<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelerle &#187; Okul Öncesi Eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.annelerle.com/kategori/okul-hayati/okul-hayati-okul-oncesi-egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annelerle.com</link>
	<description>Anne ve Çocuk</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Apr 2011 19:17:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Okula Atılan İlk Adım</title>
		<link>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 18:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=981</guid>
		<description><![CDATA[Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir. Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir.</p>
<p>Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir.</p>
<p>Aile ve Çocuk Danışmanı Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Sevil Yavuz ile çocukların okul öncesi psikolojik durumları, anne babanın bu durumdaki yaklaşımları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Sevil Yavuz sorularımızı cevaplarken şu konulara değindi.</p>
<p>Okul öncesi eğitime yeni başlayan çocukların tepkileri nasıldır?</p>
<p>Okula öncesi eğitme yeni başlayan çocuklar, ilk aylarda okula alışmakta zorlanabilirler. Aileden sonra ilk defa sosyal bir çevreye giren çocuk, anne babanın bölünmeyen ilgisine sahipken, öğretmenin en az 10’a bölünmüş ilgisiyle yetinmek zorunda kalır; ilk defa kurallarla tanışır, bütün günü günlük plana ve öğretmenin komutlarına göre yaşar ve her istediğini yapamaz. İlk zamanlarda buna alışmak çocuğa zor geldiğinden, okula gitmemek için stratejiler geliştirebilir.</p>
<p>Bunlardan en çok bilineni sabah evden ayrılırken ağlamak, kendini yerden yere atmaktır. Amaç okula gitmemek için anne babayı ikna etmektir. Eğer bu işe yaramazsa daha ileri gider ve  “anne, sen beni sevmiyorsun okula gönderiyorsun” ya da “artık seni sevmiyorum, senden nefret ediyorum çünkü beni okula gönderiyorsun” gibi sözlerle duygusal baskı uygulayabilirler.</p>
<p>Bütün bu tepkiler ilk defa okulla tanışan bir çocuk için çok normal olup, okula alışma sürecinin bir aşamasıdır.  Çocuğunuza nasıl yaklaşmanız gerektiğiniz biliyorsanız endişelenecek bir şey yok Fakat bu durumla başa çıkamıyorum derseniz bir pedagogdan yardım alabilirsiniz.</p>
<p>Okula alışma sürecinde anne baba çocuğa nasıl davranmalı?</p>
<p>Öncelikle anne baba kararlı olmalı, kendinden emin ve tutarlı davranmalı. Çocuk ne kadar ağlarsa ağlasın anne baba üzüldüğünü belli etmemeli ve teselli etmeye çalışmamalı. Ağlama krizi yaşayan çocuğa aşırı şefkat gösterilirse; çocuk daha fazla ağlayacak, kendini yerden yere atacaktır. Yüz ifadesinden anne babanın üzüldüğünü gören çocuk bunu çok iyi kullanır. Bu nedenle anne baba ses tonuyla, yüz ifadesiyle “okula gönderme konusunda” ne kadar kararlı olduklarını göstermeliler.</p>
<p>Bunun yanı sıra çocuğun “siz beni sevmiyorsunuz beni okula gönderiyorsunuz” gibi sözlerine üzülmeyin çünkü gerçek değil. Bu durumda tutarlı tavrınızı koruyun ve  “seni çok sevdiğimiz için diğer arkadaşların gibi okulda eğlenceli vakit geçirmeni istiyoruz.” gibi cümlelerle rahat bir şekilde, üzüldüğünüzü belli etmeden cevap verin.</p>
<p>Okula yeni başlayan çocuğa yapılan diğer hatalı yaklaşım ise her fırsatta okul hakkında konuşmaya çalışmaktır. İlk günler çocuk eve girer girmez “okulda bugün ne yaptın”, “okul nasıldı” gibi sorularla çocuğu bunaltmayın. Çocuk, okul hakkında soru sormadıkça, konuşmadıkça bu konuyu açmayın.  Ayrıca okulun ne kadar güzel bir yer olduğunu inandırmaya çabalamayın bunu kendisi fark etsin. Bu sözler çocuğu bunaltabilir ve okuldan soğumasına neden olabilir. Kısacası kendinizden emin, rahat ve tutarlı davrandıkça çocuğun okula alışması uzun sürmeyecektir.<br />
 </p>
<p>Okul öncesi dönemde öğretmenin tutumu nasıl olmalıdır?</p>
<p>Okulun, ilk haftaları program ağır olmamalı. Programda kurallı oyun yerine, serbest zaman etkinliklerine; sakin oyun yerine, daha fazla eğlenceli, aktif oyunlara yer verilmeli. Öğretmenler, çok kurallı otoriter olmamalı; çocuğun yaptığı bazı olumsuz davranışlarını görmemezlikten gelmeli ve çocukları ilk günden kurallarla sıkmamalı. Çünkü çocuğun okulu sevmesi için kendini evdeki gibi özgür ve rahat hissetmesi çok önemli.</p>
<p>Ayrıca  sabahları ağlayarak gelen çocuklar için bir ödül sistemi geliştirebilirler. Örneğin; sabah ağlamadan gelen çocuklara kartondan kesilmiş bir kelebek ya da çiçek arkadaşları karşısında verilebilir ve bu konu hakkında motive edici şekilde konuşulabilinir. Okula ağlamadan gelen çocuğa bir kahraman gibi davranıldığı için, çocuk bu davranışından dolayı gurur duyar ve övgüler almak için ağlamadan gelmeye başlar, bir kaç  hafta sonra okula tamamen alışmış olurlar.</p>
<p>Bu stratejiler çocuğunun özelliklerine, şartlarına göre değişebilir. Bu konuda öğretmen ve bir pedagogla işbirliği için çalışabilir.</p>
<p>İlköğretime yeni başlayan çocukların tepkileri nasıldır ve  bu dönemde  anne baba çocuğa nasıl yaklaşmalı?</p>
<p>Çocukların ilkokula başlama tepkisi okula başlamadan önceki yaşam deneyimleriyle ilgilidir. Daha önce anaokuluna giden ve okulu seven çocuklar büyüklerin  okuluna gideceğim diye heycan duyarken; anaokulunda tatsız günler geçiren çocuklar okula gitmek istemeyebilir.</p>
<p>Anaokuluna hiç gitmemiş çocuk için ise çevrenin yorumları (olumlu veya olumsuz) etkilidir. Bu nedenle anne babanın, yakın çevrenin  okulla ilgili  yorumlarına dikkatli olmalı.  “Artık sen büyüdün, çocuk değilsin, ders çalışacaksın, öğretmenin sözünü dinleyeceksin, artık oyun, tv, pc..vb. yok” gibi sözlerle okulun başlamasıyla sorumlulukların artacağı, sıkıcı bir hayatın başlayacağı mesajları çocukta okul fobisine neden olur. Çocuk okula zorunlu olduğu için değil, istediği için gitmesi için ortam hazırlanmalı.</p>
<p>Diğer hatalı  tutum ise anne babanın, çevrenin birden bire çocuk hakkındaki beklentilerin arttırmasıdır. Çocuk henüz üç ay  gibi kısa bir süre önce anaokulunda oyuncaklarıyla oynarken, üç ay sonra artık “oyun çocuğu” olmaktan çıkıyor ve bir yetişkin gibi davranması bekleniyor. Sorumlulukları arttırılıyor, ders çalış gibi emirler;  tv yok gibi yasaklar artıyor ve eğlenceli etkinliklere kısıtlama getiriliyor. Oysa çocuk hala oyun çocuğu ve oyun oynamaya , eğlenceli vakit geçirmeye  ihtiyacı var. Bu nedenle anne babalar  çocuklarının okul dışında eğlenceli vakit geçirmesine fırsat vermeli ve ev ödevleri yapmaları için baskı uygulamamalıdır.</p>
<p>Anne babanın yaptığı başka bir hata ise “ okuma-yazma öğren” baskısı ve çocuğu arkadaşlarıyla karşılaştırması. Sevgili anne babalar çocuğuzun kendini hazır hissetiğinde okuma-yazmayı öğrenecektir. Bunun için ne siz strese girin, ne de çocuğunuzu bu strese sokup okuldan soğumasına neden olun. Ben ilkokul 2. sınfın 2. dönemi okuma-yazmayı öğrenmiştim ama ilk sene ilk dönem okuma-yazmayı öğrenen arkadaşlarım liseyi bile okumadı. Çocuğunuzun zekâsını ve akademik başarısını okuma-yazmayı öğrenme hızıyla ölçmeyin, arkadaşlarıyla karşılaştırmayın ve çocuklarınızın çocukluğunu doya doya yaşamasına izin verin.</p>
<p>Kısacası ilk sene anne babanın yaklaşımı, öğğretmenin tutumu çocuğun okulu sevmesinde çok önemli rol oynuyor. Eğer ilk sene çocuk okuldan soğursa bu geleçekteki akademik başarısınıda etkiliyebilir ve kendine güvenmeyen, başarısızlığa alışan, ders çalışmak istemeyen bir çocuk olmasına neden olabilir. Bırakın çocuğunuz ders çalışmak istediğinde çalışsın, konuşmak istediğinde okul hakkında konuşsun. Her an her yerde konu okul ve dersler olmasın. Okula çocuk siz istediğniz için değil, kendi istediği için gitsin.</p>
<p>Bu dönemde öğretmenler nasıl bir yol izlemeli?</p>
<p>Öğretmenler ise ilköğretime yeni başlayan çocuklara yaklaşımında şefkatli, güler yüzlü ve anlayışlı olmalı. Derse olabildiğince eğlence katmalı, dersi oyun haline getirmeli. Ama sadece öğretmenin olumlu davranışları yeterli değil. Çocukların okuldaki başarısını artırmak, okulu sevmelerini sağlamak için eğitim sisteminde değişiklikler yapılmalı. Maalesef eğitim sistemimizde problem var. İlköğretim 3. sınıfa kadar oyun programın bir parçası olması gerekirken, anaokulundan ilköğretime çok sert bir geçiş var. </p>
<p>Liseye yeni başlayan çocuklara nelere dikkat edilmeli?</p>
<p>Bu dönem çocuk içinde sizin içinde çok kritik bir dönem; yeni bir okul, yeni ders programı, yeni sorumluluklar, yeni arkadaşlar.. Bütün bunlara alışmak zorken bir de ergenlik dönemi karmaşık duyguları ve kimlik bunalımı çocuğu hassaslaştıracaktır. Bu dönemde çocuğunuz daha hırçın davranabilir. Özellikle bu dönemde kendi adlarına karar alınmasından, arkadaşları karşısında küçük düşürülmekten ve komut almaktan hoşlanmazlar. Bu nedenle bu dönem geçene kadar anne baba çok anlayışlı olmalı, kesinlikle çocukla güç kavgasına girmemeli ve inatlaşmalılar. Eğer bu dönemde çocuğunuza nasıl yaklaşacağınız bilmiyorsanız bir uzmandan destek almanız çocuğunuzun psikolojisi açısından çok önemli.</p>
<p>Çocuklarınızın okula mutlu olması dileğiyle,</p>
<p>Pedagog Sevil Gümüş</p>
<p>Kurucu, Aile ve Çocuk Danışmanı</p>
<p>Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan İstanbul</p>
<p>GSM: 0545 788 81 52</p>
<p><a href="mailto:İnfo@pscdanismanlik.com">İnfo@pscdanismanlik.com</a></p>
<p><a href="http://www.pscdanismanlik.com/">www.pscdanismanlik.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Başlıyor! Çocuğunuzun Endişelerinin Önüne Geçin</title>
		<link>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 18:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Arkadaşlar Çocuklar okula başladıklarında, çevrelerindeki yeni arkadaşlarına karşı çekinik davranabilirler.  Bu konuda sizin tutumunuz ve yardımlarınız her şeyi değiştirecektir. Yeni arkadaşlıklar üzerinize kendi deneyimlerinizi paylaşın. Çocuğunuzun da tanıdığı kendi arkadaşlarınızla nasıl tanıştığınızı, ilk gününüzü ve sonra nasıl birlikte güzel zaman geçirdiğinizi anlatın. Yeni bir Öğretmen Okul başlamadan bir kaç gün önceden kısa bir tanışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Arkadaşlar</strong><strong><br />
</strong>Çocuklar okula başladıklarında, çevrelerindeki yeni arkadaşlarına karşı çekinik davranabilirler.  Bu konuda sizin tutumunuz ve yardımlarınız her şeyi değiştirecektir. Yeni arkadaşlıklar üzerinize kendi deneyimlerinizi paylaşın. Çocuğunuzun da tanıdığı kendi arkadaşlarınızla nasıl tanıştığınızı, ilk gününüzü ve sonra nasıl birlikte güzel zaman geçirdiğinizi anlatın.</p>
<p><strong>Yeni bir Öğretmen </strong><br />
Okul başlamadan bir kaç gün önceden kısa bir tanışma görüşmesi ayarlayın. Sınıfı ve öğretmenini, ilk gün karmaşasının farklı bir zamanda görmesi, çocukların endişelerini azaltmaya yardımcı olabilir. Yeni öğretmeni ve önünüzdeki eğitim-öğretim yılı hakkında olumlu konuşun. Sizin yaklaşımınız ona da olumlu bir bakış açısı kazandıracaktır.</p>
<p><strong>Tuvaletler </strong><br />
Okula önceden yapacağınız ziyarette, tuvaletin yerini gösterin. İlk gün, yeni öğretmeninden çekindiği için tuvaletin yerini soramayabilir ve kazalar yaşanabilir. Ayrıca alttan çıt çıtlı body, dar kilotlu çoraplar gibi tuvalet ihtiyacını giderirken zorluk yaratacak tarzda iç çamaşır, pantalon ve çorap gibi giysileri giydirmeyin.</p>
<p><strong>Okul Ortamı</strong><br />
Eğer çocuğunuz yeni gireceği ortam yüzünden gerginlik duyuyorsa, önceden okulda karşılaşabileceği yorumlar hakkında konuşun. Mesela, sizin çocuğunuzun dişleri erkenden dökülmüş olabilir. Çocuklar son derece acımasız eleştirmenler olabiliyorlar.  Bu yüzden alay konusu olmaması için bu konuda konuşabilir, bunun doğal bir süreç olduğunu; zamanı gelince arkadaşlarının da aynı şeyleri yaşayacağını, ve aslında onun gelişiminin yaşıtlarından daha önde olduğunu söyleyebilirsiniz. Olası sorunları önceden tahmin ederek, sosyal durumların evde pratiğini yapmak özgüven ve problem çözme becerileri için son derece faydalıdır.</p>
<p><strong>Notlar ve Akademik Başarı </strong><strong><br />
</strong>Öğretmeninin her zaman onun yanında olduğunu, onu seveceğini ve öğrenme çabalarına destek olacağını anlatın. Ayrıca eğitim dönemi boyunca ona destek olacağınızı, zaman zaman kötü notlar almanın olasılık dahilinde olduğunu bilmeli.</p>
<p><strong>Kahvaltı- Öğle Yemeği</strong><br />
Beslenme saati için sağlıklı yiyecekleri, çocuğunuzun KOLAY açabileceği kaplara koyarak çantasına koymalısınız. Plastik tüketimini azaltmakta örnek olmak için tekrar kullanılabilen kapları tercih ettiğimizi söylemeye gerek yok sanırız. Ayrıca çocukların okul yemeği hakkında aklınıza hiç gelmeyecek endişeleri olabilir. Yemeği sevmezse ne yapacağı, bitiremezse ne olacağı gibi.</p>
<p><strong>Ulaşım Servis </strong><strong><br />
</strong>Serviste kendinden daha büyük çocularla beraber seyahat edeceği için sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu konuda uyanık olun ve sık sık geri bildirim alın. Önemli uyarı: Serviste kendinden büyük çocuklar ile yaşayacağı sorunlar, okuldan soğumasına yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akran İstismarı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/akran-istismari/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/akran-istismari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 17:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların özellikle okullarda çok sık karşı karşıya kaldıkları bir durum olan akran istismarı fiziksel olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Çocuklar genel olarak 2 şekilde akran istismarına maruz kalabilirler. Bir tanesi fiziksel zorbalıktır. Tekme ya da tokat atma, itme, çekme, dürtme bu kapsama girer. Diğeri de sözel zorbalıktır. Burada da korkutma, sözle sataşma, alay etme, dalga [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların özellikle okullarda çok sık karşı karşıya kaldıkları bir durum olan akran istismarı fiziksel olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Çocuklar genel olarak 2 şekilde akran istismarına maruz kalabilirler. Bir tanesi fiziksel zorbalıktır. Tekme ya da tokat atma, itme, çekme, dürtme bu kapsama girer. Diğeri de sözel zorbalıktır. Burada da korkutma, sözle sataşma, alay etme, dalga geçme, kızdırma, tacizde bulunma, küçük düşürme, ailesine hakaret etme, arkadaşı hakkında çeşitli yerlere çeşitli sözler yazma, karşındakinin kendini kötü hissetmesine neden olacak sözler söyleme, hoşa gitmeyen isim takma, söylenti çıkarıp yayma, arkadaş grubundan dışlayarak yalnız bırakma, oyun ve diğer etkinliklere almama, engel olma ve dövme tehdidinde bulunma gibi rahatsız edici davranışlar yer alır.<br />
Neler Yapılmalı<br />
Eğitimciler ve velilerin istismarın şiddeti ve türü ne olursa olsun mutlaka ciddiye almaları ve çocuklarına istismarın hiçbir şeklinin asla kabul edilemeyeceği mesajını vermeleri gerekir. Akran istismarına uğrayan çocuklar genellikle bunu ebeveynleri ve öğretmenleri ile paylaşmama eğilimindedirler. Bu nedenle de anne babaların çocuklarını çok iyi gözlemlemeleri gerekir. Çocuklarındaki gerek davranış, gerekse duygu durumu değişikliklerine karşı dikkatli olmalarında yarar vardır. İstismara uğrayan çocukların genel olarak içe döndükleri, baş ya da karın ağrısı bahaneleri ile okula gitmemeye çalıştıkları, özgüvenlerinde de bir düşüş olduğu görülmektedir.</p>
<p>Anne babalara öneriler</p>
<p>Çocuğunuza zorbalık yapılıyorsa…</p>
<p>- Çocuğunuzun fazla hassas ya da dikkat çekmeye çalıştığı önyargısı yerine çocuğunuzu her konuyu öncelikle sizinle paylaşması için cesaretlendirin.<br />
- Çocuğunuzla birlikte bu problemi nasıl çözümleyebileceğiniz konusunda onunla işbirliği yapın.<br />
- Okulda böyle bir şeyin yeniden yaşanması halinde çocuğunuzun başvurabileceği, güven duyduğu bir öğretmen bulun.<br />
- Okulun ‘akran istismarı’ konusunda bir politikası olup olmadığını -ki her okulun aslında olması gerekir- öğrenip okulun var olan yaklaşımlarını öğrenin.<br />
- Özgüvenli olması arkadaşları ile göz teması kurabilmesi konusunda önerilerde bulunun, destek olun.<br />
- Arkadaş edinmesi için elverişli ortamlar yaratın.<br />
- Grupla dolaşmasını önerin.</p>
<p>Çocuğunuz zorbalık yapıyorsa…<br />
- Okul ile işbirliği yaparak ‘zorbalığın’ asla kabul edilemeyeceğini bildirin.<br />
- Çocuğunuzu başkalarına nasıl davranması gerektiği konusunda eğitin ve davranışlarınızla kendiniz de örnek olun.<br />
- Çocuğunuzun kendisinin ve başkalarının duygu ve düşüncelerini anlayabilmesine yardım edin.<br />
- Çocuğunuzla daha çok zaman geçirin. Çocukların arkadaşlarına zarar vermelerinin nedeni bazen kendi kaygı ve korkuları olabilir. Çocuğunuza yakınlaşmanız onun kaygı ve korkularını sizinle paylaşmasını böylece de problemli davranışların ortadan kalkmasını sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/akran-istismari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaokulu Seçiminde Dikkat Etmeniz Gerekenler</title>
		<link>http://www.annelerle.com/anaokulu-seciminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/anaokulu-seciminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 21:17:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eda GOKDUMAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşeyazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=941</guid>
		<description><![CDATA[Anaokulları; çocuğun büyürken daha keyifli vakit geçirmesi, yetenek ve becerilerinin ortaya çıkarılarak oyunla öğrenmesi, diğer çocuklarla ve yetişkinliklerle birlikte sosyalleşerek büyümesi için gerekli ortamı yaratır. Seçeceğiniz anaokulunun öncelikle neleri içermesi gerekir? Çalışma Ruhsatı:  Anaokulları, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışır. Binanın ve sınıfların yapısı, depreme dayanıklılığı, kurumun işleyişi  bu kurumlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anaokulları; çocuğun büyürken daha keyifli vakit geçirmesi, yetenek ve becerilerinin ortaya çıkarılarak oyunla öğrenmesi, diğer çocuklarla ve yetişkinliklerle birlikte sosyalleşerek büyümesi için gerekli ortamı yaratır. Seçeceğiniz anaokulunun öncelikle neleri içermesi gerekir?</p>
<p><strong><em>Çalışma Ruhsatı:</em></strong>  Anaokulları, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı olarak çalışır. Binanın ve sınıfların yapısı, depreme dayanıklılığı, kurumun işleyişi  bu kurumlar tarafından yapılan denetimlerle kontrol edilerek  çalışma belgesi izni verilir. Kurum müdürünün odasında görünür bir yerde bu belgenin asılı olması gerekiyor. Eğer böyle bir belge göremediyseniz kurum müdüründen talep edin.<br />
 <br />
<em><strong>Çalışan Personel Eğitimli mi?</strong></em> Kurum müdürünün ve çocuklarınızla ilgilenecek olan kişilerin eğitimleri ile ilgili bilgi almayı unutmayın.  Eğitimli ve deneyimli olan bir anaokulu personeli çocukla ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır ki ona gerekli olan yaklaşımı ve eğitimi verebilsin.</p>
<p><strong><em>Çocuğunuzla ilgilenecek kişiyi tanıyın:</em></strong> Kayıt yaptırdığınızda çocuğunuzla hangi öğretmenin ilgileneceğini sorun ve onunla tanışmak istediğinizi ifade edin.</p>
<p><em><strong>Anaokulunun güvenliğinin nasıl sağlandığını öğrenin:</strong></em> Anaokuluna herkes rahatlıkla girip çıkmamalıdır. Bunu sürekli olarak kontrol eden bir sistemin olması gerekmektedir. Anaokulunun kapısı her zaman kapalı olmalıdır. Çıkışlarda sadece çalışan personel daha önceden tespit edilen kişilere çocuğu teslim etmelidir.</p>
<p><em><strong>Acil durumlarda neler yapıldığı ile ilgili bilgi alın:</strong></em> Yangın, deprem vb  acil durumlarda çalışan tüm personel eğitimden geçmiş mi öğrenin. Yapılan uygulamalar hakkında bilgi alın.</p>
<p><em><strong>Gün içerisinde çocuklar ne gibi aktiviteler yapıyorlar öğrenin:</strong></em>  Her anaokulunda çocuk odaklı uygulanan bir eğitim programı vardır. Ama siz yine de nasıl bir eğitim programı uygulandığı ile ilgili bilgi isteyin.  Çocukların eğitim programları dışında yaptıkları drama, bale, satranç, yüzme, yoga gibi eğlenceli aktiviteleri de olabilir. Bu aktivitelerin hangi kişiler tarafından verildiğini ve bu kişilerin eğitim durumları hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu kişilerin de çocuk psikolojisi ve gelişimi hakkında da bilgi sahibi olması gerekir.</p>
<p><strong><em>Çocuklarla yeterince ilgileniliyor mu?</em></strong> Genel konular hakkında bilgi alırken sezgileriniz çok önemli. Siz oradayken çevrenizi, çevrenizdeki kişilerin çocuklarla ilişkilerini, konuşma biçimlerini ve davranışlarını gözlemleyin. Size bilgi veren kişinin konu ile ilgili net ve açıklayıcı bilgiler vermesi önemlidir. </p>
<p><em><strong>Anaokulunda bir psikolog ya da pedagog danışmanlık yapıyor mu? </strong></em>Çocukların gelişimlerinin gözlemlenmesi, bu gelişimlerin olumlu ya da olumsuz sonuçlarının sizlerle paylaşılması,  yaşanan olumsuz durumlarda destek vermesi ya da sizi gerekli kurumlara yönlendirmesi önemlidir.</p>
<p><strong><em>Alıştırma döneminde ne tür uygulamalar yapılıyor?</em></strong> Her çocuğun anaokuluna başlangıç döneminde verdiği tepkiler farklıdır. Bazı çocuklar kolay uyum sağlarken bazı çocuklar evden ya da anne-babadan ayrılmakta güçlük çekebilir. Bu doğal bir süreçtir. Bu süreç aşamasında neler yapıldığı hakkında bilgi alın.</p>
<p><strong><em>Yemek menüsünü kimler hazırlıyor?</em></strong> Menülerin çocuk beslenmesine göre ayarlaması gereklidir. Örnek bir menü isteyebilirsiniz. Bir diyetisyen ya da çocuk doktoru  tarafından hazırlanan bir  içerik çok daha yararlıdır.</p>
<p><em><strong>Günlük kayıtlar tutuluyor mu? </strong></em>Çocuğunuzun yaptıkları ile ilgili olarak kısaca o gün neler yaptı, neler yedi ya da olağanüstü bir durum yaşandı mı  gibi kısa bir iletişim postasının olup olmadığını öğrenin.</p>
<p><em><strong>Sınıf özellikleri neler?</strong></em> Çocuğunuzun sınıfı yeterli genişlikte mi, havalandırma nasıl sağlanıyor, yaşına uygun materyaller var mı,  sınıf kaç kişiden oluşacak, sınıfındaki  çocukların yaşları ( ay olarak farklı olabilir ) aynı mı öğrenin.</p>
<p>Eğer anaokulunun bu gerekli bilgileri içerdiğini düşünüyorsanız ve kayıt yaptırma kararınız vermişseniz sizin neler yapmanız gerektiği ile ilgili ayrıntılı bilgi isteyebilirsiniz. <br />
www.edagokduman.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/anaokulu-seciminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Anaokuluna Başlıyor</title>
		<link>http://www.annelerle.com/cocugum-anaokuluna-basliyor/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/cocugum-anaokuluna-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 21:15:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eda GOKDUMAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşeyazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=939</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun aileden ayrı kalmayı başardığı bu ilk sosyalleşme sürecinin başarı ile tamamlanması çok önemlidir. Zamanında başarılmamış olan gelişimsel aşamalar ilerleyen dönemlerde  daha  zor başarılmakta,  psikolojik olarak çocuğu daha olumsuz etkilemekte ve sağlıklı gelişimi olumsuz etkileyerek diğer gelişim alanlarına da zarar verdiği gözlenmektedir. Okula uyum sürecinde aile ve okul birlikte çalışmalıdır. Aile ve okul tarafından uygulanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğun aileden ayrı kalmayı başardığı bu ilk sosyalleşme sürecinin başarı ile tamamlanması çok önemlidir. Zamanında başarılmamış olan gelişimsel aşamalar ilerleyen dönemlerde  daha  zor başarılmakta,  psikolojik olarak çocuğu daha olumsuz etkilemekte ve sağlıklı gelişimi olumsuz etkileyerek diğer gelişim alanlarına da zarar verdiği gözlenmektedir.</p>
<p>Okula uyum sürecinde aile ve okul birlikte çalışmalıdır. Aile ve okul tarafından uygulanan davranış biçimleri aynı olmalıdır.</p>
<p>Uyum süreci; bilişsel süreç  ve davranışsal süreç olarak iki aşamalı yapılmalıdır .</p>
<p>1) Bilişsel Süreç;  Aile ; çocuk anaokuluna başlamadan önce  çocuğu  okul ve orada karşılaşacağı durumlarla ilgili bilgilendirmelidir. Başlangıç aşamasında yanında ve güvende olacağı hissettirilmelidir. Aksi halde çocuk, annesinin onu bırakıp gideceği, yalnız kalacağı duygusunu yaşar. Bu duygu uyum sürecine zarar verir. “Okula gideceksin, sen artık büyüdün” ifadesi bazı çocuklarda endişe yaratabiliyor. Bu nedenle okul kelimesinden çok “oyun oynanılan yer” ifadelerinin kullanılması daha  yararlıdır.</p>
<p>2) Davranışsal Süreç; Çocukla okula gitmeden önce öğretmeni ile tanışmanız ,çocuğunuzun kişilik özelikleri , sevdiği oyunlar, hassas olduğu konular ile ilgili bilgi vermeniz de çok yararlıdır. Öğretmen; bu bilgilere sahip olursa çocukla daha kısa ve hızlı bir şekilde iletişim kuracaktır. Bilişsel süreçte okulla ilgili genel fikre sahip olan çocuğunuz artık okulu görmeye daha fazla hazırdır. O gün uykusuz olmamasına , hasta olmasına ve farklı bir stresel süreç yaşamamasına dikkat etmelisiniz. Aksi halde yaşanılan huzursuzluk okul kavramı ile birleşecek ve okula uyumunu  zorlaştıracaktır.</p>
<p>İlk Gün!  İlk karşılaşma anında ; öğretmeni ile sıcak iletişim en önemlisidir. Bunun için kontrol çocukta olmalı ve  güven duygusunun geliştirilmesine başlanmalıdır. İlk gün  sıkılmaması çok önemli olduğundan  okulda geçirilen süre çok uzun olmamalıdır. Yemek ve uyku gibi aktiviteler ertelenmelidir. Aksi halde çocuk  okulla ilgili yemek yedirilen ya da uyutulan bir yer düşüncesine sahip olacaktır. Çocuğun yanında olan kişi ( anne, bakıcı , anneanne) ; öğretmenle kaynaşmanın sağlanması için mekansal olarak biraz uzakta durabilir. Bu konuda öğretmen  aileyi çocuğun beklentilerine göre yönlendirmelidir.</p>
<p>Başarılı geçen ilk günün ardından ; keyifli bir eve dönüş süreci okulla ilgili olumlu düşünceleri pekiştirecektir. Evde ; öğretmenin ismi  ve okulda yapılan  aktiviteler hatırlatılabilir. İkinci gün ; süre biraz daha uzatılır . Gün içerisindeki gereksinimlerin karşılanmasında öncelik öğretmenindir. Eğer çocuk istemezse bu konuda zorlanmamalıdır .<br />
     <br />
Ayrılma sürecine ; çocuk kadar anne de  hazır olmalıdır. Anne endişelerini hissettirdiği ve çocuktan aşama aşama  uzaklaşmadığı sürece çocuğun okula uyumu zorlaşacaktır. Eğer çocuk anneye çok fazla bağlıysa, anne duygusal olarak hazır değilse alıştırma aşamasında bir başkası görev almalıdır.<br />
                        <br />
Uyum sürecinde; birkaç hafta süren huysuzluk ve uykusuzluk dönemleri yaşanabilir. Anneye bağımlılık artabilir. İştah azalabilir ve uyku düzeni bozulabilir. Gece korkulu rüyalar görülebilir. Bu  davranışlar oldukça doğal  tepkilerdir. Çocuk  uyum sağlamaya başladıkça ortadan kalkacağından endişelenilmemelidir.  Sorun uzun süre devam ederse okul psikoloğu ile görüşülmesi ya da dışarıdan bir uzman desteği alınması yararlı olacaktır.<br />
Ailenin kararlı olması ve okulla uyum içerisinde çalışması çok önemlidir. Endişeler okul psikoloğu, pedagogu , yönetim ve öğretmen  ile paylaşılabilir.</p>
<p>Her çocuğun okula uyum süresi birbirinden farklıdır.  Bu nedenle başka çocuklarla asla kıyaslanmamalıdır. Bu süreç çocuğun kişilik yapısına ve ailenin yetiştirme biçimine göre değişebilmektedir.</p>
<p>Okul öncesi dönem; bir çocuğun gelişiminde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle başarılamamış  her uyum süreci  çocuğun gelişimine zarar verecektir. Bu dönemde çocuğa anlayış ve sabır gösterilmelidir. Zorlama  biçimindeki davranışlar çocuğun duygusal gelişimine ve psikolojisine zarar verir . Bu nedenle okul seçerken ; okulda bir pedagog ve psikoloğun varlığına dikkat etmelisiniz.</p>
<p>Psikolog Eda Gökduman<br />
<a href="http://www.edagokduman.com/">www.edagokduman.com</a></p>
<p> </p>
<p>Yazarımız Eda Gökduman a soru sormak için <a href="http://www.edagokduman.com/sorucevap.aspx" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/cocugum-anaokuluna-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun İlk Okul Deneyiminde Dikkat Etmeniz Gerekenler</title>
		<link>http://www.annelerle.com/cocugunuzun-ilk-okul-deneyiminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/cocugunuzun-ilk-okul-deneyiminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 21:04:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eda GOKDUMAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşeyazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=931</guid>
		<description><![CDATA[İlk deneyimlerin başarılı geçmesi çocuğun  psikolojisi, gelişimi  ve gelecek yaşantıları  açısından oldukça önemlidir. İlk okula  başlayacak  olan birçok  çocuk bazı endişelere sahiptir.  “ Okul dedikleri nasıl bir yerdir? , Annem de okula gelecek mi?, Oradaki çocuklar neler yapar?, Neden okula gidiyorum?, Okulda annem olmadan tuvaletimi nasıl yapacağım?” Tüm bu soruların cevapları çocuğa okula başlamadan önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk deneyimlerin başarılı geçmesi çocuğun  psikolojisi, gelişimi  ve gelecek yaşantıları  açısından oldukça önemlidir.</p>
<p>İlk okula  başlayacak  olan birçok  çocuk bazı endişelere sahiptir.  “ Okul dedikleri nasıl bir yerdir? , Annem de okula gelecek mi?, Oradaki çocuklar neler yapar?, Neden okula gidiyorum?, Okulda annem olmadan tuvaletimi nasıl yapacağım?”</p>
<p>Tüm bu soruların cevapları çocuğa okula başlamadan önce verilmeli ve gerekli açıklamalar yapılmalıdır. Aksi halde çocuk  neyle karşılaşacağını bilemeyecek , yaşadığı zorluklar karşısında çözümler geliştiremeyecektir.    Bu travmatik bir sürecin  ya da okul fobisinin başlangıcını oluşturabilir.</p>
<p>Anaokulu süreci yaşayan bir çocuğun ilk okula başlama serüveni daha başarılı geçer.  Çünkü okul öncesi dönemde annesiz olmayı öğrenebilmiştir. Arkadaş, öğretmen, sınıf, servis, kurallar  kavramlarına aşina olmuş kendi  gereksinimlerini  giderebilme becerilerini kazanmıştır.  Bu çocuklarda kendine güven duygusu daha fazladır , buna bağlı olarak  problemlerini çözme becerilerini öğrenmiştir.</p>
<p>İlk okula hazırlık   önce bilişsel süreçle başlamalıdır. Çocuk okul hakkında ve orada nelerle karşılaşacağı ile ilgili   bilgilendirilmelidir. Okulun sadece ders yapılan bir yer olmadığı , orada da oyun oynayacağı, arkadaşları ve öğretmeni ile güzel vakit geçireceği ifade edilmelidir. Bazı aileler okul dönemi başlamadan önce çocuğun sorumluluk alması için yanlış ifadeler kullanabilmektedir.  En sık karşılaştığımız örnekler;    “Okul başlayınca her şey daha farklı olacak.., akşamları seninle ders çalışacağız.., bu kadar çok oyun oynamak yok artık..” gibi ifadelerle çocukları endişelendirmekte ve mutsuz ederek okulun yaşamına kötü şeyler getireceği gibi bir düşünce geliştirmesine neden olmaktadır.  Konuşulması gereken konunun içeriği ; okulun eğlenceli ve keyifli bir yer olduğu, orada onu seven öğretmeni ve arkadaşları olacağı, çok yararlı  bilgiler öğreneceği  şeklinde olmalıdır.  Bu çocuğu daha çok heyecanlandırır ve  okula daha çok gitme isteği uyandırır.  Gün içerisinde sık sık bu konuşmaların yapılması çocuğu sıkabilir ve endişelerini arttırabilir. Bunun için uygun zamanı seçmeniz  gerekir. Siz konuşurken sıkıldığını hissettiğiniz anda konuyu geçin ve daha keyifli bir sohbetle konuşmaya devam edin.</p>
<p>Okul ile ilgili olarak zihninde güzel düşünceler oluşan çocuk  davranışsal hazırlık sürecine geçmeye hazırdır. Bu süreçte ; eğitim süreci başlamadan çocuk okulunu, sınıfını, okula giden yolu, mümkünse öğretmenini ve birkaç arkadaşını  görmesi sağlanmalıdır.  Eğitim süresinde içinde bulunacağı ortamı  ve iletişim halinde olacağı kişileri görmek çocuğu rahatlatacaktır.</p>
<p>Okula başlamak ile ilgili tüm endişeleri ortadan kalkan ve “okul nasıl bir yerdir ?” bu konuda genel bir fikre sahip olan çocuk ilk okula gitmeye hazırdır diyebiliriz. Tüm  bu davranış biçimlerini uygulamış olsanız da; çocuğunuz ortalama bir hafta &#8211; on gün  doğal bir uyum süreci geçirecektir.  Bu aşamada size soruları devam edebilir ve bazı endişelere sahip olabilir. Uyku düzeni ve iştah düzeni bozulabilir. Sabırla sorularını cevaplayın  ve ona güven verin.</p>
<p>Öğretmeni ile kuracağınız iletişim de çok önemlidir. Çocuğunuzun genel kişilik özellikleri hakkında bilgi verirseniz öğretmen daha hızlı bir şekilde çocuğu tanır ve gereksinimleri konusunda ona yardımcı olur. Özel bir problemi söz konusu ise bunu kesinlikle atlamamalısınız.</p>
<p>Birçok ailenin yaptığı en büyük hatalardan biri de ilk günlerden itibaren çocuğu yoğun bir çalışma temposuna sokmaktır. Okuldan geldikten sonra ders çalıştırma,  hemen verilen ödevleri yaptırma ve bu konuda sohbetler.. Bu davranış biçimi çocuğu sıkar ve okuldan &#8211; derslerden daha çok uzaklaştırır. Çünkü bu yaş dönemindeki bir çocuk hala oyun çağındadır. Oyun onun için önemlidir. Yapılması gereken en sağlıklı davranış; okuldan geldiğinde önce yapmak istediklerini yapmasını sağlamak, sizlerle vakit geçirmek, sonrasında belirlenen uygun saatte  eğlenceli çalışma ortamları yaratmaktır.</p>
<p>Keyifle , eğlenerek yapılan her şey kişide  daha çok istek uyandırır.  Özellikle söz edilen bir çocuksa başarı daha hızlı gelecektir .</p>
<p>Psk Eda Gökduman<br />
<a href="http://www.edagokduman.com/">www.edagokduman.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/cocugunuzun-ilk-okul-deneyiminde-dikkat-etmeniz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anaokuluna Başlama Yaşı Ka&#231; Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/anaokuluna-baslama-yasi-ka-olmalidir/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/anaokuluna-baslama-yasi-ka-olmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 19:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Belgin TEMUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Pedagog]]></category>
		<category><![CDATA[3 yaş öcesi yuva]]></category>
		<category><![CDATA[3– 6 yaş dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Aileler çocukları için anaokulu seçerken nelere dikkat etmelidir?]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[anaokulu özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anaokuluna Başlama Yaşı Kaç Olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Belgin Temur]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk davranışsal problem]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gelişimi kitap]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk okul]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk okula başlama]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk psikolojil olgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sosyal psikolojik özellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yetenek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar sosyal bir ortam]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların zihinsel]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal ve sosyal gelişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim özellik]]></category>
		<category><![CDATA[mavi pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[okul problem]]></category>
		<category><![CDATA[okula alışma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal psikolojik özellik]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/anaokuluna-baslama-yasi-ka-olmalidir/</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar sosyal bir ortama uyum sağlayabilecek psikolojik olgunluğu ortalama 3 yaşını doldurduklarında kazanmaktadırlar. Bu nedenle de bu yaştan itibaren bir sosyal kuruma devam etmeleri uygun olmaktadır. Daha öncesinde tek bir kişinin sürekli ilgisine ihtiyaç duyarlar ve bu ilgiyi paylaşabilecek olgunluğa erişmemişlerdir. Bu nedenle 3 yaş öncesi yuvaya gönderilen çocuklarda sıklıkla yuvaya uyum problemleri yaşanmaktadır.  Anaokulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Çocuklar sosyal bir ortama uyum sağlayabilecek psikolojik olgunluğu ortalama 3 yaşını doldurduklarında kazanmaktadırlar. Bu nedenle de bu yaştan itibaren bir sosyal kuruma devam etmeleri uygun olmaktadır.</p>
<p align="justify">Daha öncesinde tek bir kişinin sürekli ilgisine ihtiyaç duyarlar ve bu ilgiyi paylaşabilecek olgunluğa erişmemişlerdir. Bu nedenle 3 yaş öncesi yuvaya gönderilen çocuklarda sıklıkla yuvaya uyum problemleri yaşanmaktadır. </p>
<p align="justify">Anaokulu ne gibi özelliklere sahip olmalıdır? Aileler çocukları için anaokulu seçerken nelere dikkat etmelidir?</p>
<p align="justify">3– 6 yaş dönemi çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimleri için en önemli dönemdir. Çocuklar öncelikle gelişimlerinin bir özelliği olarak sosyalleşmek, başka çocuklarla bir arada olmak ihtiyacındadırlar. Yuvalar çocukların paylaşma, bir arada olma, birlikte hareket edebilme ve oyun oynama ihtiyacını karşılarlar. Becerileri ve zihinsel kapasiteleri birbirine denk olan yaşıtlarıyla bir arada olmak çocukların yaşayarak öğrenmelerini sağlar ve sosyal paylaşımın öğrenilmesinde etkilidir. Bu nedenle de anaokulu ve yuvaların çocukların bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimlerini ve dil gelişimlerini destekleyici bir program uygulamaları ve bu programı uygun koşullarda sunmaları gerekmektedir. Çocukların tüm gelişim alanlarını destekleyen bir program hazırlanmalı ve bu program çocukların keyifle ve ilgilerini çekebilecek şekilde takip etmelerini sağlayacak bir içerikte hazırlanmalıdır. Çocukların var olan ilgi ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik değişik aktivitelerin sunulması önemlidir. Çocuklar hem eğlenmeli, hem öğrenmeli hem de yeni ilgi alanları bulmalıdırlar. Öğrenirken eğitim hayatlarının temeli olan birlikte hareket edebilme, grupla birlikte karar alabilme, sıra bekleme, kendini grup içinde ifade edebilme, ihtiyaçlarını ifade etme, belirlenen kuralları öğrenme ve bu kurallara-sınırlara uyma gibi becerileri kazanmaları da önemlidir. Çocukların yaşlarına uygun olarak gerekli kavramları (renk, şekil, sayı vb), el becerilerini, sosyal becerileri öğrenmeleri evden çok yuva ortamında mümkün olmaktadır. Yuvada tüm bu bilgi ve becerilerin belli bir sıra ile öğretilmesi söz konusudur. Programın uygulanması aşamasında yuva personelinin deneyim ve eğitimleri de çok önemli olmaktadır. Anaokulunda daimi bir pedagog veya çocuk gelişimi konusunda deneyimli bir psikoloğun bulunması yuva seçiminde birinci koşul olmalıdır. Çocukların becerilerinin ve gelişimlerinin takibini yapabilmek ve olası bir aksaklıkta aileyi uyarabilmek çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü olası bazı problemler erken yaşta keşfedildiklerinde hızlıca çözümlenebilmekte aksi halde uzun yıllar süren, eğitim hayatını ve çocuğun sosyal hayatını etkileyen başka zorluklara dönüşebilmektedirler. Ayrıca her çocuk zaman zaman bazı sıkıntılar yaşayabilmekte bu sıkıntılar değişik şekillerde ifade edilmektedirler. Çocuklardaki bu belirtileri ve değişiklikleri dikkatle gözlemlemek ve başka bir problemin işareti olduğunu keşfedebilmek uzmanlık ve deneyim gerektirmektedir. Ayrıca ailelerin çocukların eğitimi ve gelişimi konusunda ve uygun disiplin yöntemleri konusunda yönlendirilmeleri ve desteklenmeleri önemlidir. Bu nedenle de yuva personelinin pedagoji eğitimli olması büyük önem taşımaktadır. Temizlik ve fiziksel ortam zaten anne-babaların dikkat ettikleri ve fark etmekte zorlanmadıkları özelliklerdir. Burada da dikkat edilmesi gereken şey fizik ortamın nasıl düzenlendiğidir. Örneğin çocuklar hangi aktivite sırasında nerede bulunuyorlar? Bu ortamlar o aktivitenin rahatça gerçekleşmesi için uygun ortamları mı? (örneğin boya yapılan yerde zeminin halı olması hem çocukların rahatı hem de hijyen açısından uygun olmayabilir) Merdivenler ne kadar korunaklı? Bahçe ve bahçedeki oyun malzemeleri tüm çocukların kullanımına açık mı ve çocuk sayısına oranlandığında yeterli mi? Oyuncak çeşitliliği var mı? Hangi malzemeler kullanılıyor? Boyalar vs çocukların ağzına almaları durumunda zararlı olabilecek nitelikte mi? Oyuncaklar ve diğer eğitim malzemeleri gerçekten kullanılıyorlar mı? Serbest oyun zamanlarında ve bahçe saatinde çocuklarla ilgilenen personel sayısı da önemlidir. Çünkü çocuklar açık alanda daha hareketli olmakta ve zarar görme olasılıkları artmaktadır. Bu nedenle bahçe saatlerinde ve hareketli oyunlar sırasında normalde var olan öğretmen ve eğitimci sayısının takviye edilmesi önemli olmaktadır.</p>
<p align="justify">Çok önemli bir konu da sınıf mevcududur. Okul öncesi sınıflar 3 yaşta 10–12 civarı olmalıdır. Daha fazla sayıda çocuk için tek öğretmen yeterli olmamaktadır. 4 ve 5 yaş grubunda bu sayının biraz daha üzerine çıkılabilir. Ancak ilkokul sınıfları gibi kalabalık ortamlarda çocukların bir arada düzen içinde bulunmalarını sağlamak güç olacağından ister istemez daha sıkı bir disiplin uygulanmaya çalışılacak bu da çocukların ihtiyaç duydukları rahatlık ve ilgi ihtiyaçları ile ters düşecektir.</p>
<p align="justify">Anaokulu çocuğa neler öğretir? İlerideki akademik ve sosyal yaşamına ne tür katkıları olur?</p>
<p align="justify">Anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimdir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi, sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği, tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği ilk ortamdır. Çocuk yuvaya giderek öncelikle düzen öğrenir. Her gün aynı saatte kalkıp, aynı düzen içinde okuluna gitmektedir. Bu ev yaşamında da düzen sağlar. Belirli bir saatte yatmayı, düzenli olarak kahvaltı etmeyi öğrenir. Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur. Arkadaşlarını aramaya, onlar tarafından aranmaya başlar. Arkadaşlık ve arkadaşlarıyla paylaştıkları önemli olmaya başlamıştır. Anne-babası dışında öğretmeni ve okuldaki arkadaşları hayatında önemli olmaya başlarlar. Başka insanlarla ilişki kurmayı ve sürdürmeyi öğrenir. Evde ortaya çıkan sorunlarda sorun çözmek zorunda kalmayabilir ancak yuvada örneğin oyuncağını paylaşması gerektiğinde uygun yöntemle yaklaşamazsa hayal kırıklığı yaşayabilir ve bu yolla zaman içinde problem çözmeyi öğrenir. Kabul görmek, kabul etmek gibi sosyal kavramlar gelişmeye ve önem kazanmaya başlar. Yaşayarak, deneyerek öğrenme fırsatı elde eder. Her tür bilgi grupla etkileşim halinde öğretilmektedir ve mümkün olduğunca çocukların birçok duyusuna hitap edebilecek bir öğretim planı uygulanır. Bu nedenle çocuğa evde öğretilen sistemsiz ve düz bir bilgiye oranla çok daha kalıcı ve muhakemeye olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanmaktadır. Bu tarz öğrenme çocukta sürekli bir öğrenme isteği ve ihtiyacı yaratmaktadır.</p>
<p align="justify">Tüm bu bilgi ve deneyimin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi için bu yılların çok önemli yıllar oluşudur. Bu dönemde edinilen bilgiler hem çok kolay öğrenilmekte hem kalıcı olmakta ve öğrenme alışkanlığı geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Anaokuluna giden çocukların gitmeyenlere oranlar ilkokulda çok daha uyumlu ve başarılı oldukları bilinmektedir. Ayrıca sosyal uyum ve arkadaşlık geliştirme becerileri açısından okul öncesi eğitim almış olan çocuklar çok daha şanslı olmaktadırlar. Okul öncesi eğitimin başka bir önemi de çocukların gelişimlerinin takip edilmesidir. Çünkü anne-babalar çocuklarının gelişim alanlarını dikkatle takip edebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayabilirler. Ayrıca her çocuk gelişiminin bazı alanlarında sorunlar yaşayabilir, ileriki yaşlarda yaşaması olası bazı problemlere ait ipuçları verebilir. Bu belirtileri fark etmenin ve en uygun müdahalenin ne olduğuna karar vermenin en iyi yolu çocuğun anaokulu gibi yapılandırılmış bir ortamda düzenli şekilde takip edilmesidir.</p>
<p align="justify">Anaokuluna başlayan çocuklara aileler nasıl davranmalıdır?</p>
<p align="justify">Anaokuluna başlama hem aile için hem de çocuk için çok önemli bir ilk adımdır. Aileler birçok kaygı yaşamaktırlar. Özellikle de anneye fazla bağımlı olan ve evde kural öğretilmemiş, sorumluluk verilmemiş olan çocuklar için anne-babalar daha fazla kaygı duymaktadırlar. Çünkü genellikle bu çocuklar daha fazla uyum problemi yaşamaktadırlar. Çocuklar becerileri gelişmeye başladığı dönemden itibaren kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için teşvik edilmelidirler. Ayrıca, yemek, uyku, temizlik vb gibi konularda kurallar öğretilmelidir. Çocuk 2 yaşından itibaren yavaş yavaş nerede nasıl davranması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. İstenen davranışlarla istenmeyen davranışların farkını öğrenmeye başlamalıdır. Burada tutarlılık önemlidir. İstenen davranışı karşısında her zaman olumlu         bir ilgi alması çocuğu bu şekilde davranmaya isteklendirecektir. İsteklerinin makul ölçülerde karşılanması, bazı isteklerinin karşılanamayacağını bilmesi gerekmektedir. Aksi halde anne-babanın her talebi karşılayan tavrını çocuk girdiği her ortamda bekleyecek ve sonunda hayal kırıklığına uğrayarak yuvaya gitmek istemeyecektir.</p>
<p align="justify">Öncesinde kural ve sınır öğretilen, sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen ve anne ile bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık özelliğini kazanan bir çocuk yuvaya başlamak konusunda pek bir sorun yaşamayacaktır.</p>
<p align="justify">Anne-babanın çocuğun gideceği yuvayı çocuk olmadan seçmeleri ve karar verdikten sonra çocuğu götürmeleri uygundur. Çünkü seçme kararı çocuğa verildiğinde bizim için önemli olmayan ölçütler çocuklar için önemli olabilir ve belki de pek uygun olmayan bir yuvayı çocuğumuz istediği için seçmek zorunluluğu oluşabilir. Biz de bunun etkisinde kalabiliriz.</p>
<p align="justify">Çocuk için uygun yuvaya karar verdiğimizde çocuğa bundan sonra oyun oynayabileceği, arkadaş edineceği ve yeni bilgiler edineceği bir okula gideceği söylenmelidir ve bir gün sadece ziyarete gidilmelidir. Ziyaret saatinin çocukların eğlenceli bir aktivite saati olması yararlı olabilir. Tüm yuvayı gezdikten ve kendi öğretmenini tanıştırdıktan sonra yuva yetkilisi çocuğa yuva hakkında bilgiler verebilir. İlk gün fazla kalınmadan dönülmelidir. Özellikle 3 yaşındaki çocuklar için çocuk istekli de ilk hafta günde 1–2 saatten fazla yuvada kalmaması uygun olmaktadır. İkinci hafta 3–4 saate çıkarılabilir. Mümkün ise dönem boyunca, değilse hiç değilse 2 ay boyunca çocuğun yarım gün yuvaya devamı daha uygun olmaktadır. Çünkü 3 yaş grubu çocuklar için tüm gün program psikolojik olgunlaşmalarının yetersizliği nedeniyle fazla yoğun gelebilmektedir.</p>
<p align="justify">Yeni başladığı dönemde çocuğa fazla soru sormak, yuvayı fazla övmek, ne yediğiyle fazla ilgilenmek, sık sık yuvaya gidip bakmak çocuğun uyumunu bozabilmektedir. Çocukla ilgili bilgileri çocuğunuz yanınızda değilken yuva yetkilisinden almalısınız. Çocuğu sorularla bunaltmak yerine kendi anlattığı bir şey olursa onu dinleyip, ne kadar takdir ettiğinizi ve okula başladığı için onunla ne kadar gurur duyduğunuzu belirtebilirsiniz.<br />
Her şey yolunda gidiyor görünürken bile bir gün birden bire çocuğunuz yuvaya artık gitmek istemediğin belirtebilir. Paniğe kapılmadan sıkıntısının ne olduğun anlamaya çalışmalısınız. Çünkü çocukların yuvaya gitmek istememeleri genellikle yuva ile ilgili bir sorun olmamaktadır. Bazen yeni bir kardeşin geliyor olması, bazen anne ile ilgili sıkıntılar, bazen evde olan bir huzursuzluk gibi birçok neden çocuğun yuvaya gitmek istemediğin belirtmesine neden olabilmektedir. Bu durumda yuvadaki uzmanlarla görüşüp onlardan yardım almalısınız.</p>
<p align="justify">Anaokuluna gitmekten korkma, ağlama, hatta sabahları mide bulantısı hissetme gibi davranışlar normal mi? Anne-babalar bu gibi davranışlar karşısından nasıl bir tutum içine girmeliler?</p>
<p align="justify">3 yaşını doldurmuş bir çocuğun yuvaya gidebilmek için gerekli psikolojik olgunluğa sahip olması beklenmektedir. Ancak bazı çocuklar annelerinde ayrışmakta güçlükler yaşayabilmekte ve bu nedenle de yuvaya gitmeye aşırı direnç gösterebilmektedirler. Hatta bu direnç aşırı ağlama, kusma gibi uç sonuçlara neden olabilmektedir. Tepkilerin bu derece aşırı olması çocuğun başka ciddi sıkıntılar yaşadığının bir göstergesidir ve ancak profesyonel bir yardım alınması koşuluyla bu problemin üstesinden gelinebilir. Bu durumda yuvadaki uzmanlar ile klinik ortamda çalışan uzmanın işbirliği ile bu problem çözülebilmektedir. Ailenin bu konuda eğitilmesi ve çocuğun psikolojik olgunlaşmasının desteklenerek aile ile işbirliğinin sağlanması gerekmektedir. Bazen anne-babalar çareyi çocuğu okuldan almakta ve yuvaya verme kararını ileri bir zamana ertelemektedirler. Böyle bir erteleme genellikle çözüm olmamaktadır ve bu çocuklar ilkokula başladıklarında da benzer belirtiler göstermektedirler. Problem ne kadar erken çözülürse o kadar kolay olmakta ve çocuk bu durumun olumsuz etkilerine daha az maruz kalmaktadır.</p>
<p align="justify">Okulöncesi eğitimde anaokulundaki eğitmenler ne gibi vasıflara sahip olmalıdır?</p>
<p align="justify">            Anaokulunda çalışan öğretmen, yönetici ve çocuklarla teması olan her türlü personelin pedagojik bir eğitimden geçmiş olması önemlidir. Çünkü çocuklar için yuva içinde gördüğü ve temas ettiği herkes ve her şey okulu temsil etmektedir. Benzer bir dilin kullanılması, ses tonunun çocukları rahatsız edecek şekilde kullanılmaması, güler yüzlü olunması, mümkün olduğunca bakımlı ve temiz bir görünümde olunması çocuklar için önem taşımaktadır. Özellikle öğretmenlerin çocukların duygularını anlamak konusunda yetenekli olmaları, empati duygusuna sahip olmaları, problem çözme yeteneğine sahip olmaları, oyuna, dramatizasyona yatkın olmaları, kendi duygularını iyi ifade edebilmeleri, düzgün bir diksiyona sahip olmaları önemlidir. Ayrıca sürekli çocuklarla bir arada olmak en az çocuklar kadar oyunu ve oyuncağı sevmeyi gerektirir. Sadece psikoloji veya pedagoji eğitimi almış olmak anaokulu öğretmeni olmak için yeterli olmamaktadır. Anaokulu öğretmeni olacak kişinin, kişiliğinin de çocuklar gibi coşkulu ve eğlenceli olması gerekmektedir.</p>
<p align="justify">Her çocuk mutlaka anaokuluna gitmeli midir? Eğer gidemiyorsa anne-baba neler yapmalıdır?</p>
<p align="justify">            3 yaşından itibaren her çocuğun anaokuluna gitmesi önerilmektedir. Ülkemizde birçok devlet okulunun anasınıfı mevcuttur ve her geçen gün de yaygınlaşmaktadır. Ancak çevresinde anaokulu bulunmayan ailelerin okul öncesi döneme ait çocuk yayınlarını takip etmelerinde yarar vardır. Anaokulları için üretilen ünite dergileri veya kavram öğreten ve birçok beceriyi geliştiren birçok yayın mevcuttur. Bunları takip edip günlük bir program dahilinde çocukların masa başında çalışmaya alıştırılmaları, el becerilerinin geliştirilmesi ve mümkün olduğunca yaşıtlarıyla bir arada oyun oynama olanağı sağlanması gerekmektedir. Ayrıca çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda anne-babalar için hazırlanmış yayınların okunması, anne-babalara çocuğun eğitimi sırasında ortaya çıkabilecek olası problemlerle baş etme becerisi kazandıracaktır. Okumak, öğrenmek, çalışmak konusunda anne-babanın çocuğa örnek olması ve çocukta öğrenme isteği uyandırması önemlidir. Ülkemizde birçok çocuk eline kalemi ilkokula başladığı gün almaktadır. Çocukların öğrenebilmeleri ve beceri geliştirebilmeleri için onlara fırsat verilmesi, teşvik edilmesi ve örnek olunmasının önemi unutulmamalıdır. Çocukların çok küçük yaşlarından itibaren onların becerilerini geliştirecek oyun malzemelerinin alınması-sağlanması önemlidir. Anne-babaların çocukların gelişim dönemlerindeki zihinsel ihtiyaçları konusunda bilgilenmeleri ve bu konuda bol bol okumaları gerekmektedir. Ancak bu yolla çocukları için en uygun oyun malzemesini bulabilirler ve onları kendi ilgileri ve becerileri doğrultusunda eğitebilirler.</p>
<p align="justify">Hazırlayan Uzm. Pedagog Belgin Temur</p>
<p align="justify">Mavi Pedagojik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi<br />
Ayşeçavuş Cad. Akyıldız Apt. No: 30 Daire:6<br />
SUADİYE &#8211; İSTANBUL<br />
Tel: (0216) 362 87 72 &#8211; (0216) 362 81 69<br />
Tel: (0533) 713 47 86</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/anaokuluna-baslama-yasi-ka-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

