Bizi Takip Edin
 
Banu KOC
Banu KOÇ

Mavi Pencere

Aile

Ne sıcak kelime…

Hani o soğuk kış gecelerinde titreyerek eve döndüğümüzde bizi kuşatan sevgi… “Ah güzelim üşümüşsün hemen iç şu sıcak çorbadan” diyen  huzurlu anne sesi…

Kanepede uyuyakaldığımızda, uyandırmaktan korkarak üzerimize battaniye örten şefkatli baba özeni…

Zaman zaman arkadaşlarımızı çok daha önemli saysak da, en zor anımızda yanımızda duran abiler, ablalar… Hani küçükken oyuncak paylaştığımız, ara sıra kavgalar kopardığımız kardeşlerimiz… Hayata   atıldığımızda mutluluklarımız kadar, acılarımızı da en içten paylaştıklarımız…

Bayramlarda , düğünlerde , aile toplantılarında bir araya geldiklerinde kaos yaratan eğlenceli kuzenlerimiz, yeğenlerimiz…

Hayatta yalnız olmadığımızı sadece varlıkları ile söyleyen ailemiz…

Ne sıcak kelimedir bilir misiniz “aile”, ailesi olmayanlar için? Ailesinden uzak kalanlar için hele..

Bir çocuk düşünün ki, belleğinde bir tek anne ninnisi yok, saçının hiçbir teli hatırlamaz bir babanın ellerini, düştüğünde kanayan dizini saran birini hiç tanımamış. Bir  çocuk düşünün ki, okuldan eve döndüğünde sıcak bir yemeği hiç tatmamış annesinin elinden, hatta okula gidememiş.

Hiç uçurtması olmamış bir çocuğun gökyüzü de olmamıştır. Özgürlük nedir bilmez, çünkü hayat ona seçenekler sunmamıştır. Tek seçeneği her koşulda yaşamaya çalışmaktır sadece…

Bu çocuklardan sadece bir kısmı devlet yardımı ile okutulmakta, barındırılmakta bildiğiniz gibi. Sokak çocukları dernekleri gibi sivil toplum kuruluşları da gücü yetebildiği kadar yardım ulaştırıyor onlara. Çocuk Esirgeme Kurumu yine de kısıtlı olanaklara sahip ve yardım etmek isteyen hayırsever vatandaşların yardımını bekliyor.

Eğer yardım etmeyi düşünürseniz sevgili anneler, Ç.E.K. ‘nun Yakacık Öğrenci Yurdu örneğin benim bildiğim birkaç yurttan daha çok yardıma ihtiyaç duyan ve yardımın sevinçle karşılandığı bir yer. Gitmeden önce telefon ederseniz (ben bir süredir gidemediğimden son sayıları bilmiyorum) kaç kız, kaç erkek çocuk var  ve yaş grupları nedir diye yapacağınız yardım çok daha iyi bir şekilde yerini bulacaktır. Size en çok iç çamaşırı ve çorap ihtiyaçları olduğunu söyleyecekler sanıyorum. Çünkü bunlar en çok tüketilen giyim eşyaları. Kullanılmış giyim eşyası kabul etmiyorlar, ancak çocuklarınızın artık kullanmadığı yaşına uygun olmayan oyuncaklarını gönül rahatlığı ile götürebilirsiniz. Kurban bağışı yaparsanız, kendi kesim haneleri var ve gözünüzün önünde hemen kesiliyor kurallarına uygun olarak ve aynı akşam çocuklara et yemeği veriliyor bildiğim kadarı ile. İç çamaşırı ve çoraplar için toptancılara gittiğinizde hele de çocuk yurdu için derseniz ciddi indirimlerle toplu alım yapabiliyorsunuz. Elbette yaptığınız her yardım tek tek makbuzlara işlenerek hemen resmileştiriliyor.

Daha önceki bir yazımda kısaca söz etmiştim ama bu kez sadece bu konudan söz etmek istedim, Merve’nin de isteği ve desteği ile.

İnanın yardım götürürseniz evinize dönüp çocuğunuza baktığınızda, niye “ aile-ne sıcak kelime”  dediğimi derinden anlayacaksınız. Öğretmenlerine anne- baba diyen o kimsesizlerin, küçümen elleri ile size uzanan şefkatli bekleyişleri uzun zaman belleğinizden silinmeyecek. Anne olarak çocuğunuzla beraber yaşadığınıza  şükredeceksiniz. Hem kendiniz, hem yavrunuz için. Onları bekleyen hayattan siz ürkeceksiniz, çünkü 18 yaşından sonra yurtlarda kalamıyorlar artık.  Bu yaştan sonra da onları koruyacak, hayatta ayaklarının üzerinde kalacak süreye kadar onları bakıp gözetecek, okutup bir işe yerleştirecek sosyal oluşumlar hala çok yetersiz.

Hepimiz farklı şeyler yapabiliriz, bizim hiç kullanmadığımız, belki asla alamayacağımız yazlık evde gerekebilir diye sandıklara kaldırdığımız bütün o eşyalar belki birileri için hayati önem taşıyor hiç düşündünüz mi? Belki küçük Ayşe’nin bir mantoya ihtiyacı var , belki küçük Özcan’ın ders çalışırken minicik elleri üşüyor sobaları olmadığından, belki sadece minik bir masal kitabı düşü kuruyor birisi geceleri…

Toplumsal değerlerimizin gitgide zayıfladığı bir dönemde değerlerimize ve insanlarımıza sahip çıkalım, hele çocuklarımıza… Ülkemizin geleceğinde yaşayacak olanlar onlar. Ne kadar sağlıklı ne kadar iyi yetişirlerse kendi  çocuklarımız da o denli güzel bir ülkede yaşayacaklar.

Yaşarken çevrenize bakmanız, yardıma ihtiyacı olanları görmeniz ve yürekten el uzatmanız dileği ile bitiriyorum bu kez. Çünkü hayat  sadece paylaşınca anlamlı ve güzel…

Banu

Tarih: Salı, Aralık 1st, 2009
Yazı Kategorisi: Köşeyazıları, Mavi Pencere

Yazar Hakkında

Bir Yorum Ekleyin