<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelerle &#187; İlk Öğretim</title>
	<atom:link href="http://www.annelerle.com/kategori/okul-hayati/ilk-ogretim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annelerle.com</link>
	<description>Anne ve Çocuk</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Apr 2011 19:17:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Sınav kaygısı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/sinav-kaygisi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/sinav-kaygisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 18:16:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ALES]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[LGS]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSYS]]></category>
		<category><![CDATA[SBS]]></category>
		<category><![CDATA[sınav kaygı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav kaygısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav kaygısı üstesinde gelme]]></category>
		<category><![CDATA[sınav kaygısını atlatmaları için methodlar]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Psikolog Aslı Akkan]]></category>
		<category><![CDATA[YGS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=3447</guid>
		<description><![CDATA[Öğrencilerin okula ilk başladıkları günden itibaren sürekli bir hazırlık halinde olmaları ve sürekli sınavlara tabi tutulmaları sınav kaygısına neden oluyor. Öğrencilerin sınav öncesinde yaşadıkları stresin oluşturduğu karmaşık fizyolojik ve duygusal tepkilerin tümünü kapsayan sınav kaygısını atlatmaları için bazı özel methodlar bulunuyor. SBS, LGS, ÖSYS, ALES, YGS ve bunlar gibi daha birçok kısaltmanın öğrencilerin gündemini tamamen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrencilerin okula ilk başladıkları günden itibaren sürekli bir hazırlık halinde olmaları ve sürekli sınavlara tabi tutulmaları sınav kaygısına neden oluyor. Öğrencilerin sınav öncesinde yaşadıkları stresin oluşturduğu karmaşık fizyolojik ve duygusal tepkilerin tümünü kapsayan sınav kaygısını atlatmaları için bazı özel methodlar bulunuyor.</p>
<p>SBS, LGS, ÖSYS, ALES, YGS ve bunlar gibi daha birçok kısaltmanın öğrencilerin gündemini tamamen işgal ettiği günler artık kapıda. Bu üç dört harften oluşan sınav adı kısaltmaları, yüzlerce öğrencinin hayatındaki önemli mihenk taşlarını oluşturmak üzere. Uzun süredir bu sınavlara çalışmanın ve bu sınavların tarihlerinin yaklaşıyor olmasının sonucunda da bu öğrencilerin gözle görülür şekilde endişe hali yaşıyor olmaları olasıdır. Bu öğrencilerin girecekleri sınavların sonucunda elde edecekleri akademik başarı ya da başarısızlığın hayatlarına getiri/götürülerini yorumlamaları sonucunda sınav öncesinde yaşadıkları stresin oluşturduğu karmaşık fizyolojik ve duygusal tepkilerin tümüne “sınav kaygısı” denilir.</p>
<p>Öğrencilerin yaşadığı sınav kaygı belirtileri üç ana grupta toplanılabilir. Bunlar:<br />
•Duygusal Belirtiler: Sinirlilik, endişe/kaygı, panik, güvensizlik, çaresizlik, bunaltı/sıkıntı hissiyatı, karamsarlık, vb.<br />
•Zihinsel (Davranışsal Belirtiler): Unutkanlık, konsantrasyon/dikkat güçlüğü. Kaçınma davranışları (ders çalışmayı erteleme ve bahaneler uydurma gibi), kaçma davranışları (sınavı bitirmeme gibi), vb.<br />
•Fiziksel (Psiko-somatik Belirtiler): Çarpıntı, nefes darlığı, uyku düzensizliği, iştah artışı/azalması, titreme, baş dönmesi, ateş basması, bulantı, kusma, ishal, kan basıncının artış, vb.</p>
<p>Yukarıda anlatılan sınav kaygı belirtilerinin yaşanmasının öncelikli nedeni, sınavın kendisinden ziyade sınavla ilgili yapılan yorumlarının öğrencinin davranışlarını etkilemesidir. Bunu biraz açacak olursak, sınav kaygısı yaşayan öğrenci:</p>
<p>•Performansı ile ilgili olumsuz beklentilerde olabilir. (“Ben yeterince iyi değilim,” “Yeterince zeki olmadığımdan yapamayacağım.” vb.)<br />
•Sınava yanlış/olumsuz anlam yükleyebilir ve/veya kendini alternatifsiz bırakabilir. (“Bu sınavı geçmezsem hayatım bitecek,” “Bu sınav benim ne kadar zeki ve başarılı bir öğrenci olduğumu gösterecek,” vb.)<br />
•Önceki deneyimlerdeki fizyolojik tepkilerin tekrarlayacağı korkusu yaşayabilir. (“Daha öncekiler gibi ellerim titriyor, başım ağrıyor, midem bulanıyor. Yine başarısız olacağım,” vb.)<br />
•Başkalarıyla kendini kıyaslama içine girebilir. (“Herkes benden daha iyi,” “Ayşe kesin yine benden daha iyi not alacak,” vb.)<br />
•Çevrenin kendisini yargılama endişesi yaşayabilir. (“Bu sınavı geçemezsem aileme rezil olurum,” “Eğer başaramazsam, herkes ne düşünür,” vb.)</p>
<p>Sınav kaygısı yaşayan öğrenci olumsuz düşünce yapısı dışında da belli başlı bir kaç sebep dolayısıyla bu endişeyi deneyimliyor olabilir. Bunlar:<br />
•Sınava gerçekten hazırlanmamış olmak<br />
•Fizyolojik ihtiyaçların karşılanmamasına bağlı olarak düşük performansla sınava girecek olmak (Bir gece öncesinde alkol kullanmış olmak, uyumamış olmak vb.)<br />
•Ailesinden/çevresinden başarılı olmasına dair baskı altında tutulmak olabilir.</p>
<p>Yaşanan bu kaygı ile başa çıkma methodlarını ise sınav öncesinde ve sırasında yapılabilecekler olarak ikiye ayırılabilir.</p>
<p>Sınav öncesinde kullanılabilecek methodlar:<br />
•Zihinsel Methodlar:<br />
•Öğrencinin kendini ve yeteneklerini tanıması ve olası beklentiler içine girmesi. (Bunun sağlıklı bir şekilde yapılması sınava mümkün olduğunca iyi hazırlanılmasına ve sınav konusuyla ilgili bilgiden emin olunması ön koşuluyla gerçekleşir.)<br />
•Sınava yüklenen anlamın netleştirilmesi ve seçeneksizliğin önlenmesi (Bu sene sınavı kazanamazsam bir sonraki sene tekrar girebilirim veya diğer alternatiflerim şunlar şunlar olabilir gibi)<br />
•Meli/ Malı düşünce kalıplarının farkına varılıp yeniden yapılandırılması (Sınavı kazanmalıyım yerine sınavı kazanmak istiyorum vb.)<br />
•Bedensel Methodlar:<br />
•Solunum Egzersizleri: Bir uzmandan öğrenilebilecek ve bedenin rahatlamasını sağlayacak methodlardır<br />
•Gevşeme Egzersizleri: Yine bir uzmandan öğrenilebilecek ve bedenin rahatlamasını sağlayacak methodlardır<br />
•Fizyolojik ihtiyaçların karşılanması: Düzenli uyku, beslenme, spor yapma vb</p>
<p>Sınav sırasında uygulanabilecek başaçıkma methodlarının başlıcaları ise:<br />
•Konsantre olmak<br />
•Süreyi iyi kullanmayı hedeflemek<br />
•Heycanlandığı hissedildiğinde veya bir soru karşısında zorlanıldığında panik yapmak yerine başka bir soruya geçilmesi ve bu rahatsız edici duygunun kısa bir süre içinde geçeceğine inanılması<br />
•Sınavda kolay gelen kısımların önce yapılması<br />
•Fiziksel olarak rahat olmak (Kıyafetlerin ona göre ayarlanması, kaygı hissedildiği anda kısa bir nefes egzersiziyle kaygının azaltılması, vb.)olarak sıralanabilir.</p>
<p>Son olarak unutmamalıyız ki, sınav kaygısı öğrenilen bir davranış biçimidir. Kaygı ile ilgili öğrenilen bu bilgi yeniden yapılandırılarak kaygı ortadan kaldırılabilir. Yukardaki öneriler uygulandığı halde öğrenci hala sınav kaygısı ile ilgili bir sıkıntı yaşıyorsa bir uzmandan yardım alması yararlı olacaktır. Böyle durumlarda uzman, danışanının çarpıtılmış düşünce kalıplarıyla Bilişsel Davranışçı methodlarla ve travmatik anıları ile onları tekrar yapılandıran sistemlerle çalışılacaktır. Her ne kadar bu methodlar kısa sürede etkin sonuçlar veriyorsa da, uzmanlardan alınacak yardımın öğrencinin sınav tarihinin en az bir ay öncesinden başlamış olması tercih edilmelidir.</p>
<p>Amerikan Hastanesi<br />
Psikoloji Bölümü<br />
Uzman Psikolog Aslı Akkan</p>
<p><a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m108.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-3448" title="m" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m108-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/sinav-kaygisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okula Atılan İlk Adım</title>
		<link>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 18:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=981</guid>
		<description><![CDATA[Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir. Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir.</p>
<p>Okulların açıldığı Eylül ayı, bazı çocuklar için heyecan ve mutluluk sebebi olurken, okula yeni başlayan minikler için korkutucu olabilir. Anne baba olarak bu dönemde çocuğa doğru yaklaşmak geleceği için çok önemlidir.</p>
<p>Aile ve Çocuk Danışmanı Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Sevil Yavuz ile çocukların okul öncesi psikolojik durumları, anne babanın bu durumdaki yaklaşımları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Sevil Yavuz sorularımızı cevaplarken şu konulara değindi.</p>
<p>Okul öncesi eğitime yeni başlayan çocukların tepkileri nasıldır?</p>
<p>Okula öncesi eğitme yeni başlayan çocuklar, ilk aylarda okula alışmakta zorlanabilirler. Aileden sonra ilk defa sosyal bir çevreye giren çocuk, anne babanın bölünmeyen ilgisine sahipken, öğretmenin en az 10’a bölünmüş ilgisiyle yetinmek zorunda kalır; ilk defa kurallarla tanışır, bütün günü günlük plana ve öğretmenin komutlarına göre yaşar ve her istediğini yapamaz. İlk zamanlarda buna alışmak çocuğa zor geldiğinden, okula gitmemek için stratejiler geliştirebilir.</p>
<p>Bunlardan en çok bilineni sabah evden ayrılırken ağlamak, kendini yerden yere atmaktır. Amaç okula gitmemek için anne babayı ikna etmektir. Eğer bu işe yaramazsa daha ileri gider ve  “anne, sen beni sevmiyorsun okula gönderiyorsun” ya da “artık seni sevmiyorum, senden nefret ediyorum çünkü beni okula gönderiyorsun” gibi sözlerle duygusal baskı uygulayabilirler.</p>
<p>Bütün bu tepkiler ilk defa okulla tanışan bir çocuk için çok normal olup, okula alışma sürecinin bir aşamasıdır.  Çocuğunuza nasıl yaklaşmanız gerektiğiniz biliyorsanız endişelenecek bir şey yok Fakat bu durumla başa çıkamıyorum derseniz bir pedagogdan yardım alabilirsiniz.</p>
<p>Okula alışma sürecinde anne baba çocuğa nasıl davranmalı?</p>
<p>Öncelikle anne baba kararlı olmalı, kendinden emin ve tutarlı davranmalı. Çocuk ne kadar ağlarsa ağlasın anne baba üzüldüğünü belli etmemeli ve teselli etmeye çalışmamalı. Ağlama krizi yaşayan çocuğa aşırı şefkat gösterilirse; çocuk daha fazla ağlayacak, kendini yerden yere atacaktır. Yüz ifadesinden anne babanın üzüldüğünü gören çocuk bunu çok iyi kullanır. Bu nedenle anne baba ses tonuyla, yüz ifadesiyle “okula gönderme konusunda” ne kadar kararlı olduklarını göstermeliler.</p>
<p>Bunun yanı sıra çocuğun “siz beni sevmiyorsunuz beni okula gönderiyorsunuz” gibi sözlerine üzülmeyin çünkü gerçek değil. Bu durumda tutarlı tavrınızı koruyun ve  “seni çok sevdiğimiz için diğer arkadaşların gibi okulda eğlenceli vakit geçirmeni istiyoruz.” gibi cümlelerle rahat bir şekilde, üzüldüğünüzü belli etmeden cevap verin.</p>
<p>Okula yeni başlayan çocuğa yapılan diğer hatalı yaklaşım ise her fırsatta okul hakkında konuşmaya çalışmaktır. İlk günler çocuk eve girer girmez “okulda bugün ne yaptın”, “okul nasıldı” gibi sorularla çocuğu bunaltmayın. Çocuk, okul hakkında soru sormadıkça, konuşmadıkça bu konuyu açmayın.  Ayrıca okulun ne kadar güzel bir yer olduğunu inandırmaya çabalamayın bunu kendisi fark etsin. Bu sözler çocuğu bunaltabilir ve okuldan soğumasına neden olabilir. Kısacası kendinizden emin, rahat ve tutarlı davrandıkça çocuğun okula alışması uzun sürmeyecektir.<br />
 </p>
<p>Okul öncesi dönemde öğretmenin tutumu nasıl olmalıdır?</p>
<p>Okulun, ilk haftaları program ağır olmamalı. Programda kurallı oyun yerine, serbest zaman etkinliklerine; sakin oyun yerine, daha fazla eğlenceli, aktif oyunlara yer verilmeli. Öğretmenler, çok kurallı otoriter olmamalı; çocuğun yaptığı bazı olumsuz davranışlarını görmemezlikten gelmeli ve çocukları ilk günden kurallarla sıkmamalı. Çünkü çocuğun okulu sevmesi için kendini evdeki gibi özgür ve rahat hissetmesi çok önemli.</p>
<p>Ayrıca  sabahları ağlayarak gelen çocuklar için bir ödül sistemi geliştirebilirler. Örneğin; sabah ağlamadan gelen çocuklara kartondan kesilmiş bir kelebek ya da çiçek arkadaşları karşısında verilebilir ve bu konu hakkında motive edici şekilde konuşulabilinir. Okula ağlamadan gelen çocuğa bir kahraman gibi davranıldığı için, çocuk bu davranışından dolayı gurur duyar ve övgüler almak için ağlamadan gelmeye başlar, bir kaç  hafta sonra okula tamamen alışmış olurlar.</p>
<p>Bu stratejiler çocuğunun özelliklerine, şartlarına göre değişebilir. Bu konuda öğretmen ve bir pedagogla işbirliği için çalışabilir.</p>
<p>İlköğretime yeni başlayan çocukların tepkileri nasıldır ve  bu dönemde  anne baba çocuğa nasıl yaklaşmalı?</p>
<p>Çocukların ilkokula başlama tepkisi okula başlamadan önceki yaşam deneyimleriyle ilgilidir. Daha önce anaokuluna giden ve okulu seven çocuklar büyüklerin  okuluna gideceğim diye heycan duyarken; anaokulunda tatsız günler geçiren çocuklar okula gitmek istemeyebilir.</p>
<p>Anaokuluna hiç gitmemiş çocuk için ise çevrenin yorumları (olumlu veya olumsuz) etkilidir. Bu nedenle anne babanın, yakın çevrenin  okulla ilgili  yorumlarına dikkatli olmalı.  “Artık sen büyüdün, çocuk değilsin, ders çalışacaksın, öğretmenin sözünü dinleyeceksin, artık oyun, tv, pc..vb. yok” gibi sözlerle okulun başlamasıyla sorumlulukların artacağı, sıkıcı bir hayatın başlayacağı mesajları çocukta okul fobisine neden olur. Çocuk okula zorunlu olduğu için değil, istediği için gitmesi için ortam hazırlanmalı.</p>
<p>Diğer hatalı  tutum ise anne babanın, çevrenin birden bire çocuk hakkındaki beklentilerin arttırmasıdır. Çocuk henüz üç ay  gibi kısa bir süre önce anaokulunda oyuncaklarıyla oynarken, üç ay sonra artık “oyun çocuğu” olmaktan çıkıyor ve bir yetişkin gibi davranması bekleniyor. Sorumlulukları arttırılıyor, ders çalış gibi emirler;  tv yok gibi yasaklar artıyor ve eğlenceli etkinliklere kısıtlama getiriliyor. Oysa çocuk hala oyun çocuğu ve oyun oynamaya , eğlenceli vakit geçirmeye  ihtiyacı var. Bu nedenle anne babalar  çocuklarının okul dışında eğlenceli vakit geçirmesine fırsat vermeli ve ev ödevleri yapmaları için baskı uygulamamalıdır.</p>
<p>Anne babanın yaptığı başka bir hata ise “ okuma-yazma öğren” baskısı ve çocuğu arkadaşlarıyla karşılaştırması. Sevgili anne babalar çocuğuzun kendini hazır hissetiğinde okuma-yazmayı öğrenecektir. Bunun için ne siz strese girin, ne de çocuğunuzu bu strese sokup okuldan soğumasına neden olun. Ben ilkokul 2. sınfın 2. dönemi okuma-yazmayı öğrenmiştim ama ilk sene ilk dönem okuma-yazmayı öğrenen arkadaşlarım liseyi bile okumadı. Çocuğunuzun zekâsını ve akademik başarısını okuma-yazmayı öğrenme hızıyla ölçmeyin, arkadaşlarıyla karşılaştırmayın ve çocuklarınızın çocukluğunu doya doya yaşamasına izin verin.</p>
<p>Kısacası ilk sene anne babanın yaklaşımı, öğğretmenin tutumu çocuğun okulu sevmesinde çok önemli rol oynuyor. Eğer ilk sene çocuk okuldan soğursa bu geleçekteki akademik başarısınıda etkiliyebilir ve kendine güvenmeyen, başarısızlığa alışan, ders çalışmak istemeyen bir çocuk olmasına neden olabilir. Bırakın çocuğunuz ders çalışmak istediğinde çalışsın, konuşmak istediğinde okul hakkında konuşsun. Her an her yerde konu okul ve dersler olmasın. Okula çocuk siz istediğniz için değil, kendi istediği için gitsin.</p>
<p>Bu dönemde öğretmenler nasıl bir yol izlemeli?</p>
<p>Öğretmenler ise ilköğretime yeni başlayan çocuklara yaklaşımında şefkatli, güler yüzlü ve anlayışlı olmalı. Derse olabildiğince eğlence katmalı, dersi oyun haline getirmeli. Ama sadece öğretmenin olumlu davranışları yeterli değil. Çocukların okuldaki başarısını artırmak, okulu sevmelerini sağlamak için eğitim sisteminde değişiklikler yapılmalı. Maalesef eğitim sistemimizde problem var. İlköğretim 3. sınıfa kadar oyun programın bir parçası olması gerekirken, anaokulundan ilköğretime çok sert bir geçiş var. </p>
<p>Liseye yeni başlayan çocuklara nelere dikkat edilmeli?</p>
<p>Bu dönem çocuk içinde sizin içinde çok kritik bir dönem; yeni bir okul, yeni ders programı, yeni sorumluluklar, yeni arkadaşlar.. Bütün bunlara alışmak zorken bir de ergenlik dönemi karmaşık duyguları ve kimlik bunalımı çocuğu hassaslaştıracaktır. Bu dönemde çocuğunuz daha hırçın davranabilir. Özellikle bu dönemde kendi adlarına karar alınmasından, arkadaşları karşısında küçük düşürülmekten ve komut almaktan hoşlanmazlar. Bu nedenle bu dönem geçene kadar anne baba çok anlayışlı olmalı, kesinlikle çocukla güç kavgasına girmemeli ve inatlaşmalılar. Eğer bu dönemde çocuğunuza nasıl yaklaşacağınız bilmiyorsanız bir uzmandan destek almanız çocuğunuzun psikolojisi açısından çok önemli.</p>
<p>Çocuklarınızın okula mutlu olması dileğiyle,</p>
<p>Pedagog Sevil Gümüş</p>
<p>Kurucu, Aile ve Çocuk Danışmanı</p>
<p>Adres: Çam Sok. N0: 30/1 Emirgan İstanbul</p>
<p>GSM: 0545 788 81 52</p>
<p><a href="mailto:İnfo@pscdanismanlik.com">İnfo@pscdanismanlik.com</a></p>
<p><a href="http://www.pscdanismanlik.com/">www.pscdanismanlik.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/okula-atilan-ilk-adim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Başlıyor! Çocuğunuzun Endişelerinin Önüne Geçin</title>
		<link>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 18:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Öncesi Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Arkadaşlar Çocuklar okula başladıklarında, çevrelerindeki yeni arkadaşlarına karşı çekinik davranabilirler.  Bu konuda sizin tutumunuz ve yardımlarınız her şeyi değiştirecektir. Yeni arkadaşlıklar üzerinize kendi deneyimlerinizi paylaşın. Çocuğunuzun da tanıdığı kendi arkadaşlarınızla nasıl tanıştığınızı, ilk gününüzü ve sonra nasıl birlikte güzel zaman geçirdiğinizi anlatın. Yeni bir Öğretmen Okul başlamadan bir kaç gün önceden kısa bir tanışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Arkadaşlar</strong><strong><br />
</strong>Çocuklar okula başladıklarında, çevrelerindeki yeni arkadaşlarına karşı çekinik davranabilirler.  Bu konuda sizin tutumunuz ve yardımlarınız her şeyi değiştirecektir. Yeni arkadaşlıklar üzerinize kendi deneyimlerinizi paylaşın. Çocuğunuzun da tanıdığı kendi arkadaşlarınızla nasıl tanıştığınızı, ilk gününüzü ve sonra nasıl birlikte güzel zaman geçirdiğinizi anlatın.</p>
<p><strong>Yeni bir Öğretmen </strong><br />
Okul başlamadan bir kaç gün önceden kısa bir tanışma görüşmesi ayarlayın. Sınıfı ve öğretmenini, ilk gün karmaşasının farklı bir zamanda görmesi, çocukların endişelerini azaltmaya yardımcı olabilir. Yeni öğretmeni ve önünüzdeki eğitim-öğretim yılı hakkında olumlu konuşun. Sizin yaklaşımınız ona da olumlu bir bakış açısı kazandıracaktır.</p>
<p><strong>Tuvaletler </strong><br />
Okula önceden yapacağınız ziyarette, tuvaletin yerini gösterin. İlk gün, yeni öğretmeninden çekindiği için tuvaletin yerini soramayabilir ve kazalar yaşanabilir. Ayrıca alttan çıt çıtlı body, dar kilotlu çoraplar gibi tuvalet ihtiyacını giderirken zorluk yaratacak tarzda iç çamaşır, pantalon ve çorap gibi giysileri giydirmeyin.</p>
<p><strong>Okul Ortamı</strong><br />
Eğer çocuğunuz yeni gireceği ortam yüzünden gerginlik duyuyorsa, önceden okulda karşılaşabileceği yorumlar hakkında konuşun. Mesela, sizin çocuğunuzun dişleri erkenden dökülmüş olabilir. Çocuklar son derece acımasız eleştirmenler olabiliyorlar.  Bu yüzden alay konusu olmaması için bu konuda konuşabilir, bunun doğal bir süreç olduğunu; zamanı gelince arkadaşlarının da aynı şeyleri yaşayacağını, ve aslında onun gelişiminin yaşıtlarından daha önde olduğunu söyleyebilirsiniz. Olası sorunları önceden tahmin ederek, sosyal durumların evde pratiğini yapmak özgüven ve problem çözme becerileri için son derece faydalıdır.</p>
<p><strong>Notlar ve Akademik Başarı </strong><strong><br />
</strong>Öğretmeninin her zaman onun yanında olduğunu, onu seveceğini ve öğrenme çabalarına destek olacağını anlatın. Ayrıca eğitim dönemi boyunca ona destek olacağınızı, zaman zaman kötü notlar almanın olasılık dahilinde olduğunu bilmeli.</p>
<p><strong>Kahvaltı- Öğle Yemeği</strong><br />
Beslenme saati için sağlıklı yiyecekleri, çocuğunuzun KOLAY açabileceği kaplara koyarak çantasına koymalısınız. Plastik tüketimini azaltmakta örnek olmak için tekrar kullanılabilen kapları tercih ettiğimizi söylemeye gerek yok sanırız. Ayrıca çocukların okul yemeği hakkında aklınıza hiç gelmeyecek endişeleri olabilir. Yemeği sevmezse ne yapacağı, bitiremezse ne olacağı gibi.</p>
<p><strong>Ulaşım Servis </strong><strong><br />
</strong>Serviste kendinden daha büyük çocularla beraber seyahat edeceği için sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu konuda uyanık olun ve sık sık geri bildirim alın. Önemli uyarı: Serviste kendinden büyük çocuklar ile yaşayacağı sorunlar, okuldan soğumasına yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/okul-basliyor-cocugunuzun-endiselerinin-onune-gecin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Derslerinde Problem Yaşıyor</title>
		<link>http://www.annelerle.com/cocugum-derslerinde-problem-yasiyor/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/cocugum-derslerinde-problem-yasiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 21:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eda GOKDUMAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Köşeyazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Okul Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=937</guid>
		<description><![CDATA[Anne –babalar  çocuklarının ders başarısı  ve öğrenme becerilerinde belirgin problemlerle sıklıkla karşılaşmaktadır. Çocuk;  belirli alanlarda belirgin bir yetersizlik gösterdiği  tespit edildiğinde bir uzmandan bu durumun  bir öğrenme bozukluğu olup olmadığının araştırılması gerekir. Öğrenme bozuklukları ; Matematik Bozukluğu Okuma Bozukluğu Yazılı anlatım bozukluğu Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu olarak  tanımlanmaktadır. Matematik bozukluğunda ; çocuk  yaşından, zeka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne –babalar  çocuklarının ders başarısı  ve öğrenme becerilerinde belirgin problemlerle sıklıkla karşılaşmaktadır. Çocuk;  belirli alanlarda belirgin bir yetersizlik gösterdiği  tespit edildiğinde bir uzmandan bu durumun  bir öğrenme bozukluğu olup olmadığının araştırılması gerekir.</p>
<p>Öğrenme bozuklukları ;</p>
<p>Matematik Bozukluğu<br />
Okuma Bozukluğu<br />
Yazılı anlatım bozukluğu<br />
Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu olarak  tanımlanmaktadır.</p>
<p>Matematik bozukluğunda ; çocuk  yaşından, zeka düzeyinden ve  aldığı eğitimden beklenen düzeyde matematik becerilerini yerine getirmekte güçlük çekmektedir. Bu becerileri yeterli düzeyde yerine getirememenin çocuğun günlük yaşantısını  olumsuz etkilediği gözlemlenmektedir. İşlem yapmakta zorlanır. Sayıları, sembolleri, çarpım tablosunu kavramakta güçlük çeker. Problem çözerken yapılacak işlemlerde  zorlanır. Bu duruma duygusal bir problem eşlik etse de  matematik becerilerinde problemler çok daha fazladır.</p>
<p>Okuma Bozukluğu gösteren çocuklarda yine  yaşından, zeka düzeyinden ve aldığı eğitimden beklenen düzeyde  okuma becerilerini gösterememe belirgin düzeyde söz konusudur. Bu becerilerdeki yetersizlik çocuğun günlük yaşantısını olumsuz düzeyde etkilemeye devam etmektedir. Yavaş okuma, sesleri ve bazı harfleri öğrenmede güçlük, heceleme de hatalar, yanlış sözcük kullanma, hece atlama gibi hatalar belirgindir.</p>
<p>Yazılı anlatım bozukluğunda da çocuğun aldığı eğitim düzeyi  , kronolojik yaşı  ve sahip olduğu zeka düzeyinden beklenen düzeyde  yazma becerilerinde bir yetersizlik söz konusudur. Yavaş yazma  belirgindir. Yazıları okunaksızdır, yaşından beklenen düzeyde düzgün yazamamaktadır. Bazı harfleri ters yazma, harfleri atlama, sürekli yanlış yazma, ters yazma gibi hataları sıklıkla tekrarlar.<br />
Okula giden çocuk bu alanlarda zorluk yaşadığında aile ile çatışmaları gittikçe artmaktadır. Ailenin böyle durumlarda bunun bir bozukluk olduğunu fark etmelidir. Aksi takdirde çocuk zorlanmaya devam edecektir. Uzmanın yapacağı standart testlerle bu bozuklukların hangi alanlarda  ve hangi düzeyde olduğunun tespit edilerek gerekli tedavi sürecinin başlaması gerekmektedir. Bu tespit  ve tedavi çalışmaları  uzman tarafından titizlikle yapılmalıdır. Tedavi tıbbi, eğitimsel , psikolojik ve aile desteği ile devam eder.</p>
<p>Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar genellikle ders çalışmayı sevmez. Ödevlerini yapmaz . Dikkat süresi  yaşından beklenenden daha kısadır. Yalnız çalışmak istemez ve sürekli bir kişinin yönlendirmesini bekler. Kitap okumayı sevmez okurken de sıkılır. Odasını düzenleme, planlamada güçlük çeker. Yönleri  sürekli olarak karıştırır.  Saati   ve zamanı ( dün , yarın, bugün  gibi ) sürekli olarak karıştırır. Kendisini ifade etmede güçlük çeker. Dil becerileri zayıftır. Bir olayı anlatmakta güçlük çekebilir.<br />
Psikolog Eda Gökduman<br />
<a href="http://www.edagokduman.com/">www.edagokduman.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/cocugum-derslerinde-problem-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

