinleştirici özelliklerinden faydalanmak için (rezene) veya loğusalık döneminde süt yapımını artırmak için (papatya, rezene, ısırgan otu çayları) kullanıyorlar. Bu sayılanlarda günlük miktar iki fincanı aşmadığı sürece sorun yok.</p>
<p>Halbuki ismi masum gözüken ve bize aşina olan çeşitli bitki çayları örneğin adaçayı, sinameki, fesleğen, keten tohumu, ahududu çayı gibi çaylar sıkça tüketildiğinde düşük yapma riskini, gebelikte kanama riskini ve rahim kasılmalarını artırarak erken doğum yapma riskini artırabiliyor.<br />
Ahududu çayının doğum kasılmalarını başlatıcı etkisi yüzyıllardan beri biliniyor ve ebeler tarafından bu çay gecikmiş doğumları başlatmak için kullanılıyor. </p>
<p>Bunlar yanında üçüncü bir grup bitki çayı ise artik hemen her markette rastlayabileceğimiz isimlerini az duyduğumuz veya hiç duymadıklarımız: Fesleğen, Biberiye, Lavanta, yaban mersini, sarı kantaron, melisa yaprağı, kediotu, oğul otu, aloe vera karahindiba bunlara örnek verilebilir. Bu sayılan bitki çaylarının ortak özelliği gebelik döneminde kullanıldıklarında erken doğum, gebelikte kanama ve düşük riskini artırma olasılıklarının bulunması ve bu nedenle kesinlikle kullanılmaması gerektiği. Bazı bitkilerin aşırı kullanımda sakat doğuma yol açtıklarına dair bazı bulgular bile mevcut.<br />
Özet olarak hamilelik döneminde bitkisel çaylara masum gözüyle bakmak yerine günümüzde kullanılan ilaçların kökeninde bitkiler olduğu gerçeği göz önünde bulundurulmalı ve bitkisel çayları kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.</p>
<p>Bitkiler her zaman masum değildir.”Bitkisel tedavi ilaç tedavisinden iyidir” düşüncesiyle aktarlardan içeriği ve ne ise yaradığı bilinmeyen bitkilerin alınması ve kullanılması ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bitkisel tedavi ancak bu konuda özel eğitim almış bir doktor tarafından yürütülebilir. <br />
Hamilelik Döneminde Hangi İçecekler Güvenlidir?</p>
<p>Hamilelik döneminde en iyi tüketilecek sıvılar içme suyu, taze meyve suları ve süttür. Bunun  yanında sıcak içecek olarak yine süt, sıcak çikolata, salep gibi içecekler tercih edilmelidir. Kolalı içecekler, çay, yeşil çay ve kahve kafein içerikleri nedeniyle günlük kullanımı maksimum iki birim (fincan veya bardak) ile sınırlanmalıdır.</p>
<p>Son zamanlarda sıklıkla reklamları yapılan enerji içeceklerinin içerdiği katkı maddeleri hamilelikte seker metabolizmasını bozabileceğinden bu içeceklerden kesinlikle kaçınılmalıdır.<br />
Alkol nörotoksik bir madde olarak gelişmekte olan bebeğin beyin hücrelerinin gelişimini engelleyen bir maddedir ve hamilelikte kesinlikle uzak durulmalıdır. Aşırı alkol tüketen toplumlarda çocuklardaki zeka geriliğinin en önemli nedeni anne adayının alkol kullanımıdır.</p>
<p>Diyet içecek ve gıdaların içeriğinde ve suni tatlandırıcılarda bulunan aspartam her ne kadar bebeğe zararlı bir madde olarak görülmese de (gebelikte ilaç kategorisi B, yani kullanımı uygun) tatlandırıcı olarak diğer maddeleri içeren diyet ürünlerden ve mümkünse tüm diyet ürünlerinden tümüyle uzak durulmalıdır.</p>
<p>Light süt ise yalnızca yağı azaltılmış bir ürün olduğundan kalsiyum kaynağı olarak gebelikte güvenle kullanılabilir.<br />
Probiyotik bakteri içeren ürünler (probiyotik yoğurtlar) iyi huylu bu bakterilerin etkisiyle sindirimin kolaylaşmasını sağlar ve kabızlığı önlerler ve hamilelik döneminde de rahatlıkla kullanılabilirler.</p>
<p>Kefir eski bir ürün olsa dahi tip literatürüne yeni girmeye başlamış bir içecektir. Masum bir içecek olduğu düşünülmekle beraber hamilelik döneminde kullanımı konusunda henüz yapılmış kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.   <br />
Dr. Kağan Kocatepe</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/hamilelik-bitkisel-caylar-ve-diger-icecekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Özel Durumlar ve Beslenme</title>
		<link>http://www.annelerle.com/gebelikte-ozel-durumlar-ve-beslenme/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/gebelikte-ozel-durumlar-ve-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 19:18:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam ve Beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1044</guid>
		<description><![CDATA[Çoğul gebelikte beslenme İkiz ve diğer çoğul gebelik şekilleri günlük kalori ve besin maddeleri ve demir ihtiyacının arttığı durumlardır. Düzenli beslenmeye ek olarak normalden yüksek dozda demir ilaçları ve vitamin ilaçları kullanmak gerekebilir. Adolesan (ergenlik döneminde) gebelikte beslenme 18 yaşın altında yaşanan gebeliklerde büyüyen bebeğin ihtiyaçları yanında henüz büyüme ve gelişmesini tamamlamamış anne adayının da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çoğul gebelikte beslenme</strong><br />
İkiz ve diğer çoğul gebelik şekilleri günlük kalori ve besin maddeleri ve demir ihtiyacının arttığı durumlardır. Düzenli beslenmeye ek olarak normalden yüksek dozda demir ilaçları ve vitamin ilaçları kullanmak gerekebilir.</p>
<p><strong>Adolesan (ergenlik döneminde) gebelikte beslenme</strong><br />
18 yaşın altında yaşanan gebeliklerde büyüyen bebeğin ihtiyaçları yanında henüz büyüme ve gelişmesini tamamlamamış anne adayının da diğer anne adaylarına göre daha fazla miktarda kaloriye ve besin maddelerine ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçları karşılamak için bu anne adaylarının beslenmelerine özen göstermeleri ve doktorlarının önerdiği demir ve vitamin ilaçlarını düzenli olarak kullanmaları gerekir.</p>
<p><strong>Kısa aralıklarla yaşanan gebeliklerde beslenme</strong><br />
Gebelik esnasında harcanan besin maddeleri ve vücudun demir ve vitamin depoları gebelik ve lohusalık döneminden sonra tekrar oluşmaya başlar. Ancak bunun için aylarla ifade edilen bir süreye ihtiyaç vardır. Henüz bir gebeliğin etkileri silinmeden yaşanan ikinci bir gebelikte bu nokta dikkate alınmalıdır.</p>
<p>İki gebelik arasında geçmesi gereken en az süre iki yıl olarak önerilmesine karşın, kişinin beslenme durumu ve genel sağlık durumuyla yakından ilgilidir ve kesin bir rakam verilmesi imkansızdır.</p>
<p><strong>Vejetaryenler ve gebelikte beslenme</strong><br />
Vejetaryen diyet uygulayan anne adaylarında problem protein kaynaklarının elde edilmesi için alınması gereken gıdalar ve hemen tümüne yakını hayvansal kaynaklı besin maddelerinden alınması gereken B12 vitaminin yetersiz kalmasıdır. Bu yüzden vejetaryen anne adaylarının dikkatli ve planlı bir beslenme programı uygulamaları ve konuyu doktorlarına danışmaları gerekir.</p>
<p>Katı vejetaryen diyet uygulayanların gebelik döneminde en azından süt, süt ürünleri ve yumurta gibi protein kaynaklarını almaları önerilir. B12 kaynağını karşılamak için ise vitamin ilaçlarından faydalanmak gerekebilir.</p>
<p><strong>Süt intoleransı (süt içemeyen anne adayları için beslenme)</strong>   Süt içemiyorsanız bu mutlaka kalsiyumu yetersiz alıyorsunuz anlamına gelmez. Kalsiyum ihtiyacınızı süt ürünlerinden de karşılayabilirsiniz. Peynir, yoğurt ya da diğer süt ürünlerini beslenmenize dahil ederseniz hiç süt içmeseniz de günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.</p>
<p>Diğer bir seçenek de laktazlı süt olabilir. Süte tahammülsüzlük genellikle sütün içinde bulunan laktoz adlı süt şekerini sinidirmeye yarayan barsaktaki laktaz adlı enzimin yetersiz işleyişinden kaynaklanır. Laktaz içerikli sütler süt içindeki laktozu parçalayarak sütün besleyici özelliklerini değiştirmeden bu kaliteli besin maddesinden faydalanmanızı sağlayabilirler. Süt ya da süt ürünlerinden hiçbirini alamıyorsanız ek kalsiyum takviyesi gerekir.</p>
<p><strong>Gıda allerjileri</strong><br />
Allerjik olduğunuz ve bu yüzden almadığınız gıdaların listesi uzadıkça gebelikte beslenme konusunda problemler ortaya çıkma olasılığı artar. Doktorunuza bu konuyu mutlaka iletmeli ve alternatif besin maddeleri hakkında bilgi almalısınız.</p>
<p><strong>Tıbbi problemler</strong><br />
Diabeti, kronik böbrek, kalp-damar, akciğer ve diğer sistemlere ait hastalığı olan anne adaylarında bazı gıdaların alınması sakıncalı olabilir. Yine sizi bu hastalık için izleyen doktorunuz ve gebeliğinizi izleyen doktorunuz alternatif besin maddeleri hakkında size bilgi vereceklerdir</p>
<p>Hazırlayan<br />
Jinekolog Operatör Doktor KAĞAN KOCATEPE<br />
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı<br />
Nispetiye Caddesi No:28<br />
1.Levent / İstanbul<br />
0212 / 268 45 02<br />
0212 / 284 06 62</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/gebelikte-ozel-durumlar-ve-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

