<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Annelerle &#187; Bebeğim Geldi</title>
	<atom:link href="http://www.annelerle.com/kategori/anne-ve-bebek/bebegim-geldi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.annelerle.com</link>
	<description>Anne ve Çocuk</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Apr 2011 19:17:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Prematüre Bebekler ve Körlük</title>
		<link>http://www.annelerle.com/premature-bebekler-ve-korluk/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/premature-bebekler-ve-korluk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 18:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gözyaşı kanalı tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek şaşılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekler prematüre ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekleri prematüre doğan ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerin göz muayenesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerin göz muayenesi ne zaman yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk gözyaşı kanalı tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[düşük doğum ağırlıklı bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Körlük]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre Bebekler ve Körlük]]></category>
		<category><![CDATA[Prematüre retinopatisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=3205</guid>
		<description><![CDATA[İnsanların hayatlarında en mutlu olduğu anların başında, anne baba olduklarını öğrendikleri ve bebeklerini kucaklarına aldıkları an gelir. Bebekleri prematüre doğan ebeveynler için ise yorucu bir maraton başlar. Onlar için en önemli şey bebeğin yaşamasıdır. Gelişen tıp teknolojisi sonucunda geçmişe oranla daha çok bebek yaşatılıyor. Ancak bu olumlu gelişme beraberinde, erken teşhis edilmediği taktirde her iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların hayatlarında en mutlu olduğu anların başında, anne baba olduklarını öğrendikleri ve bebeklerini kucaklarına aldıkları an gelir. Bebekleri prematüre doğan ebeveynler için ise yorucu bir maraton başlar. Onlar için en önemli şey bebeğin yaşamasıdır. Gelişen tıp teknolojisi sonucunda geçmişe oranla daha çok bebek yaşatılıyor. Ancak bu olumlu gelişme beraberinde, erken teşhis edilmediği taktirde her iki gözde de körlüğe yol açan Prematüre Retinopatisi hastası bebeklerin sayısında da artışa neden oluyor. Hastalığın körlüğe dönüşmesini engellemenin tek yolu ise erken teşhis ve tedaviden geçiyor. Hastanelerimiz bu tedavi için gerekli tüm teknolojik donanıma sahiptir.</p>
<p>Prematüre retinopatisi nedir?<br />
Bebeklerin gözlerindeki damarlar, doğuncaya kadar gelişir. Erken doğan bebeklerde bu gelişme tamamlanmadığı için doğduktan sonra da devam eder. Prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen, gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olur. Bunun sonucunda ise damarlanması tamamlanmamış bir kısım bebeklerin retinalarında kısaca ROP olarak tabir edilen, Prematüre Retinopatisi hastalığı meydana gelir. Erken dönemde tedavi edilmezse her iki gözde de körlüğe yol açar. Hastalığa yakalanan bebek sayısındaki yükselişe rağmen Türkiye’de sadece çok az sayıda hastanede tedavi yapılabiliyor.</p>
<p>Prematüre retinopatisi en çok hangi bebeklerde görülür?<br />
Normal bir gebelik 40 hafta ya da 280 gün sürer. Eğer 37 hafta tamamlanmadan önce doğum gerçekleşirse bebek prematüre kabul edilir. 2.500 gramdan az doğan bebeklere ise düşük doğum ağırlıklı bebek denir. Bu bebeklerin üçte ikisi prematüredir. Normalde bebeklerin gözlerindeki damarlar doğuncaya kadar gelişmeye devam eder. Erken doğan bebeklerde bu gelişme tamamlanmadığı için doğduktan sonra da sürer. Prematüre bebekleri yaşatmak için yüksek konsantrasyonlarda verilen oksijen gözdeki damarların anormal gelişmesine sebep olur.</p>
<p>Prematüre Retinopatisi’nin en sık görüldüğü grup 1.000 gramın altında doğanlardır. Bu nedenle 1500 gramın altında ve 32’inci haftadan önce doğmuş tüm bebeklerin mutlaka ROP muayenesinin yapılması gerekmektedir. Yeni doğan bebekler konusunda ROP’un erken tanısı ve tedavisi uzmanlaşmış çocuk doktorları ve oftalmalogların birlikte çalışması ile mümkündür. Ayrıca, bebeklerde rastlanan akciğer, kalp damar rahatsızlıkları, ağır enfeksiyonlar ve beyinde yaşanabilecek problemlerin de retinopati riskini arttırmaktadır. Erken teşhiste tedavisi olup, geç kalındığı zaman her iki gözde de körlüğe neden olur.</p>
<p>Bebeklerin göz muayenesi ne zaman yapılmalıdır?<br />
Doğumdan sonra 4-6 hafta arasında mutlaka göz muayenesinin yapılması gerekmektedir. Yani bebeğin 36. Haftadan önce mutlaka göz muayenesinin yapılması gerekir. Hafif düzeyden ağıra doğru beş evresi bulunan ROP tedavisindeki başarının, hastalığın evresiyle ilintilidir, ilk iki evresinde takip yeterli olup, üçüncü evreden itibaren ise lazer ve krio tedavisine başlanılması gerekmektedir. Çünkü bu tedavi üçüncü evrede yapılır ve bu evrede sonuç alınır. Dördüncü ve beşinci evrelerde yapılması zorunlu cerrahi müdahalede ise başarılı sonuç elde edilmiyor. Yeni doğan tüm bebeklerin ilk bir ay içinde göz muayenesinin yapılması sadece ROP değil, birçok göz hastalığı, göz tansiyonu, göz tembelliği, gözyaşı kanalı tıkanıklığı ve şaşılık gibi zamanında tanısının konması ve başarılı tedavi olanağını sağlaması açısından önemlidir.<br />
<a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m64.jpg"><img class="alignnone size-thumbnail wp-image-3206" title="m" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/m64-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/premature-bebekler-ve-korluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğinizi emzirirken yaşayabileceğiniz meme sorunları</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebeginizi-emzirirken-yasayabileceginiz-meme-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebeginizi-emzirirken-yasayabileceginiz-meme-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 20:02:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğinizi emzirirken yaşayabileceğiniz meme sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mastit]]></category>
		<category><![CDATA[meme emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[meme iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[Memede dolgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[şişlik ve tıkanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=2540</guid>
		<description><![CDATA[Memede dolgunluk, şişlik ve tıkanma Memenizdeki sütü iyi boşaltmadığınız zaman göğüsünüz şişebilir, deride kızarıklık ve sertleşmeler oluşabilir. Bu durumda, bebeğinizi daha sık emzirmek için çaba göstermelisiniz. Emzirme öncesi sıcak banyo ve sıcak havlu uygulaması, süt kanallarınızın açılmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca bebeğinizi göğsünüzde farklı pozisyonlarda emzirmeye gayret etmelisiniz. Örneğin, sağ memenizde sorun yaşıyorsanız, bebeğinizi sol memenizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Memede dolgunluk, şişlik ve tıkanma</strong><br />
Memenizdeki sütü iyi boşaltmadığınız zaman göğüsünüz şişebilir, deride kızarıklık ve sertleşmeler oluşabilir. Bu durumda, bebeğinizi daha sık emzirmek için çaba göstermelisiniz. Emzirme öncesi sıcak banyo ve sıcak havlu uygulaması, süt kanallarınızın açılmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca bebeğinizi göğsünüzde farklı pozisyonlarda emzirmeye gayret etmelisiniz. Örneğin, sağ memenizde sorun yaşıyorsanız, bebeğinizi sol memenizde emzirir gibi tutmalı, ayaklarını sağ kolunuzun altından geçecek şekilde uygun pozisyona getirerek, sütünüzü vermelisiniz. Bebeğiniz göğsünüzü tam boşaltamıyorsa, siz elle veya süt sağma makinesi yardımıyla, memenizdeki sütünüzü boşaltmalısınız.</p>
<p><strong>Çökük veya düz meme başı</strong><br />
Çökük meme başınız var ise, hamileliğinizin 5. ayından sonra elle masajlar yaparak, meme başınızı çekip uzatmaya çalışmanız yararlı olacaktır. Hamileliğinizin son haftalarında, meme başınızı yumuşatmaya yarayan lanolinli pomadlar kullanabilirsiniz. Doğumunuz sonrası bebeğinizi emzirmediğiniz aralarda da yumuşatıcı merhemler uygulayabilirsiniz. Meme başınızı ortaya çıkarmaya yarayan aparatlar (Niplette gibi), günümüzde mevcuttur. Ayrıca, meme başınızı emzirme sırasında saracak şekilde, özel emzik de kullanmanız bu gibi durumlarda size yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Meme başının çatlak ve yarık olması</strong><br />
Bebeğinizi memenize uygun bir biçimde tutmazsanız, sütünüzü iyi ememez ve meme başınızı zedeleyip, acıtabilir. Bu yüzden, bebeğinizin memenizi doğru olarak kavramasını sağlamalısınız. Meme başınızda çatlak oluşmaması için her emzirmenizden sonra, bir miktar sütünüzden meme ucunuza sürmeniz faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>Mastit (meme iltihabı)<br />
</strong>Memenize özel bir bakım uygulamazsanız, mikroplar meme başınızda (özellikle çatlak meme başından) içeri girerek, enfeksiyona neden olabilir. Emzirmeniz sonrasında, göğüs uçlarınızı kuru ve yumuşak tutarak, temizliğine çok dikkat etmelisiniz. Banyo yaparken, sabun kullanmanız sakıncalıdır. Mastit adı verilen meme iltihabı söz konusu olduğunda, ateşiniz yükselir, göğsünüzde şişlik, kızarıklık ve ağrı hissedersiniz. Böyle bir durumda doktorunuza hemen başvurup, antibiyotik tedavisine başlamalısınız. Bu durum emzirmenize engel olmaz, ancak meme başınızdan süt ile beraber iltihap geliyorsa, bebeğinizi emzirmeyi durdurmalısınız. Memenizden sütünüzü boşaltmalı ve iyileşince kadar tekrar bebeğinizi emzirmemelisiniz.</p>
<p><a href="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son147.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2541" title="son1" src="http://www.annelerle.com/wp-content/uploads/son147.jpg" alt="" width="116" height="116" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebeginizi-emzirirken-yasayabileceginiz-meme-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>0-4 Aylık Bebeğinizin Uykusu</title>
		<link>http://www.annelerle.com/0-4-aylik-bebeginizin-uykusu/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/0-4-aylik-bebeginizin-uykusu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 20:01:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[0-4 Ay]]></category>
		<category><![CDATA[0-4 Aylık Bebeğinizin Uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğinizin Uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[bebek uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Yenidoğan Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[uyku düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan uyku düzeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1618</guid>
		<description><![CDATA[4 ayın altındaki bebeklerin daha büyük bebeklere göre daha farklı bir uyku düzeni vardır.  Bebeklerin uykusu ilk aylarda çok kısadır ve uyku geresinimleri aylar geçtikçe azalacaktır.  Ancak özellikle ilk kez anne oluyorsanız, her kafadan bir ses çıkacak ve aynı konu üzerine herkes farklı bir tavsiyede bulunacaktır.  Bu durum hem sizin becerileriniz, hem de bebeğinizin gelişimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4 ayın altındaki bebeklerin daha büyük bebeklere göre daha farklı bir uyku düzeni vardır.  Bebeklerin uykusu ilk aylarda çok kısadır ve uyku geresinimleri aylar geçtikçe azalacaktır.  Ancak özellikle ilk kez anne oluyorsanız, her kafadan bir ses çıkacak ve aynı konu üzerine herkes farklı bir tavsiyede bulunacaktır.  Bu durum hem sizin becerileriniz, hem de bebeğinizin gelişimi üzerinde olumsuz etki bırakacaktır.   Bu yüzden ilk olarak kendinize güvenin, okuyun, araştırın, doktorunuza danışın;  ne yaptığınızı ve neden yaptığınızı bilerek kendi bildiğinizden şaşmayın.</p>
<p><strong>Yeni doğmuş bebeğin uykusu </strong><strong><br />
</strong>Altın Kural: Bebek hayatının erken döneminde yorulduğunda uyur.  Bu kadar basit.  Uyumak istemediği zaman uykuya zorlamanız, ve ya uyurken uyandırma çabalarınız sonuç vermeyecektir.  Üstelik sıvı ile beslendiklerinden çabuk acıkacak, 2 ile 4 saat arası karınlarını doyurmak isteyeceklerdir.  Bu da uyku düzeninde sizin açınızdan sorun demektir.  Üstelik günışığı zamanından değil, 24 saatten söz ediyoruz.<br />
Bebekler en geç 2 ile 4 ay arası gece uykusunu edinmiş olmalıdırlar.  Yeni doğmuş bir bebek için 5 saat kesintisiz uyku bir gece uykusu demektir.  Hatta tam uyku düzeni oluştu dediğiniz bir anda daha sık uyanmaya başlayabilirler.</p>
<p><strong>Beslenme sırasında uykuya dalma alışkanlığını engellemek</strong>  <br />
Yenidoğanın memede veya biberonla beslenme esnasında uykuya dalması çok sık rastlanan bir olaydır.  Emerken yorulur ve uyur, ve bu durumu her beslenme uyku demek ile eşleştirebilir.  Böylece başka şekilde uykuya dalmayı öğrenemez.  Bu yüzden bazen bebeğinizi, uykusu geldiğinde ancak tam uykuya dalmadan memeden almak iyi sonuç verebilir.  Uykulu hali ile ağzında emzik vs olmadan yatağına bırakın.  Bu sürede ağlayıp direnebvilir, sorun değil, memeyi tekrar verebilirsiniz, ancak bu işlemi bıkmadan tekrarlamanız gerekecektir.  Eninde sonunda yorgun düşecektir ve emmeden uykuya dalmayı öğrenecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/0-4-aylik-bebeginizin-uykusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü Nasıl Arttırılabilir?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-arttirilabilir/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-arttirilabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü Nasıl Arttırılabilir?]]></category>
		<category><![CDATA[emziren anne]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[süt arttırma]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1616</guid>
		<description><![CDATA[Emziren anneler anne sütünü arttırmak için bir takım yöntemler ve teknikler deneyebilirler. Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlayın. Bebeğinize memeyi, sadece meme ucunu ağzına alacak şekilde değil meme ve etrafındaki halkayı da ağzına alacak şekilde sunun. Bebeğiniz doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirin. Sütünüzün gelmesini beklemeyin ve asla bebeğinize şekerli su vs. vermeyiniz. Bebeğinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emziren anneler anne sütünü arttırmak için bir takım yöntemler ve teknikler deneyebilirler.</p>
<p>Kendinizi psikolojik olarak emzirmeye hazırlayın. Bebeğinize memeyi, sadece meme ucunu ağzına alacak şekilde değil meme ve etrafındaki halkayı da ağzına alacak şekilde sunun.</p>
<p>Bebeğiniz doğar doğmaz ilk yarım saat içinde mutlaka emzirin. Sütünüzün gelmesini beklemeyin ve asla bebeğinize şekerli su vs. vermeyiniz.</p>
<p>Bebeğinizi emmek istediği sıklıkta emzirin. Sık emzirme bol süt gelmesini sağlar.</p>
<p>Biberon maması vermek bebeğin emmesini azaltacağı için dolayısıyla sütünüzün miktarını da azaltacaktır.</p>
<p>Günde en az 2 litre su için.</p>
<p>Dengeli beslenin.</p>
<p>Stressiz huzurlu bir ortam süt salgısına olumlu katkıda bulunacaktır.</p>
<p>Haşlanmış buğday süt üretimini artırabilir. Çorbalarınıza haşlanmış buğday (2 çorba kaşığı/1 öğün) ekleyebilir ya da buğday çorbası içebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-arttirilabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü Nasıl Saklanmalı?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-saklanmali/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-saklanmali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:57:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü Nasıl Saklanmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[bebek anne]]></category>
		<category><![CDATA[emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1614</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan çalışmalar anne sütünün bakteri üremesine dirençli olduğunu ve oda ısısında 10 saate kadar özelliklerini kaybetmeden saklanabileceğini ortaya koymaktadır.  Bebeğinizden uzak kaldığınız durumlarda, çalışıyorsanız ayrıca göğüs ile ilgili emzirmeye engel sağlık problemlerinde bu sütü kullanabilirsiniz.  Dikkat etmeniz gereken nokta sütü saklayacağınız kabın hijyen kurallarına uygun olması. Anneler sütünü 2 şekilde sağabilir.  Elle ya da süt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan çalışmalar anne sütünün bakteri üremesine dirençli olduğunu ve oda ısısında 10 saate kadar özelliklerini kaybetmeden saklanabileceğini ortaya koymaktadır.  Bebeğinizden uzak kaldığınız durumlarda, çalışıyorsanız ayrıca göğüs ile ilgili emzirmeye engel sağlık problemlerinde bu sütü kullanabilirsiniz.  Dikkat etmeniz gereken nokta sütü saklayacağınız kabın hijyen kurallarına uygun olması.</p>
<p>Anneler sütünü 2 şekilde sağabilir.  Elle ya da süt sağma makineleriyle. Eller süt sağılmadan önce mutlaka iyice yıkanmalı.  Ayrıca göğüslerinizi temiz tutmak için günde bir kez banyo veya duş almalısınız.</p>
<p>Süt temiz bir plastik (şeffaf sert plastik -polikarbonat- veya buğulu sert plastik &#8211; polipropilen) ya da cam saklama kabında saklanmalı.  Pompa her kullanımdan önce sıcak sabunlu su ile yıkanmalıdır.  Derin dondurucuda saklamak istiyorsanız, süt saklama poşetlerini kullanabilirsiniz.  Bu poşetler sağma makinasına adapte edilebiliyor.  Sağdığınız süt poşet ve kaplarının üzerine tarih ve miktar yazmayı unutmayınız.  Donarken süt genişleyebileceğinden, poşetleri tepeleme doldurmayın.</p>
<p>Gereğinden fazla süt çözünmesini önlemek için depolanan sütün 60-120 ml civarında olması uygundur. Anne sütünü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 °C arasında) saklayabilirsiniz.</p>
<p>Anne sütü 15 derecede, 24 saat, 19-22 derecede 10 saat, 25 derecede 4-6 saat, buzdolabında 0-4 derecede 3-4 gün, buzlukta (-7 ile -2°C arasında)2 hafta, ayrı kapısı olan buzlukta 3-4 ay, ayrı kapısı olan derin dondurucuda(-18 °C nin altında)  6 ay ve üzeri saklanabilir. Sütü derin dondurucunun kapağına değil, en soğuk noktasına koyun</p>
<p>Anne sütü bebeğe verilmeden önce ısıtılmamalı. Isı anne sütünün anti-mikrobik özelliğini yitirmesine sebep oluyor. Bunun yerine anne sütü, ılık akan suyun altına tutularak ısıtılabilir.  Donmuş anne sütü ise ya buzdolabında yavaş yavaş eritilebilir. Ya da donmuş süt benmari usulü yani sıcak suyun içine oturtulmuş bir kabın içinde hızlıca hazırlanabilir.</p>
<p>• Eritilmiş sütü bir saatten fazla oda ısısında bırakmayın.  1 saatten fazla oda ısısında kalmazsa ısıtılarak tekrar kullanılabilir.<br />
• İkinci kullanımdan sonra kalan sütü atın.<br />
• Eritilmiş sütü tekrar dondurmayın.<br />
• Sütü buzdolabının kapağına koymayın.</p>
<p><em>Bu yazı bilgilendirme amaçlııdır.  Öncelikle doktorunuza danışmalısınız.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/anne-sutu-nasil-saklanmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğimi Nasıl Giydirmeliyim?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-giydirmeliyim/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-giydirmeliyim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimi Nasıl Giydirmeliyim?]]></category>
		<category><![CDATA[bebek giysi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek huzursuz]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan giysi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1612</guid>
		<description><![CDATA[Yeni doğan bir bebek nasıl giydirilmeli? Annelerin en sık sorduğu sorulardan biri olan bebeklerin giydirilmesi aslında doğru uygulanmadığında, bebeğin huzursuz olmasına neden olur. Normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre değişir. Bebeklerin en büyük ısı kaybı başlarından gerçekleşir.  Bu yüzden soğuk ve rüzgarlı havalarda başını üşütmeyin. Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini burnunu veya giyimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni doğan bir bebek nasıl giydirilmeli? Annelerin en sık sorduğu sorulardan biri olan bebeklerin giydirilmesi aslında doğru uygulanmadığında, bebeğin huzursuz olmasına neden olur. Normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre değişir. Bebeklerin en büyük ısı kaybı başlarından gerçekleşir.  Bu yüzden soğuk ve rüzgarlı havalarda başını üşütmeyin. Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini burnunu veya giyimli olan bir bölgesini elleyerek anlayabilirsiniz. Bebek üşüdügünde huzursuzlaşır ve hızlı nefes alır.</p>
<p>Özellikle iç giyimde cildi tahriş etmeyen %100 pamuklu kumaşları tercih edin. Alttan çıtçıtlı tulumlar altını değiştirirken size büyük kolaylık sağlayacaktır. Düğme yerine çıtçıtı tercih etmeniz olası kazaların önüne geçecektir. Kazak ve sweat-shirtlerin yaka kısmının çıtçıtlı olması giydirip çıkarmayı pratik hale getirir.</p>
<p>Bebeğinizi giydirirken öncelikle düz ve geniş bir yer tercih edin. Giysiyi bebeğinizin başından geçirirken baş kısmını esnetin ve kulaklarına dikkat edin. Kollarını giydirirken, ellerinizi giysinin kol kısmından içeri sokarak, bebeğinizin elini yakalayın ve kolunu bu şekilde geçirin. Giysilerini çıkarırken ilk önce kollarını çıkarın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-giydirmeliyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğimi Nasıl Yıkamalıyım?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-yikamaliyim/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-yikamaliyim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimi Nasıl Yıkamalıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[bebek banyo]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Yenidoğan Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1609</guid>
		<description><![CDATA[Yenidoğan bebeğinizin  için hem banyo hem de ertesinde yapacağınız cilt bakımı, bebeğin hassas cilt dokusunu koruyarak sağlıklı kalmasına yardımcı olacaktır.  Sıcaklık Bebeklerin cildi hassas ve incedir, henüz yeterince koruyucu yağ tabakası oluşmamıştır. Bu yüzden ısı değişikliklerine hemen uyum sağlayamazlar ve çabuk üşürler.  Bu yüzden banyo suyunun sıcaklığı 36 derece, oda sıcaklığı 22-24 derece olmalıdır. Bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğan bebeğinizin  için hem banyo hem de ertesinde yapacağınız cilt bakımı, bebeğin hassas cilt dokusunu koruyarak sağlıklı kalmasına yardımcı olacaktır.</p>
<p> <strong>Sıcaklık</strong></p>
<p>Bebeklerin cildi hassas ve incedir, henüz yeterince koruyucu yağ tabakası oluşmamıştır. Bu yüzden ısı değişikliklerine hemen uyum sağlayamazlar ve çabuk üşürler.  Bu yüzden banyo suyunun sıcaklığı 36 derece, oda sıcaklığı 22-24 derece olmalıdır. Bebek cildi yetişkin cildine göre daha ince olduğu için bebekler çabuk üşür. Banyoda 5-6 dakikadan fazla kalınmamalıdır.</p>
<p><strong>Ne Zaman Yıkamalı</strong></p>
<p>Bebeğinizi istediğiniz sıklıkta yıkayabilirsiniz. Akşam yemeğinden önce yapılan banyo, bebeğinizin iyi bir uyku uyumasını sağlayacaktır. Bebeğinizi mutlaka karnı açken ya da beslenmeden en az 1.5 saat sonra yıkayın. Çok aç karnına yıkarsanız, açlıktan dolayı huysuzlanacağından, size zorluk çıkarabilir. Tok karınla yıkadığınızda bebeğiniz kusabilir. </p>
<p><strong>Yıkamadan Önce</strong></p>
<p>Öncelikle küvetinizin temiz olduğundan emin olun. Bebeğinizi yıkamak için hazırladığınız suyu termometre kullanarak ya da hafifçe dirseğinizi suya daldırarak kontrol edin. Küvetine (özellikle ilk aylarda) banyo filesi takarak ya da bir havlu koyarak bebeğinizi üzerine yatırın. Eğer file kullanmıyorsanız, küvete çok fazla su doldurmayın. Giysilerini, kurulama havlularını, şampuan, banyo köpüğü, sünger, bebe yağı vs önceden hazırlayın. Yıkamak için doğal yumuşak sünger ve göz yakmayan bebekler için özel üretilmiş şampuan ve banyo köpüğü kullanın. Size yardım edecek birinin yanınızda hazır bulunması işinizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p><strong>Yıkarken</strong><br />
Üşümesini engellemek için önce vücudunu en son başını yıkayın. Bebekler ısıyı en çabuk başlarından kaybederler. Önce bebeğin ön tarafını sabun ile sabunlayın ve su ile durulayın. Sonra sırt kısmını sabunlayın ve su ile durulayın. En son olarak başını şampuanlayın ve su ile durulayın. Başını yıkarken, bebeğiniz yüz üstü olmalı. Kulaklarına su kaçmamasına dikkat edin. Küvetten çıkarken tüm vücuduna su dökün.</p>
<p><strong>Banyo Sonrası</strong></p>
<p>Ilık havlu ile bebeğinizi kurulayın, kuru olan ikinci havluya sarın. Henüz ciltlerindeki koruyucu fonksiyon gelişmediğinden, bebelerin ciltleri çabuk nem kaybeder. Bu sebeple banyo sonrası bebek yağı ile bebeğinize masaj yapmayı ihmal etmeyin. Bebek masaji ayrıca bebeğinizi rahatlatıp sakinleştireceği gibi, anne ile bebek arasında özel bir bağ oluşturmasına katkıda bulunacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebegimi-nasil-yikamaliyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz Neden Ağlıyor?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebeginiz-neden-agliyor/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebeginiz-neden-agliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz Neden Ağlıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ağlama neden]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gaz]]></category>
		<category><![CDATA[diiş çıkarma bebek]]></category>
		<category><![CDATA[pişik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1607</guid>
		<description><![CDATA[Bebekler  mutsuz olduklarında ya da bir şey gerçekten canlarını sıktığında size haber vermek ve yardımınızı almak için ağlar.  Bebekler hem fiziksel hem de duygusal pek çok nedenden ötürü ağlayabilir.  Bu nedenler şunlar olabilir: Açlık Bezi kirli olabilir Diş çıkarma Pişik Pamukçuk Kulak ağrısı İshal Barsak spazmları, gaz, kolik özellikle ayaklarını karnına doğru çekip kızararak ağlıyorsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebekler  mutsuz olduklarında ya da bir şey gerçekten canlarını sıktığında size haber vermek ve yardımınızı almak için ağlar.  Bebekler hem fiziksel hem de duygusal pek çok nedenden ötürü ağlayabilir.  Bu nedenler şunlar olabilir:</p>
<p>Açlık</p>
<p>Bezi kirli olabilir</p>
<p>Diş çıkarma</p>
<p>Pişik</p>
<p>Pamukçuk</p>
<p>Kulak ağrısı</p>
<p>İshal</p>
<p>Barsak spazmları, gaz, kolik özellikle ayaklarını karnına doğru çekip kızararak ağlıyorsa</p>
<p>İdrar yolu enfeksiyonları</p>
<p>Popo (anüs) çevresindeki yara ve çatlaklar</p>
<p>Pamukçuk</p>
<p>Gizli veya belirgin fıtıklar</p>
<p>Ağız ve dişeti sorunları &amp; diş çıkarma</p>
<p>Özellikle 2 aylıktan büyük olanl bebekler kucak ve ilgi istedikleri için de ağlayabilirler.</p>
<p>Gereğinden fazla giydirmiş olabilirsiniz.</p>
<p>Gün içinde 2 saatten uzun süren ağlama nöbeti iki kereden fazla tekrarlıyorsa, gaz sancısı dışında idrar yolu enfeksiyonu vs gibi başka nedenlerin araştırılması gerekir. Özelikle 0-3 ay arasında doktora bebeğim çok ağlıyor diyerek başvurduğunuzda gaz sancısı denerek geçiştirilir.</p>
<p>Özellikle bebeğiniz ilk doğduğu zamanlarda neden ağladığını anlamak zordur.  Zamanla bu ağlamaları birbirinden ayırt edebilirsiniz.  Bazen ağlamanın nedenini anlamayabilirsiniz ama asıl önemli olan bebeğiniz ağladığında sakinleşmesi için ona yardımcı olmanızdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebeginiz-neden-agliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğinizi Memeden Nasıl Kesebilirsiniz</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebeginizi-memeden-nasil-kesebilirsiniz/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebeginizi-memeden-nasil-kesebilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:47:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[anne bebek]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğinizi Memeden Nasıl Kesebilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[bebek emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[Annenin bebeğine verebileceği en büyük hediye anne sütü ve bebeğini emzirmesidir.Bebeğin emzirmeden kesilmesi için belirlenmiş bir zaman yoktur. Burada iki önemli faktör vardır. Hem bebeğin hem de annenin bu duruma hazır olması gerekmektedir. Bilinene göre bebeklerin en az 1 yıl, dünya örgütlerine (WHO, UNICEF) göre ise 2 yıl emzirilmeleri uygun görülmektedir. Bebeği memeden kesmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Annenin bebeğine verebileceği en büyük hediye anne sütü ve bebeğini emzirmesidir.Bebeğin emzirmeden kesilmesi için belirlenmiş bir zaman yoktur. Burada iki önemli faktör vardır. Hem bebeğin hem de annenin bu duruma hazır olması gerekmektedir. Bilinene göre bebeklerin en az 1 yıl, dünya örgütlerine (WHO, UNICEF) göre ise 2 yıl emzirilmeleri uygun görülmektedir.</p>
<p>Bebeği memeden kesmek için çelik gibi sinir ve sabır gerekmektedir. Bu dönemde annelerin kendilerini suçlu hissetmeleri normaldir. Çünkü anne verdiği armağanı geri almaktadır. Bebek memeden çok ani kesilmemelidir. Bebeği memeden kesmek bir günde uygulanabilecek bir işlem değildir. Yavaş yavaş yapılmalıdır. Hem anne açısından hem de bebek açısından en doğrusu budur. Memeden kesmenin bebeğin hayatında önemli değişiklikler olduğu ve bebeğin hasta olduğu dönemlere denk getirilmemesine dikkat edilmelidir. Memeden kesme bir gün içinde gerçekleşirse bebek huzursuz ve mutsuz olabilir. Annenin ise memeleri şişer ve ateşi çıkar. Memelerde dolgunluk ve tıkanıklık gelişip antibiyotik kullanımı gerekebilir. Tıkanıklıkların açılmaması durumunda ameliyata kadar gidilebilir. Bebek, emzirme seansları azaltılarak ve emzirme süreleri kısaltılarak emzirmeden kesilmelidir. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi ilk önce gündüz seanslarını azaltmak, daha sonra gece seanslarına geçmektir. Eğer hiç bir şekilde başarılı olunmuyorsa bebeğiniz hazır değil demektir.</p>
<p>Kaynak Amerikan Hastanesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebeginizi-memeden-nasil-kesebilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Giysilerini Yıkarken Nelere Dikkat Etmeli?</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebek-giysilerini-yikarken-nelere-dikkat-etmeli/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebek-giysilerini-yikarken-nelere-dikkat-etmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Giysileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Giysilerini Yıkarken Nelere Dikkat Etmeli?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerin cildi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1603</guid>
		<description><![CDATA[Bebek giysileri alındıktan sonra ilk kullanımdan önce mutlaka yıkanmalıdır. Bebeğinizin giysilerini saklarken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır. Bebeklerin cildi yetişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı kolaylıkla allerjik reaksiyon gelişebilir. Bebek giysileri için özel olarak üretilmiş deterjanlar ve sabun tozu kullanın. Bebek çamaşıları için çamaşır suyu ve güçlü leke çıkarıcıları kullanmayın. Bebeklerin giysileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek giysileri alındıktan sonra ilk kullanımdan önce mutlaka yıkanmalıdır.</p>
<p>Bebeğinizin giysilerini saklarken naftalin ve güve ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır.</p>
<p>Bebeklerin cildi yetişkinlerden çok daha hassastır. Kullanılan temizlik malzemesine bağlı kolaylıkla allerjik reaksiyon gelişebilir. Bebek giysileri için özel olarak üretilmiş deterjanlar ve sabun tozu kullanın.</p>
<p>Bebek çamaşıları için çamaşır suyu ve güçlü leke çıkarıcıları kullanmayın.</p>
<p>Bebeklerin giysileri üzerinde kurumuş ve katılaşmış lekeleri önce kazıyın ya da silin.  Daha sonra lekeyi sulandırmak için soğuk suda bekletin.  Eğer leke çıkmadıysa deterjanlı soğuk suda beklettikten ve çitiledikten sonra makinada giysinin yıkama talimatına uygun şekilde sıcak su ile normal yıkama yapın.</p>
<p>Çamaşırları açık havada kurutun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebek-giysilerini-yikarken-nelere-dikkat-etmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Masajı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebek-masaji/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebek-masaji/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[banyo bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Masajı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Masajının Faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1601</guid>
		<description><![CDATA[Bir rahatlama ve rahatlatma tekniği olan masaj banyo sonrası bebeğinizi sakinleştirir, bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkiler. Anne karnında uzun süre kalan bebeklerin yeni ortamlarına uyum sağlamasına katkıda bulunduğu söylenen bebek masajının faydalarını artık tıp dünyası da kabul ediyor. Ayrıca masaj sırasında bebeğinize dokunduğunuzda ve onunla konuştuğunuzda bebeğiniz sevildiğini ve kendisine değer verildiğini hissedecektir.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir rahatlama ve rahatlatma tekniği olan masaj banyo sonrası bebeğinizi sakinleştirir, bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkiler. Anne karnında uzun süre kalan bebeklerin yeni ortamlarına uyum sağlamasına katkıda bulunduğu söylenen bebek masajının faydalarını artık tıp dünyası da kabul ediyor. Ayrıca masaj sırasında bebeğinize dokunduğunuzda ve onunla konuştuğunuzda bebeğiniz sevildiğini ve kendisine değer verildiğini hissedecektir. </p>
<p><strong>Bebek Masajının Faydaları</strong></p>
<p><strong> </strong>Bebeğinizin kas koordinasyonu gelişir, motor gelişimine katkıda bulunur.</p>
<ul>
<li>Dolaşım ve sindirim sistemini iyileştirir.</li>
<li>Uykuyu başlatan vücuttaki seretonin miktarını artırır.</li>
<li>Rahatlayıp uyumasına yardımcı olur. Düzensiz uyuma, gece uyanmaları gibi sorunları azaltır,  uykusunun düzene girmesine yardımcı olur. <strong></strong></li>
<li>Dokunma sırasında annenin rahatlaması prolaktin hormonunun salgılanmasını, dolayısıyla süt üretimini artırır. <strong></strong></li>
<li>Anne bebek arasındaki duygusal bağ güçlenir.</li>
<li>Solunum ve dolaşım sistemini güçlendirir.</li>
<li>Ağrıları hafifletir.</li>
<li>Gaz ve koliği azaltır.</li>
<li>Bebeğinizin genel sağlığını korumaya yardımcı olur.</li>
<li>Daha sosyal olmasına katkıda bulunur.</li>
</ul>
<p><strong>Masaj Yaparken Nelere Dikkat Etmelisiniz ?</strong></p>
<ul>
<li>Bebeğiniz rahatsız olduğu zamanlar masaj yapmamalısınız.</li>
<li>Bebeğiniz yorgun ve uykusuzken masaj yapmayın. Dinlenmeye ihtiyacı olduğu anda dış uyaranlar fazla gelebilir.</li>
<li>Diş çıkarma dönemlerinde alt-üst çeneye ve şakaklarına masaj yapın.</li>
<li>Masaja başlamadan önce siz de mutlaka sakinleşin.</li>
<li>Masaj yaparken bebeğinizin cildine uygun bir bebe yağı kullanın.</li>
<li>Bebeğiniz masaja olumlu yanıt vermiyor ve size katılmıyorsa, huzursuzlaşıyorsa derhal masaj yapmayı bırakın.</li>
</ul>
<p><strong>Hangi Durumlarda Masaj Yapmamalısınız ?</strong><strong></strong></p>
<ul>
<li>Eğer bebeğiniz ağır bir hastalık geçiriyorsa</li>
<li>Doğumdan sonraki ilk sağlık kontrolleri yapılmamışsa</li>
<li>Kemiklerinde yada eklemlerinde bir sorun varsa</li>
<li>Yeni aşı olmuşsa yada bir aşının yan etkileri devam ediyorsa</li>
<li>Cildinde bir problem (enfeksiyon, isilik, egzema, döküntü, vs) varsa</li>
<li>Sizin bir cilt enfeksiyonunuz varsa</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>Bebeğinize Nasıl Masaj Yapabilirsiniz ?</strong></p>
<p>Öncelikle rahat hareket edebileceğiniz düz ve geniş bir alan hazırlayın. Masaj yapılacak oda sessiz ve ılık olmalıdır. Oda sıcaklığının 20-26 derece arasında olması idealdir. Unutmayın ki bebekler çok çabuk ısı kaybeder. Tüm vücuda masaj yapmak istiyorsanız bebeğiniz çıplak olmalıdır, bu yüzden de en iyi zaman banyo sonrasıdır. Karnı aç olmamalı, yemekten 1-1,5 saat sonrası, yediklerini de sindirmiş olduğundan uygun bir zamandır. Masaj sırasında sakinleştirici bir müzik iyi bir fikir. Masaja başlamadan önce elinizdeki takılarınızı ve saatinizi çıkartın ve ellerinizi ılık suyla yıkayın; böylece elleriniz ılık ve temiz olacaktır. Bebek cildinin hassas olması yüzünden mutlaka bir bebek yağı kullanın böylece sürtünmeden doğacak tahrişe izin vermemiş olursunuz. Masaj süresince gerektikçe ellerinize bebe yağı sürün.</p>
<p>1.    Önce parmaklarınızı bebeğin alnının ortasına koyun ve şakaklara, oradan da yanaklara doğru masaj yapın. Sonra başparmağınızı alt ve üst dudaklarından şakaklarına doğru yavaşça kaydırın. </p>
<p>2.    Başparmaklarınızla bebeğinizin göz kapaklarını şakaklara doğru hafifçe ovun.</p>
<p>3.    Başparmaklarınızı bebeğin burnunu yanaklara doğru hafifçe bastırarak ovun. Daha sonra çeneden kulak arkalarına doğru hafifçe masaj yapın. </p>
<p>4.    Bebeğinizin kolunu kaldırın, koltuk altlarını başparmağınızla ovun, omuzdan bileğe doğru önce bir elinizle, sonra da diğeriyle sıvazlayarak masaj yapın. Aynı hareketi bu kez de ters yönde bilekten omuza doğru tekrarlayın. Kolunu avuçlarınızın içine alarak, içe doğru dairesel olarak sıvazlayın. Bebeğinizin avucunu açın, her parmağını sırayla ovun. Elinin üstünü ve avucunun içini parmaklara doğru aşağı yukarı ovarak masaj yapın.</p>
<p>5.    Karnına saat yönünde dairesel hareketlerle masaj yapın. Bacaklarını havaya kaldırarak dizlerden büküp karına doğru yavaşça bastırın, bu hareket karın kaslarını gevşetecektir. Ellerinizin yanlarını kendinize doğru kum çeker gibi bebeğin karnından bacaklarına doğru hareket ettirin. Böylece karın kasları gevşeyecektir. Parmaklarınızla yürüme hareketini taklit ederek, bebeğin karnında saat yönünde gezdirin. Karın masajını, parmaklarınızın ucunu bebeğin göbeğinde saat yönünde yürüterek sonlandırın. Bu hareket bebeğin gazını çıkartmasını sağlar. </p>
<p>6.    Her iki elinizi göğsünün ortasına yerleştirin avuç içlerinizi hafifçe bastırarak koltuk altlarına doğru indirin. Ellerinizle daire çizin. Hareketi göğsün ortasında sonlandırın. Bu noktadan ellerinizi omuzlarına doğru ileri geri hareket ettirerek ovun.</p>
<p>7.    Ellerinizi yumruk yaparak ya da serbest durumda bebeğinizin sırtında ortadan yanlara doğru gezdirin. Sonra ellerinizi aşağı ve yukarı doğru kaydırın.  Parmaklarınızla küçük daireler çizin, parmaklarınızla yürüme hareketi yapın.</p>
<p>8.    Bacağını iki elinizi kullanarak yukarı kaldırın. Şimdi iki elinizi kullanarak bacağını ovalayın. Elleriniz birbirine ters yönde hareket etmeli. Aynı hareketi kalçadan bileğe, bilekten kalçaya doğru birkaç kez tekrarlayın.</p>
<p>9.    Ayak masajını yapmak için banyo sonrasını beklemeye gerek yok. Başparmağınızı ayak tabanlarında dairesel hareketlerde gezdirin. Ayak parmaklarını tıpkı el parmaklarını yaptığınız gibi birer birer ovun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebek-masaji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekle İlk İletişim İlk Bakışma &#8220;Özel Bağ&#8221;</title>
		<link>http://www.annelerle.com/bebekle-ilk-iletisim-ilk-bakisma-ozel-bag/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/bebekle-ilk-iletisim-ilk-bakisma-ozel-bag/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek anne]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekle İlk İletişim İlk Bakışma "Özel Bağ"]]></category>
		<category><![CDATA[Eda Gökduman]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1599</guid>
		<description><![CDATA[Bebek doğduktan sonra anne ile ilk karşılaşma anında hissedilen o tarif edilemez duygu … ”Benim bebeğim.” Duygusu ve bu duygunun bebekte yarattığı sıcaklıktır bu özel bağ. Özellikle de ilk bir yılda  çocuğun duygusal gelişimi için  çok önemlidir.  İçgüdüsel olarak annesinin varlığı ile rahatlayan ve kendini güvende hissen bebek , yine iç güdüsel olarak bebeğini kucağına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek doğduktan sonra anne ile ilk karşılaşma anında hissedilen o tarif edilemez duygu …<br />
”Benim bebeğim.” Duygusu ve bu duygunun bebekte yarattığı sıcaklıktır bu özel bağ.</p>
<p>Özellikle de ilk bir yılda  çocuğun duygusal gelişimi için  çok önemlidir.  İçgüdüsel olarak annesinin varlığı ile rahatlayan ve kendini güvende hissen bebek , yine iç güdüsel olarak bebeğini kucağına alma ile rahatlayan , iç huzura kavuşan bir anne.</p>
<p>Bu özel bağın ilk kucağa alınma aşamasında oluşmaması  anne açısından normal bir sonuçtur. ” Neden  ben bu duyguyu hissedemedim?”  düşüncesi ile endişelenmeye gerek yoktur. İlk 2-3 gün içerisinde bu özel bağ kendiliğinden de oluşabilir. Annenin değişen  hormonları , yorgunluk, doğum anındaki komplikasyonlar,  gereksiz endişe ve korkular ile  ilgili  olarak bu süre  biraz geç de olabilir. Bu nedenle annenin kendisini suçlamaması gerekir. Bebeğin bakımı ve beslenmesi ilk amaç olduğundan bu duygunun  hissedilmesi farkında olmadan ertelenebilir. Ona ilk gülümseme , ilk sıcacık dokunuş  ve ilk sevgi ifadeleri  bu özel bağı oluşturabilir.  Anneyi emmeye başladığında bu bağ hissedilebilir. Emerken anneye bakışı bu özel bağı gösterebilir.</p>
<p>Sevildiğini ve güvende olduğunu hisseden bir bebek  kendini ilerleyen yaşamında kendini daha değerli hissedecek , arkadaşları ve sosyal yaşamı için gerekli iletişimin temellerini  atacaktır. Kendini bilen  , rahatlıkla ortaya koyabilen , kendine güvenen , özgün – bağımsız olmayı başarabilen bir birey olmasını sağlayacaktır.</p>
<p>Babanın da  ilk günden itibaren bebeğe dokunması , onunla konuşması ve varlığını hissettirmesi önemlidir. Anne ve babanın sevgisi onun yaşamında bir güç olacaktır. İlerleyen yıllarda devam eden ilgi , sevgi ve  güçlü iletişim ;  bu özel bağın büyüyerek değişmesi sonucunda anne – baba ve bebek arasında bir bağlanma sürecini oluşturacaktır. Kendini yalnız hissettiğinde, ağladığında  ve mutsuz olduğunda ihtiyaçlarına verilecek her cevap bu bağın kuvvetlenmesini sağlayacaktır.  Mutluluğun paylaşımında, birlikte oyun oynama zamanlarında,  gülücüklere gülücüklerle verilen her cevapta bu bağ daha da kuvvetlenecektir.</p>
<p>Uygun yaş geldiğinde bu bağlanma sürecinin  kontrol altına alınması gerekmektedir. Aksi halde bebeklikle tanımladığımız bu özel bağ   “ebeveyne bağımlılık”  olarak tanımlanacak bir hal alabilir. Bunu engellemek için; çocuğun bağımsızlaşma ve bireyselleşme sürecini  beklemek gerekir. Zamanında ihtiyaçları giderilebilen , duygularına cevap verilen bir bebek bu süreci daha rahat atlatacaktır.</p>
<p>Sağlıklı Büyümeleri Dileği İle..<br />
Psikolog Eda Gökduman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/bebekle-ilk-iletisim-ilk-bakisma-ozel-bag/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Cinsellik</title>
		<link>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-cinsellik/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-cinsellik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:40:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Saglık Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[emziren kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1597</guid>
		<description><![CDATA[Dogum sonrasında özellikle emziren kadınlarda cinsel istek azalması yasanabilir. Emzirme sırasında üksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, aynı zamanda libidoyu (cinsel istek) zaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonlar baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dogum sonrasında özellikle emziren kadınlarda cinsel istek azalması yasanabilir. Emzirme sırasında üksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, aynı zamanda libidoyu (cinsel istek) zaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde<br />
salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonlar baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların ve yumurtlamanın askılanması ve cinsellikte önemli hormonların yumurtalıklardan salınması üzerindeki baskı kalkar.<br />
Libido normal düzeylere çıkar.<br />
Süt emzirmenin yumurtlama üzerindeki baskısı nedeniyle belli bir oranda dogum kontrolü sagladıgı ogrudur. Ancak bu kesnlikle güvenilir bir korunma yöntemi degildir. Birçok anne bir sonraki bebeklerine iste bu korunduklarını sandıkları dönemde hamile kalırlar. Bu nedenle özellikle,<br />
emzirmenin yogunlugunun ve sıklıgının azaldıgı dogumu izleyen 6. aydan sonraki süreçte mutlaka güvenilir bir dogum kontrol yöntemi seçilmelidir. Bizim önerimiz bu tür bir yöntemin dogumu izleyen 6. haftadan itibaren uygulanmasıdır. %99 koruyuculugu olan 3 yöntem rahimiçi araç (spiral), dogum kontrol hapları ve 3 ayda bir kastan verilen dogum kontrol igneleridir.<br />
2007 yılında Journal of Sexual Medicine adlı dergide yayınlanan bir çalısmaya göre dogum yapan annelerin %90’ında cinsellige iliskin bir endise sözkonusudur. Cinsellige tekrar ne zaman baslanabilecegi bunlardan biridir. Cinsellige dogumu izleyen 6. haftadan sonra baslanabilir. İlk baslarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmıs estrojen hormonudur.  İliskiyi kolaylastırmak için kayganlastıcı jeller kullanılabilir. Yine bu çalısmada, dogum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri erkegin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Erkegin bu anlamda kadın fizolojisini kavrayarak anlayıslı olması gerekmektedir. Annenin kendi vücut imajından memnuniyetsizligi de cinselligi etkileyen önemli bir faktör olarak bulunmustur. Bu da dogumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak sıkı bir diyet ile çözülebilecektir.<br />
2006 yılında 5ngiliz tıp dergisi BJOG’da yayınlanan bir çalısmada, dogumdan bir yıl sonraki cinsel aktivite miktarını belirleyen en önemli faktörün, gebeligin basındaki cinsel aktivite miktarı oldugu saptandı. Yani, gebeliginin basından beri cinselligini yasamayı sürdüren kadınlar, dogumdan 1 yıl sonra da cinselligi aktif yasarken, gebeligin basından itibaren bu sıklıgın azaldıgı kadınlar, dogum sonrası en çok problem yasayan grup omaktalar. Gebelikte özel durumlar dısında cinselligin tıbben kısıtlanması sözkonusu degildir. Geçici olarak kısıtladıgımız kadınlar gebelikte vajinal kanama<br />
yasayanlar ile erken dogum tehdidine yol açan rahim kasılmaları  yasayanlardır.<br />
İsveç’te yapılan ve 2005 yılında Journal of Sexual Research dergisinde yayınlanan bir çalısma çiftlerin dogumdan 6 ay sonraki cinselligini incelemekte. Buna göre en sık görülen cinsel aktivite miktarı ayda 1 veya 2 olarak bulunmus. Buna en büyük neden olarak çiftler ve özellikle kadınlar<br />
“cinsel aktivite için çok yorgun olduklarını” göstermekteler. Bebegin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivitenin de normale dönmesi beklenmektedir.<br />
Dogum sonrası cinselligi etkileyen faktörlerden bir digeri de normal dogum sırasında vajen bölgesinde ileri düzeyde yırtılma veya kesi olup olmadıgıdır. 2006 yılında yayınlanan bir Alman çalısmasına göre, bu tür bir travma nedeniye dogum sonrası devam eden agrılı cinsel iliski de cinselligi olumsuz etkilemektedir. Dogumdan sonraki 6. ayda da devam eden agrılı cinsel iliski<br />
görülme sıklıgı normal ve vajinal yırtık olmaksızın doguranlar ile sezaryan ameliyatı ile doguranlarda 3-4 iken, ileri düzeyde vajinal yırtık veya kesi ile dogum yapanlarda %11-14 olarak bulunmustur. Bu nedenle anneye göre iri bebekleri olanlarda, normal dogumu ileri düzeyde yırtıklara neden olacak sekilde zorlamamak ve bu bilgileri dogum öncesi anne adayıyla paylasmak gerekmektedir.</p>
<p><em>Kaynak Anadolu Saglık Merkezi </em></p>
<p><em>Bu bilgi sadece bilgi amaçlıdır.  Teşhis ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır.  Öncelikle doktorunuza danışmalısınız.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-cinsellik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Yenidoğan Bakımı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-yenidogan-bakimi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-yenidogan-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:38:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek anne]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde alt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Yenidoğan Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1595</guid>
		<description><![CDATA[Bazı doktorlar yeni doğan bebeklerin hememn yıkanmasını tavsiye ederken, bebeklerin doğduklarında ciltlerinde “vernix kazeoza” adı verilen koruyucu bir tabaka ile doğduklarını ve bu koruyucu tabakanın bebekleri hem ısı kaybından, hem de enfeksiyona açık olan bebk cildini koruduğu ve cildini nemlendirdiği için bebeklerin doğumdan 3-4 gün sonra yıkanmasını tavsiye ediyorlar. Bebeğinizi hastaneden eve götürdükten sonra, bebekle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı doktorlar yeni doğan bebeklerin hememn yıkanmasını tavsiye ederken, bebeklerin doğduklarında ciltlerinde “vernix kazeoza” adı verilen koruyucu bir tabaka ile doğduklarını ve bu koruyucu tabakanın bebekleri hem ısı kaybından, hem de enfeksiyona açık olan bebk cildini koruduğu ve cildini nemlendirdiği için bebeklerin doğumdan 3-4 gün sonra yıkanmasını tavsiye ediyorlar.</p>
<p>Bebeğinizi hastaneden eve götürdükten sonra, bebekle çok fazla temasa geçilmemeli ve bebek öpülmemelidir çünkü yeni doğan bebek, her türlü enfeksiyona açıktır. Enfeksiyonlu bir kişiden bebeğe enfeksiyon bulaşması kaçınılmazdır. Anne baba dışındaki kişiler bebeği uzaktan sevmelidirler.</p>
<p>Bebeğin bulunduğu evde kesinlikle sigara içilmemeli.</p>
<p>Burun ve kulağın içine ucu pamuklu çubuklar sokarak temizlemeyiniz.</p>
<p>Bebeklerde alt bakımı özenle yapılmalıdır. Özellikle kız çocuklarda bu bölge önden arka doğru her gün hafifçe silinir, iyice durulanır ve kurulanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/dogum-sonrasi-yenidogan-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emzirmenin İncelikleri</title>
		<link>http://www.annelerle.com/emzirmenin-incelikleri/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/emzirmenin-incelikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:37:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirmenin İncelikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1593</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı ve düzgün bir şekilde bebeğinizi emzirmek sabır, bilgi ve emek gerektirir. Bebeğinizin doğumundan sonraki ilk birkaç hafta, onu her 2-3 saate bir emzirmeniz gerekir. Hastanedeki doktor ve bebek hemşireniz size bebeğinizi nasıl emzireceğinizi gösterecektir.  İleride bebğin emmek istememsi, meme başı problemleri ve kanama vs gibi sorunlar yaşamamk için uygun teknikleri öğrenmeniz gereklidir.  Eve geldiğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı ve düzgün bir şekilde bebeğinizi emzirmek sabır, bilgi ve emek gerektirir. Bebeğinizin doğumundan sonraki ilk birkaç hafta, onu her 2-3 saate bir emzirmeniz gerekir. Hastanedeki doktor ve bebek hemşireniz size bebeğinizi nasıl emzireceğinizi gösterecektir.  İleride bebğin emmek istememsi, meme başı problemleri ve kanama vs gibi sorunlar yaşamamk için uygun teknikleri öğrenmeniz gereklidir.  Eve geldiğiniz zamanda da emzirirken yakınlarınızdan yardım istemeye çekinmeyin. </p>
<p>3. aydan sonra günde 6-8 defa emzirmeniz yeterli olabilir. Bebeğinizi düzenli olarak emzirin, sık emzirmek hem daha fazla süt üretmenizi sağlar hem de kilo vermenizi kolaylaştırır.</p>
<p>Acıkıp acıkmadığını anlamak için bebeğinizin hareketlerini takip edin.  Eğer acıktığını geç farkederseniz, memeyle savaşacak ve bebeğinizi sakinleştirmek zor olacaktır.  Bebeğinizi emzirirken pozisyonunuz rahat olmalı, öne doğru eğilmeyin, bebeğinizi göğsünüze yaklaştırın.</p>
<p>Kol ve sırt desteği olan koltuklarda oturun. Yastıkla da vücudunuzu destekleyebilirsiniz. Yan tarafınıza doğru uzanarak bebeğinizin yüzünün size dönük olmasını sağlayabilirsiniz.  Bebeğinizi kucağınıza aldığınızda memeyi bebeğinize “sunun”.  Yani bebek meme ucunun tamamını almalı.  Memeyi bebeğin ağzından çıkarırken, memenizin kenarına bastırarak ağzından çıkarabilirsiniz.</p>
<p>Ne kadar sure ve miktarda emeceğine bebeğinizin kendisi belirlemeli. İlk haftalarda bebeğiniz sadece tek memeden emiyorsa, fazla basıncı azaltmak için diğer memenizi sıkın ve süt akışının sürmesini sağlayın.</p>
<p>Her emzirme sonunda meme ucunuzun kendi kendine kurumasını bekleyin. Emzirme aralarında meme uçlarının kuru kalmasını sağlamak için sık sık sütyeninizi değiştirin.  Banyo yaparken sabun, şampuan gibi temizleyici ürünlerin meme ucunuza gelmemesine dikkat edin.  Meme uçlarınız problemli ise kendi sütünüzden sürmeyi deneyin.   Lanolin içeren merhem ya da pomatlar da iyi gelecektir.</p>
<p>Beslenmenize dikkat edin, bol miktarda su tüketin.  Tahıl, sebze meyve tüketin.  Fırsat buldukça uzanın ve dinlenin.  İlaç kullanacağınız zaman doktorunuza danışın.  Aşırı kahve tüketimi bebğinizi olumsuz etkileyebilir.  Alkollü bir içecek alırsanız, bebeğinizi emzirmeden evvel iki saatlik bir sürenin geçmesini bekleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/emzirmenin-incelikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Doğan Bebeğin Uyku Düzenini Oluşturmak</title>
		<link>http://www.annelerle.com/yeni-dogan-bebegin-uyku-duzenini-olusturmak/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/yeni-dogan-bebegin-uyku-duzenini-olusturmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:34:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Uyku Düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Doğan Bebeğin Uyku Düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Doğan Bebeğin Uyku Düzenini Oluşturmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1591</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerin uyku düzenini oluşturamamak uyku problemlerine yol açacak ve bebeğin gelişimine olumsuz etkide bulunacaktır.  Bebekler genellikle sizin istediğiniz zamanlarda değil, kendi düzenlerine göre uyurlar, diğer bir deyişle kendi rutinleri vardır ve ilk günlerde siz bebeğinizin uyuduğu saatleri not ederek bebeğinizin uyku düzenini anlarsanız, bunun size çok yardımı olacaktır.  Tabi bebeklerin gaz sancılarının, aşırı beslenmelerini, hastalıklarının, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerin uyku düzenini oluşturamamak uyku problemlerine yol açacak ve bebeğin gelişimine olumsuz etkide bulunacaktır.  Bebekler genellikle sizin istediğiniz zamanlarda değil, kendi düzenlerine göre uyurlar, diğer bir deyişle kendi rutinleri vardır ve ilk günlerde siz bebeğinizin uyuduğu saatleri not ederek bebeğinizin uyku düzenini anlarsanız, bunun size çok yardımı olacaktır.  Tabi bebeklerin gaz sancılarının, aşırı beslenmelerini, hastalıklarının, vs, uyku düzenini bozabileceği gerçeğini aklınızdan çıkarmadan.  Sizin de bir rutine bağlı kalmanız; bebeğiniz aynı saatlerde beslemek, uyutmak, altını değiştirmek gibi günlük işleri aynı saatlere denk getirmeye gayret etmeniz gerekmektedir. </p>
<p>Uyku düzeni oluşturmak için 8. haftadan itibaren bebeğiniz henüz uyanıkken yatağına koyun, sesiz ve loş bir odada yatırın.  Oda ısıssı ne çok yüksek ne de çok düşük olmalıdır.  Çevrede uyaranların olmamasına (TV vs) özen gösterin.  Akşam uykusundan önce yapılcak banyo ve ardından masaj, uykuya geçişi kolaylaştıracaktır.  Uyku öncesi huzurlu ve sakin bir ortam olmalı, eğer siz gergin olursanız, bu bebeğinize de yansıyacak ve uykuya dalması güçleşecektir. </p>
<p>Bebeğiniz gece uyandığında ise alt değiştirmek ve emzirmek gibi işlerinizi loş ışıkta ve sessiz bir ortamda ve mümkün olduğu kadar kısa sürede tamamlayın.  Agucuk-gugucukları sabaha saklayın!  Uykusunu açarsanız daha sonra tekrar dalması güç olur. İlk duyduğunuz ses ile hemen yanına koşmayın, kendi kendini oyalayarak uykuya da dalabilir, ona bu fırsatı verin.  Yanına gittiğinizde kucağınıza almadan önce, konuşarak sakinleştirmeye ve kendi kendine uykuya dalmasına yadımcı olmaya çalışın.</p>
<p> </p>
<p>Bebeğiniz sık sık uyanabilir ve daha sonra uykuya dalmakta güçlük çekebilir.  İlk haftalarda kendi kendilerine uykuya dalmakta güçlük çekerler, kucakta ya da memede uyurlar.  Uyutup yatağına koyduğunuzda hemen uyanabilirler çünkü derin uykuya geçmeleri zaman alır.  Bu yüzden derin uykuya dalmasını bekleyin, bedeni iyice gevşemiş ise (kolunu hafifçe kaldırıp bırakın, kontrolsüzce düşüyorsa uykuya dalmıştır)  yatağına yatırın.  İlk zamanlar  günde16.5 saat uyuyan bebeğiniz, zamanla daha az ve kısa periyodlar halinde uyumaya başlar.  Ayrıca bebeğinizin huzurlu ve sakin bir ortamda uyumasını sağlayarak, uyandığında kendisini güvende hissettirirseniz memede ya da kucakta uyumak gibi alışkanlıkları yavaş yavaş terk etmesini daha kolay sağlarsınız.</p>
<p>Tabi şunu da hatırlatmak gerekir.  Bazı çocuk doktorları ve gelişi uzmanları bebeği mutlaka yatağında yatırmak gerektiğini söylerken, bazıları anne-baba kucağında güven ve huzur içinde uykuya dalmasının gelişimi açısından önemli olduğunu savunmakta. </p>
<p><em>Bu bilgi sadece tavsiye amaçlıdır.  Öncelikle doktorunuza danışmalısınız.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/yeni-dogan-bebegin-uyku-duzenini-olusturmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Göbek Bakımı</title>
		<link>http://www.annelerle.com/yenidogan-gobek-bakimi/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/yenidogan-gobek-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 19:31:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek anne]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek pansumanı]]></category>
		<category><![CDATA[Yenidoğan Göbek Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/?p=1589</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrasında, bebeğin anne ile bağlantısını sağlayan göbek kordunu, bağlanarak kesilir. Bebekte kalan yaklaşık 10 cm lik kordon parçasi ciddi bakım gerektirir. Uygun bakım ile bir hafta gibi bir sürede, göbek bağı kurur ve düşer. İyileşmeyi geciktirebileceği için  bu bölgenin kapatılmaması gereklidir. Göbek kordonu kuru tutulmalıdır. Bebeğin bezini değiştirirken, bezin göbek üzerine gelecek şekilde kapatılmamasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrasında, bebeğin anne ile bağlantısını sağlayan göbek kordunu, bağlanarak kesilir. Bebekte kalan yaklaşık 10 cm lik kordon parçasi ciddi bakım gerektirir. Uygun bakım ile bir hafta gibi bir sürede, göbek bağı kurur ve düşer. İyileşmeyi geciktirebileceği için  bu bölgenin kapatılmaması gereklidir. Göbek kordonu kuru tutulmalıdır. Bebeğin bezini değiştirirken, bezin göbek üzerine gelecek şekilde kapatılmamasına dikkat edilmelidir. Bu şekilde göbek kuru tutulabilir.Uygun olmayan koşullarda bebek ciddi enfeksiyonlar kapabilir.</p>
<p>%70 lik alkol, steril kare gazlı bez, steril uzun gaz bezi, göbek bakımı için eczaneden alınması gereken malzemelerdir.  Göbek pansumanı hergün iki kez yapılmalıdır.  Banyosu hergün ya da gün aşırı olabilir. Banyo sonrası bademyağı pudra veya bebek yağları kullanılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/yenidogan-gobek-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykusuzluk bebeklerde gelişim bozukluğuna neden oluyor</title>
		<link>http://www.annelerle.com/uykusuzluk-bebeklerde-gelisim-bozukluguna-neden-oluyor/</link>
		<comments>http://www.annelerle.com/uykusuzluk-bebeklerde-gelisim-bozukluguna-neden-oluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 17:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Annelerle.com</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğim Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beyin gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[bebek uyku]]></category>
		<category><![CDATA[bebek uyku büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Uykusuzluk bebeklerde gelişim bozukluğuna neden oluyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.annelerle.com/uykusuzluk-bebeklerde-gelisim-bozukluguna-neden-oluyor/</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerin günlerinin büyük bir kısmı uyuyarak geçiyor. Birçok ihtiyacın karşılandığı bu uyku devresi, bebeklerin büyümesine de katkıda bulunuyor. Bebeklerin büyümesine yardımcı olan büyüme hormonu bebeklerin derin uykusunda salgılanıyor. Uyku hemen bütün canlıların olmazsa olmaz fizyolojik ihtiyaçlarından birisidir. Özellikle en gelişmiş ve karmaşık beyin yapısına sahip insanlar için uykusuz yaşam sürdürebilmek mümkün değildir. İnsan yavrusu doğduğunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Bebeklerin günlerinin büyük bir kısmı uyuyarak geçiyor. Birçok ihtiyacın karşılandığı bu uyku devresi, bebeklerin büyümesine de katkıda bulunuyor. Bebeklerin büyümesine yardımcı olan büyüme hormonu bebeklerin derin uykusunda salgılanıyor. </p>
<p align="justify">Uyku hemen bütün canlıların olmazsa olmaz fizyolojik ihtiyaçlarından birisidir. Özellikle en gelişmiş ve karmaşık beyin yapısına sahip insanlar için uykusuz yaşam sürdürebilmek mümkün değildir. İnsan yavrusu doğduğunda beyni tamamen gelişmiş ve olgunlaşmış değildir. Beyin ağırlığı yaşamın ilk aylarında iki katına çıkar, ilk yıllarında yeniden iki misli büyür. Bu büyüme süreci içinde yaşamımızı ömür boyu etkileyecek sinirsel bağlantılar oluşturulur ve pekiştirilir. Bu süreç içinde beynin uykuya ihtiyacı her zamankinden daha çoktur. Yeni doğan, günde 19-22 saat uyuyabilir. Daha da önemlisi, bu uykunun %80’e varan oranı, REM Uykusu adını verdiğimiz, rüyaların en sık görüldüğü ve belleğimizin pekiştiği uyku evresi içinde geçer. Sağlıklı büyüme ve zihinsel gelişme için sağlıklı uyku vazgeçilmez bir koşuldur. Bundan başka, büyüme hormonu özellikle derin uyku evresinde salgılanır ve bebeğin/çocuğun düzgün gelişmesinde en önemli rolü oynar. Bu nedenlerle çocuklardaki uyku kalitesini ve süresini bozan problemler, önemli gelişim ve davranış sorunlarına yol açabilirler. Bu problemlerin bir kısmı ısı, gürültü, yatağın rahatsızlığı gibi dış etkenlerden, bazıları sindirim sorunları, diş çıkartma, ağrılar ve acılardan kaynaklanabilir. Çocuklar bilinçlendikçe korkular, endişeler ve huzursuzluklar kötü rüyalar, kabuslar da uykularını zaman zaman olumsuz etkiliyebilir.</p>
<p align="justify">Anne-babaların dikkat etmesi gereken bir problem de bebeklerin ve çocukların uykudaki solunumlarının düzgün olup olmadığıdır. Zaman zaman hırıltılı nefes almak veya 1-2 saniye nefes tutmak olağan sayılabilir. Ama horlama, 3-4 saniyeyi aşan nefes kesilmeleri, nefes tutarak çırpınarak uyanma, özellikle dudaklarda hafif de olsa morarmalar, uyku apnesi veya üst solunum yolları direnci adları verilen rahatsızlıkların belirtileridir ve çocuğun mutlaka bir çocuk doktoruna ve gerekirse kulak-burun-boğaz hekimine gösterilmesi gerekir.</p>
<p align="justify">Bu sorun bir kaç haftadan çok sürerse ve yakın ailede horlama, uykuda nefes kesilmesi gibi belirtileri olan bireyler varsa çocuğun bir uyku testinden geçmesi gerekli olabilir. Bütün gece, solunum, oksijenlenme, kalp atımı ve uyku EEG’sinin izlendiği ve polisomnografi adı verilen test sonuçlarına göre, sorunun cinsine ve derecesine uygun tedavi belirlenir.</p>
<p align="justify">Uykuda horlama veya nefes almada zorlukla ve düzensizlikle ortaya çıkan solunum bozukluklarında beyin, nefes kesilmelerini sonlandırmak için birkaç saniye için bile olsa uyanmak ve hava yollarını açmak zorundadır. Bu kısacık uyanmalar ise uyku devamlılığını bozar, kalitesini düşürür. Sonuç ise davranış bozuklukları, öğrenme güçlükleri, dalgınlık, huysuzluk, aşırı yaramazlık gibi problemlerden gece altını ıslatmaya varan çok sayıda soruna yol açabilir. Atalarımız, “Uyusun da büyüsün!” diye ninni söylerken büyüme hormonunun derin uykuda salgılandığını acaba biliyorlar mıydı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.annelerle.com/uykusuzluk-bebeklerde-gelisim-bozukluguna-neden-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

